Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diyet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2009 Çarşamba

Diyet Yaparken Sağlığınızdan Olmayın

Diyet Yaparken Sağlığınızdan Olmayın Kilo alımında yanlış bilinen bazı uygulamalar sağlığa zarar veriyor.
'Şeker açlık duygusuna yol açar mı?' sorusunu cevaplandıran uzmanlar, şekerin sadece kalori verdiğini, bunun dışında vücut için hiçbir faydası olmadığını belirtti.

Uzmanlar, "Şeker yenildiği zaman insülin salgılanması uyarılacağı için açlık hissi uyandırır. Diyet yapan insanlar kan şekerlerinin düştüğünü bahane ederek şeker alımına ihtiyaçları olduğunu düşünürler. Oysa vücuda alınan tüm besinler ve şekerler glikoza dönüşmektedir. Bu yüzden kişi hiç şeker yemese de diyete bağlı olarak kan şekeri düşmez." uyarısında bulundu.

Vatandaşların beslenmeyle ilgili sorularını sanal alemden cevaplandıran Mudanya Şaziye Rüştü Devlet Hastanesi uzmanları, beslenmede bilinen yanlışlıkları anlattı.

Şeker haricinde kullanılan tatlandırıcıların da insan vücudunda ciddi sağlık sorunlarının nedenleri arasında yer alabildiğine dikkat çeken uzmanlar, "Uzun süre ve çok yüksek düzeyde alınan tatlandırıcıların kanser yapıcı etkisi olduğu görülmüştür. Bu ürünlerin insülin salgılanması üzerinde şeker kadar etkileri yoktur, bu yüzden normal şekerden daha iyi oldukları düşünülebilir. Rafine beyaz şeker yerine, daha az kalori içeren ve mineral tuzlarla vitaminler açsından da daha zengin olan balı tercih etmek organizma açısından çok daha yararlıdır." dedi.

Kalori hesabı yapmanın zayıflamak isteyen bir kişi için şart olduğuna işaret eden Mudanya Şaziye Rüştü Devlet Hastanesi yetkilileri, kalorinin nasıl alındığının önemli olduğunu kaydetti.

Vücuda alınan kalorinin yüzde 12-15'inin proteinlerden, yüzde 25-30'unun yağlardan, yüzde 50-60'ının karbonhidratlardan gelmesi gerektiğini vurgulayan yetkilileri, şunları kaydetti: "1 gram yağ 9 kalori, 1 gram protein ve karbonhidrat 4 kalori vermektedir. Vücuda alınan karbonhidratların ve proteinlerin fazlası da yağ olarak depo edilmektedir. Bütün kalorilerin vücutta yaptığı etki ve kiloya dönüşme özelliği aynı değildir. Örneğin aldığımız karbonhidrat, protein ve yağlar kalori olarak harcanabilmesi için glikoza dönüşmektedir ilk önce glikoza dönüşen grup karbonhidratlardır. Daha sonra yağlar ve proteinler glikoza dönüşür. Alınan kalori harcanan kaloriden daha az ise harcanamayan glikozlar yağa dönüşerek vücudun değişik yerlerinde depo edilir. Kadınlarda daha çok kalçada depolanırken, erkeklerde göbekte depo edilir. Gün içinde yemek zamanları dışında bir şeyler yiyor ve normalde 3 öğünden aldığınız kaloriyi 4,5 hatta 6 küçük öğünde alıyorsanız bu atıştırmalar bir sorun yaratmaz. Çünkü bu şekilde bir beslenme düzeni aşırı kalori almamanızı ve vücudunuzun her öğünde sindirim olayı için daha çok kalori harcamasını sağlar. Fakat siz her öğünlerinizde yemeniz gerektiği kadar yedikten sonra abur cubur atıştırıyorsanız, bu elbette kilo almanıza neden olacaktır."

Tuzun vücudun su tutmasına yol açtığına dikkat çeken uzmanlar, vücuttaki yağ oranlarıyla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı. Buna karşılık aşırı tuz kullanımının suyla beraber kişide şişkinlik hissine yol açabildiğini vurgulayan uzmanlar, tuzun kilo alımı üzerinde doğrudan değil, dolaylı etkisi olduğunu ifade etti.
--
İlan Grubu

