Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gebelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Temmuz 2009 Perşembe

Gebelikte az yemek, çocuğu özürlü yapıyor

Gebelik süresince aldıkları kiloları nasıl vereceklerini düşünür ve hamilelik sırasında az yemeye ve diyet yapmaya çalışır. Ama bu durum iyiye işaret değil. Çünkü az beslenme özürlü doğuma neden olabilir.

Prof. Dr. Nilgün Turhan, bebek bekleyen anne adaylarını uyararak, gebeliğin diyet yapılacak, kalori kısıtlamasına gidilecek zaman olmadığını söyledi. Çünkü yanlış beslenme, özürlü doğumlara sebep olabiliyor.

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelikte fazla kilo alma endişesi ile dengesiz ve yanlış beslenmenin bedensel ve zihinsel özürlü doğumlara neden olabileceğini söyledi.

Hamilelik boyunca doğru beslenmenin anne ve bebek sağlığı açısından büyük önemi bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelik başlangıcında annenin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirerek, gebelik için uygun beslenme biçimi geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Turhan, "Bebek, annenin besin depolarından kendisi için gerekeni seçip alarak beslenir ve büyür. Bu nedenle hamilelik, doğum sonrası eski görünüme kolayca ulaşmak için az yemek yenilecek, diyet yapılacak bir dönem değildir." dedi. Turhan, ayrıca gebelik sürecinde çok kilolu bir gebenin zayıflamak için uğraşmaması, kilosunu korumaya çalışması ve özellikle dördüncü aydan sonra kalori kısıtlamasına gidilmemesi gerektiğini ifade etti.

Turhan şunları söyledi: "Çok zayıf gebelerle birlikte, yetersiz ve dengesiz beslenen annelerde; ölü doğum, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, bedensel ve zihinsel özürlü doğumlar gibi tehlikelerle karşılaşılabilir. Annenin kendisinde de kansızlık, tansiyon problemleri, vücutta su tutulması, yorgunluk, diş ve kemik problemleri görülebilir."

AŞIRI DA BESLENMEYİN

Prof. Dr. Turhan, bebeğin, ihtiyacı kadar olan besini anneden kullandığını, ihtiyaç fazlası kalorinin ise kilo olarak anneye geri döndüğünü, bu nedenle hamilelik döneminde bebek iyi beslensin diye normalin çok üstünde yemek yenilmesinin de anne ve bebekte giderilemeyecek hasarlara yol açabileceğini ifade etti.

Turhan, "Aşırı beslenme annede; şeker hastalığı, hipertansiyon, gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi, zor doğum nedeni ile sezaryen ile doğum sıklığında artış gibi sorunlara neden olur. Bebekte ise iri bebek nedeni ile bebek ölümü, normal doğum sırasında omuz takılması gibi travmatik doğum hasarlarına yol açabilir." diye konuştu.

YAZIN GÜNDE EN AZ 10 BARDAK SU İÇİN

Hamilelik döneminde annenin protein, vitamin ve mineral ihtiyacının arttığını aktaran Prof. Dr. Turhan şöyle konuştu: "Bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonu, oligohidramnios (bebeğin amnion sıvısının normalden az oluşu), erken doğum eylemi, solunum yolu enfeksiyonları, kabızlık, ishal gibi pek çok durumda koruyucu veya tedavi edici olabilir. Günde en az 8-10 bardak su içilmelidir." şeklinde konuştu.


Gebelik sırasında nasıl beslenilmeli?

Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelikte midenin aşırı dolmasıyla birlikte, kan şekeri oynamalarını önlemek için 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenilmesini tavsiye etti. Bu şekilde beslenmenin erken gebelikte bulantı şikâyetlerini engelleyeceğini, gebeliğin geç dönemlerinde de mide yanması ve şişkinlik şikâyetlerini azaltacağını belirterek şu örneği verdi:

SABAH: 1 bardak süt, 4 adet kuru kayısı, 2 adet ceviz, 2 dilim peynir (1 dilimi yerine 1 adet yumurta yenebilir), 1 dilim ekmek, 1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu.

ARA ÖĞÜN: 1 meyve, 1 bardak ayran veya süt, 1 ince dilim ekmek.

ÖĞLE: 1 porsiyon etli kuru baklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve.

ARA ÖĞÜN: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 meyve.

AKŞAM: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek.

GECE: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı, 1 porsiyon meyve.

Zaman

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Doğum sonrası kadın sağlığı

Bir çok kadın doğum sonrasını artık rahatlayacağı bir dönem olarak düşünür. Gebelik sona ermiş, heyecanla beklenen doğum olmuş ve hayatınıza bir küçük insan daha katılmıştır.

