Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.

11 Şubat 2008 Pazartesi

Boyun Ağrılarına Dikkat

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Atik, masa başında oturmak, yatarak televizyon seyretmek, yüzüstü yatmak ve uzun süre otomobil kullanmanın boyun ağrılarına neden olabildiğini belirtti.

Boynun uyurken ve uyanıkken bir saatte 600'ün üzerinde hareket yaptığını ifade eden Akademi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Uzman Doktoru Gülay Atik, 40 yaşından sonra boyun omurlarında dejeneratif değişikliklerin çok yaygın olduğunu ve 70 yaşının üzerindeki kişilerde de en az yüzde 70 oranında dejenerasyon varlığının tespit edildiğini kaydetti. İlerleyen kireçlenmenin sonunun tam tutulma olduğuna dikkat çeken Atik, "Kişilerin görme bozukluğu travmaya maruz kalması, psikolojik durumu, mesleği, kas spazmı ve yaşı boyun ağrılarının ortaya çıkmasında etkendir. Boyun ağrılarında göze ait belirti ve bulgular önemlidir. Bulanık görme, göz arkasında ağrı, gözlerin arkaya çekiliyormuş veya öne itiliyormuş gibi hissedilmesi, sık gözlük değiştirilmesine rağmen şikayetlerin devam etmesi, buna karşın boyun pozisyonu değiştirilmesi ile ağrının yatışması bu şikayetlerin boyundan kaynaklandığının göstergesidir" dedi.

Boyun ağrılarında baş dönmesi, kulakta uğultu, çınlama şikayetlerin olabileceğini ifade eden Dr. Atik, boyun ağrılarının en sık nedeninin kaslardan kaynaklanan tutulmalar olduğuna işaret etti. Atik, "Bu durum boyun filminde boyun düzleşmesi olarak ifade edilir. Fibromiyalji sendromu kronik boyun ağrılarının en çok görülen nedenidir. Ağrı ile birlikte uyku bozukluğu, sabah sertliği, baş ağrısı, bağırsak düzensizliği gibi belirtiler olur. Boyun fıtıkları enfeksiyonlar, tümörler, metastaslar, iltihabi romatizmal hastalıkları, travmalar diğer boyun ağrıları nedenidir" diye konuştu.

Birçok hastalıkta olduğu gibi boyun ağrıları içinde korunmanın esas olduğunu aktaran Dr. Atik, boyun ağrılarıyla karşılaşmamak için şu tavsiyelerde bulundu:

"Dik oturun, dik yürüyün. Çalışma masası veya tezgah boyunu, boynunuzla normal konumda tutabilecek şekilde ayarlayın. Yatarak televizyon seyretmeyin. Boynu normal pozisyonda destekleyen yastık kullanın. Yüzüstü yatmayın. Bir şişe veya kutudan bir şey içmeniz gerekiyorsa pipet kullanın. Çalışırken yarım saatte bir boynunuzu hareket ettirin. Yüksek bir yerden eşya alırken merdiven kullanın. Uzun süre araba kullanmayın ve koltuk başlığını sırt ve başınızı destekleyecek şekilde düzenleyin. Spor yaparken doğru ekipmanla çalışın. Suya dalmadan önce mutlaka derinliğini kontrol edin. Boyun ve sırt-omuz kaslarını güçlendirecek egzersiz yapın."

Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/02/boyun-arlarna-dikkat.html>

10 Şubat 2008 Pazar

36 bin YTL'ye, 'İran Limuzini'

İran'ın Khodro firması tarafından üretilen Samand marka otomobilin “Sarir” adlı Limuzin modelinin gelecek aydan itibaren Türkiye'de satışına başlanacağı bildirildi.
“Samand”ın Türkiye Distribütörü MYS Otomotiv'in Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, geçen ay Türkiye'ye giren ve satışına başlanan “Samand LX”in büyük ilgi gördüğünü söyledi.
“Samand”a olan talebin ardından İran devlet erkanının kullandığı “Sarir” adlı modeli Türkiye'ye getirmek için bir çalışma başlattıklarını dile getiren Seskır, bunu da sonuçlandırdıklarını ifade etti.
Seskır, ahşap kaplama ön torpido, sürücü hava yastığı, ABS, klima, elektrikli deri koltuklar, alarm, CD-MP3 çalar, TV, DVD, buzdolabı, uzaktan kumandalı merkezi kilit, elektrikli camlar, sis farları ve park mesafe sensörleri gibi her türlü güvenlik ve konfor donanımının mevcut olduğu otomobili aralık ayından itibaren 36 bin YTL'den satmayı planladıklarını belirtti.
“ŞİMDİDEN TALEP ALIYORUZ”
Türkiye'ye gelecek “Sarir”lerin tüm bayilere dağıtımının yapılacağını da anlatan Seskır, “Daha şimdiden sanayi odaları, güneydeki oteller ve bazı taksi duraklarından talep alıyoruz. Araçlar bayilere dağıtıldıktan sonra isteyen siparişini verecek ve en kısa zamanda lüks otomobiline kavuşabilecek” dedi.
Seskır, “Samir”in yanı sıra “Samand”ın “Coupe” modelini de yakın zamanda Türk tüketicisiyle kavuşturmak istediklerini sözlerine ekledi.