30 Eylül 2009 Çarşamba

Diyet Yapmadan Zayıflamanın 10 Yolu

Önerileri uyguladığınızda çabuk kilo vereceğinizden emin olun. Kısa sürede zayıflatan veya tek tip beslenmeye yönlendiren diyetlerden hemen vazgeçin. 453.6gr yağ 3500 kaloriye eşittir. Diyet ve egzersizle günde 500 kalori harcadığınızda haftada yaklaşık 453.6gr yağ eritirsiniz. Eğer şimdiki kilonuzu korumak istiyorsanız, günde 100 kalori harcamanız yeterlidir, bu da her yıl ekstradan yarım ve bir kilo almanızı engeller. Diyete başvurmadan ağrısız ve acısız zayıflama stratejilerini kolayca uygulayabilir ve alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Her gün kahvaltı yapın
Sabah kahvaltı etmeyerek zayıflamak birçok insanın başvurduğu ortak yoldur. Çoğu insan kaloriyi azaltmak için kahvaltı yapmamanın en iyi yol olduğunu düşünür ancak günün sonunda daha çok yerler. Bun un yerine sağlıklı ve kilo aldırmayan yiyeceklerle kahvaltı etmeyi tercih edebilirsiniz.

Geceleri mutfağınızı kapatın
Acıkmadığınız halde saedece sıkıldığınız için gece yarısı atıştırmalarını ya da TV karşısında gece geç saatlere kadar birşeyler yiyerek oturmayı bırakın. Bir fincan çay alın, canınız şekerli birşeyler istediğinde zor eriyen sert şekerlerden bir tane, ufak bir kaze veya külah light dondurma ya da dondurulmuş yoğurt yiyin. Şekerli gıdalar tükettikten sonra dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmeyin.

Tatlandırılmış içeceklerden uzak durun
Tatlandırılmış içecekler kalori doludur. Susadığınızda, serinlemek istediğinizde sadece su, limonata, düşük yağlı veya yağsız süt, ufak porsiyonlarda % 100 meyve suyu için..

Doğal besinleri tüketin
Yemek sırasında açık büfeden uzak durun. Yiyecekleri istediğiniz kadar tabağınıza koyun. Yemeklerden önce salata yiyin ve bir kase çorba için. Bu sizin iştahınızı azaltır. Mutfağınızda atıştırmak istediğinizde yiyebileceğiniz meyve ve sebzeler bulundurun.

Tahıl tüketin
Kek, beyaz ekmek, bisküvilerde kullanılan tahıllardan elde edilen un işlenmiş, kepekleri alınmıştır. Tüketeceğiniz tahıllar ya da kepekli yiyecekler sizin daha tok hissetmenizi sağlar. Bu nedenle kepekli ürünleri, yiyecekleri seçin.

Evinizde kalorili yiyecekleri bulundurmayın
Mideniz kazındığında şekerli ve yüksek kalorili yiyeceklere saldırırsınız. Bu nedenle yüksek kalorili yiyecekleri mutfakta bulundurmayı, almayın. Bu tür restoranlardan uzak durun. Canınız birşeyler yemnek istediğinde sağlıklı atıştırmalıkları tercih edin. Çok yemek yememek için büyük bir bardak su içtikten sonra en az 15 dakika bekleyin.

Porsiyonlarınızı küçültün
Eğer yemek tabaklarınızı küçültürseniz zayıflarsınız. Çoğu restoranda ihtiyacınızdan daha fazla yemek servis edilir. Fazla yemeyi tabaklarınızı, bardaklarınızı ve kaselerinizi küçülterek önleyebilirsiniz.

Her yemek ve ara öğün de protein içeren besinler yiyin
Protein içeren yiyecekler daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Düşük yağlı yoğurt, ufak kase fındık, yumurtalar, kuru bakliyat ve yağsız et yiyin. Uzmanlar her 3-4 saatte bir ufak miktarda ara öğün oluşturarak kan şekerinizi yükseltmenizi öneriyor.

Diğer hafif alternatifleri değerlendir
Düşük yağlı salata soslarını, mayonez, süt ürünleri gibi yiyecek alternatiflerini tüketmeyi azaltın. Kayvenizde krema yerine yağsız süt, tatlı patates yerine beyaz patates, salatalı sandvici tercih edin.

-----
İlan Grubu

17 Eylül 2009 Perşembe

Hızlı kilo verdiren muz diyeti



Bugünlerde Japonlar arasında en hızlı kilo verdiren diyet olarak ün salan muz diyeti eczacı Hitoshi Watanabe tarafından kocasının zayıflamasına yardımcı olması için geliştirildi.

Sabah Muz Diyeti, son derece basit bir diyet programı..
Kahvaltıda sadece muz yiyip ve oda sıcaklığında Su tüketiyorsunuz.
Daha sonra öğle, akşam, ara öğünde akşam 8'e kadar
dondurma, süt ürünleri, alkol, akşam yemeğinden sonra tatlı yememek koşulu ile sevdiğiniz her şeyi yiyebiliyorsunuz.