Bu küçük insan annenin hayatının odak noktası oluverir. Anne ve bebeğin birbirini tanıması, anlaması ve birlikte yaşamaya alışmaları anneye diğer günlük faaliyetlerinin yanısıra bir sürü yeni sorumluluklar getirir. Ve bu süreçte anneler çoğunlukla kendilerini unuturlar.

Oysa, en az bebek kadar onu dünyaya getiren annenin sağlığı da önemlidir. Annenin sağlığı, üzerine titrediği bebeğinin sağlığını ve mutluluğunu doğrudan etkiler.

Unutmayın,

SİZİN MUTLU OLMANIZ BEBEĞİNİZİN DE MUTLU OLMASI DEMEKTİR.

Her annenin doğum yaptıktan sonra bebeğini kontrol ettirdiği gibi kendisini de sağlığı açısından kontrol ettirmesi gerekir. Doğumdan sonraki iki ay içinde lohusanın doğum sonu kontrolü yapılmalıdır. Kontrol için 3 aydan uzun bir süre geçirilmemelidir.

DOĞUMDAN SONRA İLK GÜNLER

Normal bir doğumdan sonra birkaç saat içinde yataktan kalkabilirsiniz. Olabilecek en erken zamanda ayağa kalkmak ve hareket etmek kan dolaşımı için olduğu kadar barsakların iyi çalışması için de yararlıdır. Birçok hastane normal doğum sonrası 24 saat içinde anneyi taburcu etmektedir, ama bu günlük hayatınıza hemen başlayacaksınız demek değildir. Doğumdan sonra, özellikle ilk günlerde yorulmamalı ve dinlenmelisiniz. Aksi takdirde kanama ve ağrılar artabilir. Yüksek ateşte (380) kesinlikle doktora danışmak gerekir.

Doğumdan sonra gece terlemeleri ve emzirirken ateş basmaları olabilir.

Emzirmenin başlangıcında memeler acıyabilir. Bebek doğru emiyorsa bu acı giderek azalabilir ve bebek emdikçe tümüyle geçer. Bebek memelerdeki sütü boşaltacak şekilde sık sık emzirilirse memelerdeki süt birikimine bağlı anneyi rahatsız edecek şişlikler, kızarma ve ağrı olmaz. Olduğu takdirde sütü boşaltmak, emzirmeden önce sıcak su ile pansuman ya da banyo yapmak, emzirdikten sonra memelere soğuk su ile pansuman yapmak şikayetleri azaltır.

Ev işlerinizi ve varsa diğer çocuklarınızın bakımını eşiniz, akrabanız, arkadaş ya da komşularınızla paylaşmak işinizi kolaylaştıracaktır. Destek alamadığınız durumlarda ise önceliği bebeğinize ve kendinize vermek en iyisidir.

Anne olmak kadının hayatında çok büyük bir değişikliktir. Eşiniz de aynı değişimi baba olarak yaşayacaktır.

Doğumdan sonraki ilk günlerde bazı kadınlar nedensiz üzülebilir, aniden ağlamaya başlayabilirler. Birdenbire artan sorumluluklar endişe duymaya neden olabilir. Özellikle sütün gelmeye başladığı dönemde görülen bu tür inişli çıkışlı duyguların sorumlusu vücuttaki hormonal değişiklikler olabilir.

Bebeğinizle birbirinize alıştıkça, kendinize güveniniz arttıkça bu türden duygular azalmaya başlar.

Diğer annelerle korkular ve duygular üzerinde konuşmak kendinizi daha az yalnız hissetmenizi sağlar. Eşin, arkadaşların ve ailenin desteği bu dönemi daha kolay atlatmanıza yardımcı olur. Ama, daha fazla yardıma ihtiyacınız olursa doktora başvurunuz.

DOĞUMDAN SONRA VÜCUDUMUZDA NELER OLUR?

Doğumdan sonra gebelikte büyümüş olan rahim yavaş yavaş küçülmeye başlar. Bu amaçla da sık sık kasılır. Doğumdan sonra yuvarlak, sert bir kitle halinde karın bölgenizde elinize gelen rahminiz 10 gün sonra küçülür ve artık elinizle hissedemezsiniz. Kırkınız çıktığında tümüyle eski haline dönmüş olacaktır. Bebeğinizi emzirmek bu sürecin hızlanmasına yardım eder. Kasılmalar fazla olabilir ve rahatsız edebilir, ama birkaç gün içinde azalacaktır.

Doğum sonrası ilk günlerde kanlı, miktarı fazla bir adet kanaması gibi sonra pembe, daha sonra kahverengimsi bir akıntı olur. Birkaç hafta sonra rengi beyaza döner. Hijyenik bağınızı 6 saatten kısa sürelerle değiştirmelisiniz. Eğer kanama anormal ölçüde fazlalaşırsa, ateşiniz çıkarsa ya da akıntınız kötü kokuyorsa doktora başvurunuz.