7 Şubat 2008 Perşembe

Gebelikte Vücut Bakımı

Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.
Banyo
Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir. Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır. Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.
Göğüslerin bakımı
Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir. Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.
Kalça ve göbek bakımı
Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır. Cilt bakımıCildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.
Saç bakımı
Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.
El ve ayak bakımı
El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz. Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.
Ağız bakımı
Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir. Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.

2 Şubat 2008 Cumartesi

Çalışan anneye kreş parası"300 YTL"

AKP iktidarı, kadın istihdamını artırmak için “Annelik Fonu” oluşturmaya hazırlanıyor. Kadınlara “hem çalışın, hem çocuk yapın, kreş parası da devlet tarafından karşılanacak” mesajını veren pakete göre 0-5 yaş arasında çocuğu olan çalışan annelere, çocuk başına 300 YTL kreş parası ödenecek.

Akşam Gazetesi'nde yer alan habere göre, çocuğu nedeniyle gözü arkada kalan çalışan annelerin içini rahatlatmayı hedefleyen hükümet kadın istihdamını arttırmak için Annelik Fonu ile pozitif ayrımcılık uyguluyor. Bu amaçla İstihdam Paketi'nde “Annelik Fonu” projesi altında yeni bir proje geliştiriliyor. Hükümete göre, İş Kanunu'nda yer alan “En az 150 kadın işçi çalıştıran işyeri, kreş ve bakımevi açmak zorundadır” hükmü, pratik hayatta uygulanmıyor. İşyerleri, maliyeti arttırdığı için kreş açmak yerine, kadın sayısını 149'da tutuyor veya yeni bir şirket kurararak, bu zorunluluktan kaçıyor.
MAAŞ KESİNTİSİ YOLDA
Mevcut İş Kanunu'na göre, çocuğu olan çalışan kadından, “analık sigortası” adı altında yapılan kesinti, proje işlerliğe kavuşursa iptal edilecek. Çocuk başına 300 YTL'lik kaynağının oluşması için çalışan annenin maaşından da yüzde 15 kesinti yapılması uygun bulundu. Geri kalan kaynak için işveren, sendika, odalar ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan kesinti yapılacak. İşsizlik Fonu'ndaki kaynaktan da yeni fona para aktarılacak.

AKP'de, 10 gün içinde bu konuda bir çalıştay yapılacak. Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO), çalışma hayatındaki akademisyenler, işveren, oda, sendika ve ilgili bakanların katılacağı toplantıda, hangi kurumdan kime ne kadar kesinti yapılacağı netleşecek. AKP Kadın Kolları, çalıştaya çağrılacak akademisyenleri belirlemek üzere bir iletişim havuzu oluşturdu.
İşveren de rahatlayacak
Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, kadın istihdamını “kreş desteği” ile artıracaklarını kaydetti. Birçok kadının çocuklarına bakamadığı için işten ayrıldığına işaret eden Yazıcı, “İşçi, işveren, sendika, kamu bu sorunu ortadan kaldırmak için elini taşın altına sokacak” dedi. Yazıcı, projenin ayrıntılarının ileriki zamanda daha da netleşeceğini, ancak kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Kurs açarak da ev hanımlarını çalışmaya teşvik edeceklerini söyleyen Yazıcı, “Kreş sorunu çözülürse, kadının istihdam sorunu da çözülür” değerlendirmesini yaptı.
‘Kadın kariyer de yapacak, çocuk da!'
AKP Kadın Kolları Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, çalışan kadınların hem çocuk hem de kariyer yapmasını sağlayacaklarını vurgulayarak, “Sayın Emine Erdoğan'dan çalışma hayatındaki kadının güçlenmesi, siyasetteki kadın noktasında çok ciddi pozitif destek alıyoruz. Kadının statüsünün yükselmesi, ekonomik gücü ile alakalı. Bugün, ailede şiddet varsa ya da parçalanmış aile sorunu varsa gelip ekonomiye dayanıyor. Kadının eğitimi ve çalışma hayatındaki statüsünün yükseltilmesini amaçlıyoruz. Kadının annelik vasfını koruyacak ve çalışma hayatında var olmasını sağlayacak bir modeli hayata geçireceğiz”
Direkt fondan çekebilir
Fatma Şahin, asgari ücretle çalışmak zorunda kalan pek çok kadınının kreş ücretini ödeyemediğine işaret ederek, “Bu durumda, kocası ‘elinde para kalmıyor, işi bırak' diyor. Kadın da çaresiz işten ayrılıyor” dedi. Şahin, kadının hem iyi bir eş, hem de iyi bir anne olmasının istendiğine işaret ederek, “Kadından sihirbazlık bekleniyor. Kadın istihdamındaki düşüklükten şikayet ediyorsak, kadınlara pozitif ayrımcılık yapmak gerekiyor” diye konuştu.