Dikkat etmeniz gereken ise; yemeklerl ie birlikte her zaman oda sıcaklığında su tüketmek.
Öğleden sonra Saat 2-3 gibi tatlı bir atıştırabilirsiniz.
Bir çok popüler diyet programında eksik olan egzersize bu diyet programında önem verilmiş.
Diyet yapan kişilere sadece canları egzersiz yapmak istediğinde es yapmadan, kendilerine uygun olan bir egzersiz yapmaları önerilmekte.


Muz diyeti nasıl kilo verdiriyor?

Hızlı kilo verdiren diyetler programlarından farklı olarak muz diyeti nasıl faydalı olabiliyor? Bir teoriye göre muzdaki Enzimler sindirimi hızlandırarak bağırsaklar tarafından besinlerin daha çabuk emilimini sağlamakta.
Bir başka bir teori ise, tokluk hissi yaratan bir tür lif içeren muzun, yağ yakılmasını hızlandırmasına dayanmakta. Sadece gıdalar soğuk yenildiği zaman etkili olan bu lif, muz, patates, tahıllar, kuru baklagillerde de bulunmakta.

Bu liften muzun içeriğinde 2-4 gr bulunmakta. Muz ayrıca, Sağlıklı beslenme ve diyet programlarının çoğunda besleyici olarak yer almakta.

Muz diyetinde sonuç ne olur?
Muz diyeti ile zayıflarken öğlen, akşam, ara öğünler için listeye ihtiyacınız yok. kilo vermekiçin ihtiyacınız olan şey hareket ve kalori koolü yapmak. Sağlıklı kalmak için de sağlıklı besinleri tercih etmelisiniz. Akşam saat 8'den sonra bir şey yememek iyi bir öneri.

Ancak unutulmaması gereken şey akşam 8'den sonra bir şey yemediğiniz için mucize beklemenizdir. Çünkü Gün içerisinde yedikleriniz ve ne kadar kalori yaktığınız önemlidir.

Zayıflamak için ihtiyacınız olan şeyin yediğinizden daha çoğunu yakmak olduğunu unutmayın.

--
İlan Grubu

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Diyet yaparken sağlığınızı ve böbreğinizi kaybetmeyin

Uzun süre yemek yemeyen kişilerde böbrek rahatsızlığı görüldüğü belirtildi.

Günümüzün önemli sağlık sorunlarının başında gelen şişmanlıktan kurtulmak için bilinçsizce yapılan diyetlerin kişilerde böbrek hastalığına neden olduğu belirtildi.

Zayıflamak için uzun süre yemek yemeyen ve su içmeyen kişilerin, beslenme yetersizliğine bağlı olarak karaciğer ve böbreklerinin hasar gördüğünü belirten Dr. Oktay Baygun, özellikle genç kızların, şişmanlık korkusu nedeniyle yaptıkları bilinçsiz diyetler sonucu böbreklerini kaybettiklerini ifade etti.

Dr. Oktay Baygun, "Özellikle genç bayanlar, zayıflayarak daha güzel görünüme kavuşmak için hayatını karartabiliyor. Diyet yapacak olanlar, bunu mutlaka bir uzmanın denetiminde yapsınlar. Maalesef Mardin'de bilinçsiz yapılan diyetler sonunda böbrekleri iflas etmiş bayan hastalarımız var. Özellikle genç bayanlar, aşırı şişmanım diye yemek yemiyor, su içmiyor. Psikolojik olarak bunu kendilerine telkin ederek, 'Anorexi' aşırı zayıflık hastalığına yakalanıyorlar. Yapılan tetkiklerinde, ilk etapta bir şey çıkmıyor. Ancak bir müddet sonra, beslenme yetersizliğine bağlı olarak beyin, karaciğer ve böbrek gibi hayati organlarında hasar oluşarak, yetmezlik meydana geliyor. Karaciğerdeki hasarlar giderilebiliyor ama beyin ve böbrekteki hasar kalıcı oluyor. Yapılan bilinçsiz diyetler, kişilerin hayatını önemli bir şekilde etkileyebiliyor" şeklinde konuştu. İHA


16 Temmuz 2009 Perşembe

Gebelikte az yemek, çocuğu özürlü yapıyor

Gebelik süresince aldıkları kiloları nasıl vereceklerini düşünür ve hamilelik sırasında az yemeye ve diyet yapmaya çalışır. Ama bu durum iyiye işaret değil. Çünkü az beslenme özürlü doğuma neden olabilir.