Doğumdan sonraki ilk bir ayda "kırk sonu" da denilen, adet kanamasına benzer bir kanama olabilir. Bu kanama adetlerin başladığını göstermez. Bebek yalnız anne sütü ile besleniyorsa genellikle ilk 6 ayda adetlerin başlaması ve düzenli olması beklenmez. Telaşlanmamak gerekir. Zamanla düzene girecektir. 18 aya kadar adet görülmediği de olabilir.

Doğum sonrası kadın sağlığı

DOĞUM SONU KANAMASI NASIL AZALTILABİLİR?

* Doğum sonrası olan kanamanın azaltılması için karın masajı yapılır.

* Zaman, süre, yer önemli değildir.

* Rahim gebelikte içinde bebek bulundurduğu için normal ölçülerden çok daha fazla büyür.

Siz elinizle karından aşağıya doğru rahimi sıkıştırarak masaj yapabilirsiniz. Masajlarda ağrı hissedilmez ve hiçbir zararı da yoktur.

DİKİŞLİ DOĞUM YAPILDIYSA

DOĞUM SONU DİKİŞLERİN TEMİZLİĞİ

* Dikişler için en iyi bakım temizliktir.

* Tuvalette taharetlenirken her zaman önden arkaya doğru temizlenin.

* Taharetlenmede eczaneden alacağınız özel olarak hazırlanmış ilaçlı sularla (karışımla) temizlenin.

* Dikişler 7-10 gün sonra artık acımayacak, iyileşecektir. Fazla ayakta durmak, yatmamak dikişlerin iyileşmesini geciktirir. Ağrıya neden olur.

* Dikiş yerlerinde kızarıklık, akıntı ve şişme varsa iltahaplanmış olabilir. Doktora başvurunuz.

* Dikiş yerlerinde ağrı, hassasiyet varsa günde iki kere masa lambasıyla ısıtabilirsiniz.

DOĞUM SONRASI BESLENME

* Eski vücut ağırlığınıza hemen dönmek için acele etmeyiniz. Bu süre 6 ay sürebilir. Bebeğinizi emziriyorsanız eski formunuza daha kolay dönersiniz. Doğum sonrası karın büyümesine ve sarkmasına karşı karnı sarmanın veya korse kullanmanın yararı yoktur. Bunu engellemenin en iyi yolu doğum sonu cimnastiğidir.

* Anne aşırı kilo aldıysa, her ay 2 kilo kaybedebilir. Ayda 2 kilodan daha fazla kilo kaybı doğru değildir.

* Lohusalıkta, zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Ancak unlu ve yağlı besinlerden fazla yememeğe dikkat edilmelidir.

* Doğumdan sonra anne bebeğini emzirirken gebelik öncesi döneme göre en az 1 litre su ve sulu gıdalar, 2 tane meyva veya 2 tabak sebze yemeği, 3 dilim ekmek ya da bir tabak makarna-pilav, 1 yumurta, 1 bardak süt ile ek olarak beslenmelidir.

* Demir hapınızı almaya devam edin. Bu hem gebelik süresince azalan demir depolarınızı dolduracak; hem de sütünüz yoluyla bebeğinizin demir gereksiniminin bir kısmı karşılanacaktır.

DOĞUMDAN SONRASI BANYO

* İlk yıkanmalar ayakta duş şeklinde yapılmalıdır.

* Sezeryanlı doğumdan sonra genellikle 4 ya da 5. günde dikişler alınır ve dikişler alındıktan sonra duş alınabilinir.

DOĞUM SONRASI CİNSEL İLİŞKİ

Sezeryanla olsun, normal doğumla olsun doğum sonu kanaması tümüyle bitmeden önce ilişkide bulunmak doğru değildir. Genel olarak döl yolunun iltihaptan koruyucu ortamı kanama sırasında etkilenir, mikroplara karşı koruyuculuğu azalır. Doğum sonu rahim kolay iltihaplanır. Bu nedenle ilişki için kanamanın bitmesini beklemek iltihaplı hastalıklardan korunmak için doğru bir davranıştır. Doğum sonrasında vajende (haznede) görülebilen kuruluk kadın için rahatsız edici olabilir. Rahatlamak için gliserin kullanılabilir.

Çiftler özellikle kadın kendini rahat hissettiğinde cinsel ilişkiye başlanabilir.

Doğum sonrasında bazı kadınlarda cinsel ilişki isteği azalabileceği gibi, kimi kadınlarda da artabilir. Her iki durum da normaldir. Çiftlerin birbirlerine gösterdikleri anlayış ve uyum (özellikle erkeğin) önemlidir.