Şahin, fondan kadınlara yapılacak ödemenin nakit para şeklinde ya da hizmet satın alma modeliyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, “Yani anne, 0-5 yaş arasındaki çocuğunu bir kreşe yerleştirecek, kreş bizim şu anda 300 YTL olarak belirlediğimiz parayı, fondan çekebilir veya biz anneye direkt verebiliriz. Ayrıntılar, 10 gün içinde netleşecek” diye konuştu.

Tabutları bile çıplak kızlarla tanıttılar

İtalya’da Cenazeevleri tarafından çıkarılan bu takvimde seksi modeller tabut modelleriyle birlikte poz veriyor.

Tanesi yaklaşık 12 dolardan satılan takvim Roma’daki Katolik Kilisesi’ni çok kızdırdı.

Takvimin yaratıcılarından Owber Maurizio Matteucci fikrini savunarak “tabutlar da diğer eşyalar gibi bir tüketim malı, böyle bir reklamda hiçbir sakınca yok.
Ayrıca takvim oldukça popüler oldu” diye konuşuyor.
















16 Ocak 2008 Çarşamba

Şişmanlığın 8 gizli nedeni

Hareketsiz yaşam şişmanlığın en büyük sorumlusu. Ancak uzmanlar, şişmanlığa yol açan yeni faktörlerden söz ediyor

Bugüne kadar hesap basitti: Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Ancak bu bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor.

Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları 'elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz' diyor ancak işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar. İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar:

1. UYKU PROBLEMLERİ
Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor.

Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.

2. GENETİK MİRAS
Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70'ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30'luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor.

Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar. Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.

3. İLAÇLARIN ETKİSİ
Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor.

Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.

4. KLİMALAR
Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil. Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.

5. EVLENMEK
Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor.

Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.

6. NİKOTİN
Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika'daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok.

Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.

7. YAŞ
Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.

8. STRES
Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika'daki Chicago üniversitesi'nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar. Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor.

Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek. vatan

8 Ocak 2008 Salı

Şahin'den kiracılara müjdeli haber...

2008'deki hukuk reformu çerçzevesinde kiracılar rahat nefes alacak. Adalet akanı Mehmet Ali Şahin, yıllık kira artış oranının enflasyona endeksleneceğini, ev sahiplerinin kiracılardan 3 aylık kiradan daha fazla depozito alamayacağını açıkladı. Şahin, bir kira yılı içinde, kira bir defa ödenmediğinde kalan diğer ayların kirasının peşin ödenmesi zorunluluğunun kaldırılacağını söyledi.
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, 2008'de hukuk reformu alanında güçlü adımların atılacağını belirterek, Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle tüketicinin korunacağını söyledi. Şahin, yeni düzenlemeyle yıllık kira artış oranının enflasyona endeksleneceğini, ev sahiplerinin kiracılardan 3 aylık kiradan daha fazla depozito alamayacağını kaydetti.
Şahin, dün düzenlediği basın toplantısında, 2008'de hukuk reformu alanında daha güçlü adımların atılacağını söyledi. 2008'in hemen başında temel ceza kanunlarına uyum amaçlı 171 yasada değişiklik yapılacağını belirten Şahin, "Bu düzenlemelerle gündelik hayata yeniden çekidüzen geliyor" dedi. Borçlar Kanunu'nun yeniden düzenlendiğini ve Meclis'e sevkedildiğini belirten Şahin, kanunun, özellikle bankalarla yapılan kredi kartları sözleşmeleri, taksitle satış sözleşmeleri, sigorta sözleşmeleri ve her türlü abonelik sözleşmelerinde tüketicinin korunmasına yönelik hükümler getirdiğini kaydetti.
Şahin, kanunla gelecek bazı yeni düzenlemeleri şöyle anlattı:
Depozito sınırı * Yıllık kira artış oranı, enflasyon kadar, yani yıllık üretici fiyat endeksi oranında olabilecek.
* Bir kira yılı içinde, kira bir defa ödenmediğinde kalan diğer ayların kirasının peşin ödenmesi zorunluluğu kaldırılacak.
* Kiracının vereceği depozito, 3 aylık kira bedelini geçemeyecek.
* Elektronik imza da, el yazısıyla atılan ıslak imzayla aynı hukuki sonuçları doğuracak.
* Eşlerden biri, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilecek. Kefilin sorumlu tutulacağı miktar, kefil tarafından belirlenecek.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...