Prof. Dr. Nilgün Turhan, bebek bekleyen anne adaylarını uyararak, gebeliğin diyet yapılacak, kalori kısıtlamasına gidilecek zaman olmadığını söyledi. Çünkü yanlış beslenme, özürlü doğumlara sebep olabiliyor.

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelikte fazla kilo alma endişesi ile dengesiz ve yanlış beslenmenin bedensel ve zihinsel özürlü doğumlara neden olabileceğini söyledi.

Hamilelik boyunca doğru beslenmenin anne ve bebek sağlığı açısından büyük önemi bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelik başlangıcında annenin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirerek, gebelik için uygun beslenme biçimi geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Turhan, "Bebek, annenin besin depolarından kendisi için gerekeni seçip alarak beslenir ve büyür. Bu nedenle hamilelik, doğum sonrası eski görünüme kolayca ulaşmak için az yemek yenilecek, diyet yapılacak bir dönem değildir." dedi. Turhan, ayrıca gebelik sürecinde çok kilolu bir gebenin zayıflamak için uğraşmaması, kilosunu korumaya çalışması ve özellikle dördüncü aydan sonra kalori kısıtlamasına gidilmemesi gerektiğini ifade etti.

Turhan şunları söyledi: "Çok zayıf gebelerle birlikte, yetersiz ve dengesiz beslenen annelerde; ölü doğum, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, bedensel ve zihinsel özürlü doğumlar gibi tehlikelerle karşılaşılabilir. Annenin kendisinde de kansızlık, tansiyon problemleri, vücutta su tutulması, yorgunluk, diş ve kemik problemleri görülebilir."

AŞIRI DA BESLENMEYİN

Prof. Dr. Turhan, bebeğin, ihtiyacı kadar olan besini anneden kullandığını, ihtiyaç fazlası kalorinin ise kilo olarak anneye geri döndüğünü, bu nedenle hamilelik döneminde bebek iyi beslensin diye normalin çok üstünde yemek yenilmesinin de anne ve bebekte giderilemeyecek hasarlara yol açabileceğini ifade etti.

Turhan, "Aşırı beslenme annede; şeker hastalığı, hipertansiyon, gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi, zor doğum nedeni ile sezaryen ile doğum sıklığında artış gibi sorunlara neden olur. Bebekte ise iri bebek nedeni ile bebek ölümü, normal doğum sırasında omuz takılması gibi travmatik doğum hasarlarına yol açabilir." diye konuştu.

YAZIN GÜNDE EN AZ 10 BARDAK SU İÇİN

Hamilelik döneminde annenin protein, vitamin ve mineral ihtiyacının arttığını aktaran Prof. Dr. Turhan şöyle konuştu: "Bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonu, oligohidramnios (bebeğin amnion sıvısının normalden az oluşu), erken doğum eylemi, solunum yolu enfeksiyonları, kabızlık, ishal gibi pek çok durumda koruyucu veya tedavi edici olabilir. Günde en az 8-10 bardak su içilmelidir." şeklinde konuştu.


Gebelik sırasında nasıl beslenilmeli?

Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelikte midenin aşırı dolmasıyla birlikte, kan şekeri oynamalarını önlemek için 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenilmesini tavsiye etti. Bu şekilde beslenmenin erken gebelikte bulantı şikâyetlerini engelleyeceğini, gebeliğin geç dönemlerinde de mide yanması ve şişkinlik şikâyetlerini azaltacağını belirterek şu örneği verdi:

SABAH: 1 bardak süt, 4 adet kuru kayısı, 2 adet ceviz, 2 dilim peynir (1 dilimi yerine 1 adet yumurta yenebilir), 1 dilim ekmek, 1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu.

ARA ÖĞÜN: 1 meyve, 1 bardak ayran veya süt, 1 ince dilim ekmek.

ÖĞLE: 1 porsiyon etli kuru baklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve.

ARA ÖĞÜN: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 meyve.

AKŞAM: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek.

GECE: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı, 1 porsiyon meyve.

Zaman

13 Temmuz 2009 Pazartesi

Diyet ve spor yapmadan hapla zayıflamak yalan!

"Bir günde iki kilo verebilirsiniz." ya da "Aç kalmadan, diyet ve spor yapmadan bir haftada 3 beden incelebilirsiniz." benzeri cümlelerle tanıtımı yapılan zayıflama ilaçları ölüm saçıyor.