SEZARYEN DOĞUM SONRASI:

* Sezaryenden sonra anneler kendilerini birkaç gün hasta ve yorgun hissedebilirler. Ameliyat bölgesinde acı duyabilirler.

* Sezaryenli anneden kendisini iyi hissettiğinde yürümesi istenir. Yürümek acı verebilir, ama kan dolaşımına yardımcı olacağını düşünün.

* Doktorunuz izin vermeden su içmemeli ve yemek yememelisiniz.

* Sonda ve serum 24 saat sonra çıkartılır.

* Bebeğinizi uyandıktan sonra ve her ikinizin de sağlık durumu elveriyorsa sırtüstü ya da yan yatarak hemen emzirmeye başlayabilirsiniz.

* Sezaryenden sonra birkaç gün hastanede (4 ya da 5 gün) kalacaksınız.

* Evde dinlenmeye zaman ayırın. Gündüzleri günde bir kere uyuyun. Çok merdiven inip çıkmayın. Ağır şeyler kaldırmayın (3 ay). Hafif ev işleri yapabilirsiniz, ama aralarda dinlenerek.

* Bol elbiseler, yürürken ve ayakta dururken rahat terlikler giyin.

* Dikişler alındıktan sonra ayakta duş yapabilirsiniz, ama dikiş yerlerinizi kuru tutmalısınız.

* Doğum sonu kanaması bittikten ve kendinizi hazır hissettiğinizde cinsel ilişkiye başlayabilirsiniz.

* İyileşme dönemi değişmekle beraber birkaç hafta sürmesi normaldir.

DOĞUMDAN SONRA GEBELİKTEN KORUNMA:

Doğum sonrasında kadının üreme organlarının eski fonksiyonlarını kazanma süreci de başlar. Bu kadının yeniden hamile kalabilmesinin şartlarının oluştuğu anlamına gelir. Bebeklerini hiç bir ek gıda vermeden yalnız anne sütüyle besleyen ve aynı zamanda da hiç adet görmeyen annelerde bu süreç daha uzun sürebilir (6 aya kadar). Bebeğinizi anne sütüyle ya da mama ile besliyor olabilirsiniz, ama ilk adetiniz 5-8 hafta arasında olabilir. Adet henüz başlamamış olsa bile doğum ve doğum sonrası ilk adet arasındaki sürede de hamile kalabileceğinizi unutmayın. Doğum yapmış olmak her an yeni bir gebeliğin olabileceğini düşündürür. Hemen yeni bir gebelik istemeyen çiftler en kısa zamanda korunmaya başlamalıdırlar.

İki çocuk arasında hemen çocuk istense bile bir süre ara vermek gerekir. İki doğum arasında iki yıldan az ara olursa hem iki çocuğun hem de annenin sağlığı olumsuz etkilenecek, yaşam kalitesi de düşecektir.

Gebelikten korunma yöntemleri sayesinde istenmeyen gebelikten korunmanın yanısıra cinsel hayat daha zevkli hale gelir, kürtaj sorunu ortadan kalkar.

Doğum sonrasında bütün yöntemler kullanılabilir. Ama herkes için uygun olan tek bir yöntem yoktur ve çiftler kendi durumları hakkında düşünerek seçim yapmalıdırlar. Yöntemin doğru kullanılıp kullanılmaması da yöntemin koruyuculuğunu etkiler.

Doğumdan hemen sonra hastaneden çıkmadan önce veya 6. haftanın bitiminde kanama olsun ya da olmasın Rahim İçi Araç (spiral) taktırılabilir.

Bebeğini emziren anneler sütü azaltmayan doğum kontrol haplarını kullanabilirler. Mini hap dediğimiz bu tür haplara doğumdan sonra hemen başlanabilir. Bebeğinizi emzirmiyorsanız diğer doğum kontrol haplarını da kullanabilirsiniz.

Kılıf (prezervatif), fitil hemen ilk ilişkide kullanılmaya başlanabilir.

Diyafram, Norplant (kola takılan çubuklar), koruyucu iğne doğumdan 6 hafta sonra kullanılabilir.

Artık hiç çocuk istemiyorsanız sizin ya da eşinizin tüpleri bağlanabilir.

Seçeceğiniz yöntem için muhakkak danışmanlık alın ve eşinizle birlikte seçim yapın.

Sizde Beğendiğiniz e-postaları, kendi eserlerinizi, ilanlarınızı veya bizimle paylaşmak istediklerinizi naturelist@gmail.com mail adresine yollayabilirsiniz..

Reklammatik'le Reklam İzle sen de kazan!

Hostinginizi Alın Bir Villa Sahibi Olun

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...