Hemen hemen bütün internet sitelerinin başköşesinde bulunan, eczane raflarını süsleyen zayıflama ilaçları, yaz aylarıyla birlikte tekrar su yüzüne çıktı. Birkaç yıl önce ölüm vakalarının yaşanmasıyla satışları hız kaybeden bu ilaçlar, ünlü simaların referans olması ve bizzat reklamlarında rol alması nedeniyle tekrar büyük ilgi görüyor. Özellikle diyet ve spor yapmakta zorlanan ve kısa sürede sonuç almak isteyen kişileri hedefleyen ilaç firmaları, yüz milyonlarca doların döndüğü zayıflama endüstrisinin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Tarım Bakanlığı'nın izin veya ruhsat verdiği ürünlerin kesinlikle ilaç olmadığını vurgulayan uzmanlar, 'Zayıflamak isterken geriye dönüşü olmayan sağlık sorunlarına maruz kalmayın.' uyarısında bulunuyor. 'Mucize' ve benzeri sıfatlarla fazla kilolarından kurtulmak isteyenlerin önüne konulan ve kısa sürede kilo verdirmeyi vaat eden zayıflama hapları ölüme varan ciddi sağlık sorunlarına sebep olabiliyor.

Lida isimli zayıflama hapı kullanırken kalp krizi geçiren Kanal 1 Televizyonu'nun Bilgi İşlem Müdürü Ertan Geyik'in ölümü gözleri kilo verdiren ilaçlara çevirmişti. Ancak olayın sıcaklığı geçince ilaçlar piyasadaki yerlerini geri aldı. Üstelik Subitramin (iştah kesici kimyasal) gibi maddelerin kendi ürünlerinde olmadığını iddia eden firmalar, kullandıkları argümanları değiştirerek ilaçlarının bitkisel olduğunu iddia ediyor. Fakat özellikle yurtdışından ithal edilen ilaçların prospektüsünde yer almamasına rağmen birçok ürünün içinde üç-dört kat subitramin maddesi bulunuyor. Bu bağlamda İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör'ün "Eğer subitramin veya benzeri maddeler barındırmasa elma veya kekiğin tek başına o kadar zayıflatması mümkün değil." sözleri büyük önem taşıyor. Çünkü piyasadaki birçok firma, ürün tanıtımlarında ilaçlarının bitkisel olduğunu vurgulayarak ürünlerinin zayıflatma nedenlerini elma, üzüm gibi doğal maddelere bağlıyor. Pazarın büyüklüğü nedeniyle birçok hileli durumun yaşandığını söyleyen Güngör, vitamin mineral katkılarıyla insan sağlığını tehdit eden ilaçların piyasada yer aldığını belirtiyor.

DENETİMLER NEDEN SAĞLIK BAKANLIĞI YAPMIYOR?

Denetimlerin yetersiz olduğunu savunan ve bu tür ilaçların kesinlikle Sağlık Bakanlığı'nın kontrolünde olması gerektiğini vurgulayan Güngör, "Birçok ilaç, Tarım Bakanlığı'ndan gıda takviyesi veya zayıflamaya yardımcı ürün olarak izin alıyor. Ama içinde beyin fonksiyonlarını ve sindirim sistemini etkileyen maddeler barındırıyor." diye konuşuyor. Hızla kilo veren kişilerin bunları fazlasıyla geri almasının yanı sıra karaciğer ve böbrek yetmezliği çektiğini anlatan Güngör, ilaç kullanımından dolayı ağır bedeller ödendiğini ifade ediyor.

Klinik Eczacılık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mesut Sancar ise doktor reçeteye yazmadığı sürece zayıflama ilaçlarının kullanılmaması gerektiğini açıklıyor. Sancar, bir ürünün bitkisel olmasının zararsız olduğu anlamına gelmediğini söylüyor.

Diyetisyenler zayıflama ilaçlarını önermiyor

Türkiye Diyetisyenler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sacide Gümüşel, diyetisyenlerin kesinlikle zayıflama ilaçlarını önermediklerini vurguluyor. Kısa vadede verilen kiloların çok kısa sürede geri alındığını anlatan Gümüşel, "Her geçen gün piyasadaki zayıflatıcı, metabolizmayı hızlandırıcı ilaçlara bir yenisi ekleniyor. Birçoğunun içinde ciddi sağlık sorunlarına sebep olacak maddeler var." diye konuşuyor. Doğal besinlerin büyük mucizeler barındırdığını anlatan Gümüşel şunları söylüyor: "İnsanlar fazla kilolarını birkaç haftada almıyor ki. Bu nedenle fazla kilolardan çok kısa sürede kurtulmayı hedeflemek çok büyük bir yanlış. Doktor önermediği sürece hiç kimse kesinlikle sağlığını tehdit ederek bu ilaçları kullanmasın."

Aklınızda bulunsun

Tarım Bakanlığı onayı var diye zayıflama ürününü 'ilaç' zannetmeyin. Bir ürünün bitkisel olması onun 'zararsız' olacağı anlamına gelmez. Bİrçok bİtkİsel ürün bağırsak boşaltıyor ve su kaybına sebep oluyor. Zaman

10 Temmuz 2009 Cuma

Meyveleri ne kadar tüketmeliyiz?

http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/360120081111010422627.jpg

Meyvelerin sağlık için yararını hemen herkes biliyor. Peki onları günlük beslenme programımıza nasıl katmalıyız? Kontrolsüz tüketilen meyveler kilo yapmaz mı?

İpek Ağaca'nın haberi

Meyvelerin sağlık için yararını hemen herkes biliyor; ancak yeterli miktarlarda tüketildiğini söylemek zor. Yaz ayları ise meyve çeşitliliği yönüyle büyük bir fırsat. Peki meyve tüketimini artırmak için neler yapılabilirsiniz? Kontrolsüz tüketilen meyveler kilo yapar mı?

Meyveler, sağlık için ne kadar önemli olduğunun bilinmesine rağmen; pek çok kişi tarafından yeterli miktarlarda tüketilemiyor. Yaz ayları ise meyve çeşitliliği nedeniyle büyük bir fırsat. Peki meyve tüketimini artırmak için ne yapılabilir?

Sağlık deposu meyveler...

Meyveler yüksek miktarda posa (lif) içermesi sebebiyle bağırsakların düzenli çalışmasında ve kolesterol seviyesinin kontrolünde büyük rol oynar. Meyveler yüksek oranda antioksidan öğeler içerdiğinden kansere karşı koruyucu özellik taşır. Portakal, greyfurt, çilek, mandalina, limon, kuşburnu, böğürtlen, elma, armut, ayva, erik, üzüm, incir, yenidünya, hurma, nar, dut, kiraz, vişne, kavun, karpuz gibi meyvelerin kanser yapıcı ve ilerletici maddelerin oluşumunu engellediği bilinmektedir.

Meyveler aynı zamanda iyi birer vitamin, mineralve enerji kaynağıdır. Büyüme ve gelişmeye yardım eder, hücre yenilenmesini ve doku onarımını sağlar, deri ve göz sağlığı için temel öğeler içerir, diş ve diş eti sağlığını korur, dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık ve kronik hastalıkların (kalp damar hastalıkları, hipertansiyon gibi) oluşma riskini azaltır.

Meyveler, içeriğindeki yüksek posa sayesinde kişilerde doygunluk hissi meydana getirir. Yani kişi uzun süre açlık hissetmeyeceğinden aralarda yaptığı atıştırmalar azalır ve bir sonraki ana öğünde fazladan besin tüketimi engellenmiş olur. Bu bağlamda; obezitenin diyet tedavisinde de yüksek posa içeren meyve ve sebzelerin rolü büyüktür. Fakat unutulmaması gereken bir nokta; meyvenin yeterli miktarlarda tüketilmesi gerektiğidir. Meyveler, ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde fazladan enerji alımına sebep olacağından kilo kontrolüne ters etki yapabilir.

Fazla mevye kilo aldırıyor

Sağlıklı bir yetişkin bireyin gün içerisinde ortalama 3–6 porsiyon meyve tüketmesi gerekir. Bu miktarlar, kişinin yaşına, fiziksel durumuna, boyuna, kilosuna, diyetinin enerji içeriğine, vb. faktörlere bağlı olarak değişebilmektedir. Kilo verme amaçlı düşük kalorili diyet uygulayan kişilerin bile günde en az 3 porsiyon meyve tüketmeye özen göstermeleri gerekir.

Meyveleri günlük beslenme programımıza nasıl katabiliriz? İşte meyve tüketimini artırmak için uygulanabilecek bazı ipuçları:

İşyerinize giderken meyvenizi yanınızda götürün. Çantanıza atacağınız 1–2 meyve 1 dakikanızı bile almayacaktır.

Çantanızda kuru meyve taşıyın. Kuru meyveler kolay taşınabilir ve tüketilebilir besinlerdir. Uygun miktarlarda tüketerek hem meyve ihtiyacınızı karşılamış olacaksınız hem de tatlı isteğinizi ortadan kaldırmanıza yardımcı olacaksınız. (Miktara dikkat!).

Akşam yemeğinden 1,5–2 saat sonrasında küçük bir meyve öğünü yapın. Gün içerisinde yeteri kadar meyve tüketemediyseniz gece ara öğününüzde meyve tüketmek bu açığı kapatmak için iyi bir fırsattır.

Sabah kalkınca (kahvaltı öncesinde) küçük bir meyve tüketmeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz. Bu meyve kuru meyve de olabilir (Kuru kayısı önerilebilir). Böylece sindirim sisteminizin çalışmasını da olumlu yönde etkilemiş olacaksınız.

Sabah kahvaltısında kahvaltılık gevrekler tüketmeyi seviyorsanız süt ve gevrek karışımına bir miktar taze/kuru meyve de katabilirsiniz. Çocugunuzun ara öğünlerinde çikolata, gofret, cips gibi sağlık açısından uygun olmayan besinler yerine taze veya kuru meyveler tüketmesini sağlayın.

Tatlı yerine meyve salatasını deneyin. Şeker ilave etmeden meyvelerden çok lezzetli tatlılar yapabilirsiniz. Bol şerbetli ve bol enerjili tatlılardansa, meyve tatlıları çok daha hafif ve lezzetli olacağından keyifle tüketeceksiniz. Elma, muz, armut, mandalina gibi meyvelerin hem taşınması kolaydır, hem de hazırlık gerektirmezler.(Zaman)

Etiketler: meyve,sağlık, tüketim, yarar, karar, sağlıklı beslenme, öğün, program, diyet

2 Temmuz 2009 Perşembe

Mucize diyetler



İşte uzmanlara göre dünyanın en sağlıklı kilo verdiren diyet programları ve püf noktaları...

Glisemik endeks diyeti

• Karbonhidrat tüketimine dikkat ederek, kan şekerini sabit tutmayı hedefler. Genellikle şeker hastaları tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Arpa, çavdar ve kepekli buğday ile düşük karbonhidratlı sebzeler.

Karpuz değil elma

• Düşük Glisemik İndeks Diyeti (DGİD) yeni bir yaklaşımın ürünüdür. Bizim önerimiz, günlük kalori kısıtlamasını yaparken, yağlardan gelen kalorileri azaltmak yanında karbonhidratlarda da azaltma sağlamanız ve glisemik indeksi yüksek karbonhidratlardan uzak bir beslenme tarzını özenle sürdürmeniz.

• Böyle bir diyet ekonomik ve kalıcı bir kilo kontrolü sağlar, mantıklı ve pratiktir. Bu diyette yapacağınız tek şey; toplam kalori kısıtlamasını sürdürüp yağdan gelen kalorileri en aza indirirken ( yüzde 30), beraberinde glisemik indeksi yüksek karbonhidratları çok sınırlı bir şekilde tüketmektir.

• Herhangi bir kalori planlamasını yaparken siz 50 kalorilik bir meyve hakkınızı, elmadan değil de muzdan ya da karpuzdan yana kullanırsanız glisemik indeksi daha yüksek olan muz ve karpuz ile daha fazla ensülin salgılatacağınızı ve yüksek bir ensülin seviyesine sahip olacağınızı bilmelisiniz.

• Kilo kontrolünüzün yüksek ensülin seviyelerinde pek mümkün olmayacağını öğrenirseniz daha başarılı ve kalıcı bir kilo yönetimi sağlarsınız.

• Bunu yaparken yeterince sıvı almanız, hiçbir zaman öğün atlamamanız, porsiyon büyüklüklerine dikkat etmeniz, akşam 20.00'den sonra yemek yememeniz, geç saatlerde tüketilen besinlerin ensülin düzeyinizi ciddi düzeyde arttırıp yağ depolamanızı tetikleyeceğini hatırlamanız gerekmektedir.

• Sağlıklı beslenme ve kilo vermeye ilgili tüm doğru alışkanlıkları sürdürmeniz diyet yaparken de, sonrasında da zorunludur.

Makrobiyotik diyet

• Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.

Makrobiyotik 'te 4 altın kural

1. Sadece karnınız açken yiyin ve bir lokmayı en az 50 kez çiğneyerek yutun.

2. Günlük aldığınız gıdaların yüzde 10'u çorba, yüzde 30'u sebze, yüzde 10'u fasulye ve yüzde 50'si tahıl olmalıdır. Tüm bunların yanında meyve ve bir avuç fındık yemeniz gerekiyor.

3. Bol bol yeşil çay için. Bu sindirim sistemini hızlandırır.

4. Diyetinizi yoga ile destekleyin, böylece en iyi sonuçları alacaksınız.

Organik diyet

• Tatlandırıcı, katkı maddesi, hormon ve tarım ilaçları olmadan üretilen sağlıklı tarım ürünleri ile beslenmeyi hedefliyor.

• Örnek gıdalar: Hormonsuz süt, köy yumurtası, kepekli tahıllar, tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebze ve meyve.

Çiğ gıda diyeti

• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor.

• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.

Sonoma diyeti

• Asya ve Akdeniz mutfağının karışımından oluşuyor.

• Örnek gıdalar: Yağsız et, peynir, badem, dolmalık biber, zeytin, brokoli, üzüm, zeytinyağı, çilek, domates, tahıl, her türlü deniz ürünü ve kırmızı şarap.

Nasıl uygulanıyor?

Bu diyet üç aşamadan oluşuyor.

Birinci bölüm: 10 gün sürüyor. Muz gibi tatlıyı hatırlatan meyveler yasak. Günde sadece bir bardak süt içebilirsiniz (yağsız). Nişastalı sebzeler ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler) ve alkol ilk hafta yasaklar listesinde. Kadınlar için limit 1200 erkekler için 1400 kalori.

İkinci aşama: İstediğiniz kiloya gelene kadar devam ediyor. Günde bir bardak şarap içebilirsiniz. Birinci aşamada yasak olan sebze ve meyvelerden günde bir porsiyon yiyebilirsiniz. Kalori limiti kadınlar için 1500, erkekler için 1800.

Üçüncü aşama: Kilo verdikten sonra da yaşlanmayı geciktirmek için sağlıklı beslenmeye devam etmeniz gerekiyor.

Yasaklar: Hayvansal gıdalar, öğünler arası atıştırmalar, meyve suyu, kurutulmuş meyve… Şeker, ekmek, kurabiye, kraker, pirinç, peynir, katı yağ, reçel, dondurma ve hamur işleri de yasak. Sabah kahvaltısında küçük, öğlen ve akşam yemeğinde ise orta boy tabak kullanın. Bu rejimde, diyet ürünler kullanılmıyor.

Jenny Graig diyeti

• İngiltere'de çığır açan beslenme uzmanı Jenny Graig tarafından geliştirildi.

• Örnek gıdalar: Tavuklu makarna, taze sebze-meyve, her türlü sebze çorbası.

Nutri sistem diyeti

• Düşük karbonhidratlı, yüksek protein ve lifli gıdalardan oluşan bir diyet programı.

• Örnek gıdalar: Tarçınlı yulaf yemeği, kremalı brokoli çorbası, ızgara biftek.

South beach diyeti

• Amacı kişiye gıdaların beslenme değerlerini ve uygun porsiyonları öğretmek. Bu yüzden diyet programı, ilk önce düşük karbonhidrat ve bol sebze ile başlıyor. İki hafta sonra çikolata ve makarna gibi bol karbonhidratlı gıdalara geçiliyor.

• Örnek gıdalar: 1'inci aşama: Sebze, yumurta, peynir, fındık, balık. 2'nci aşama: Mısır gevreği, patates ve ev yapımı ekmek.

Bölgesel diyet

• Amacı hormon dengesini sağlayarak, vücudun insülün dengesini korumak. Bunun için yüzde 40 karbonhidrat, yüzde 30 yağ, yüzde 30 protein tüketilmesini öngörüyor.

• Örnek gıdalar: Herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

Tartı diyeti

• Amaç zayıflamak isteyen kişinin kilosunu belirli bir düzeyde tutmak. Kilo vermek isteyenler için iki farklı seçenek bulunuyor. Birinci seçenekte sadece besleyici değeri olan gıdalar tüketiliyor. İkincisinde ise tüm gıdaları küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi öneriliyor.

11 Nisan 2009 Cumartesi

Annemizin doğal ilacı bitki çayları

Brokoli

Yeni Şafak
Annemizin doğal ilacı bitki çayları
Yeni Şafak - İstanbul,Turkey
Havuç, brokoli, nar gibi beta-karoten içeren besinlerle birlikte tüketildiğinde özellikle göz sağlığı üzerindeki yararlı etkileri daha da artıyor. ...

Malatya Güncel
Diyet Yapmadan Zayıflayın!
Malatya Güncel - Turkey
Yiyecek tercihinizi; yağ oranı düşük yoğurt, fındık, haşlanmış brokoli gibi yiyeceklerden yana kullanın. Havuç masum görünümlü bir sebzedir. ...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...