Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hamilelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2009 Çarşamba

Sigara paketlerinde bu görseller kullanılacak


Türkiye'de Ocak 2010'dan itibaren sigara paketlerinin üzerine konulacak fotoğraf ve mesajların gençler üzerindeki etkisini kapsayan araştırmada, gençlerin en çok sigaranın ''cinsel iktidarsızlığa neden olur'' ve ''Hamileyken sigara/tütün içmek bebeğe zararlıdır'' uyarılarını içeren mesajları önemsedikleri ortaya çıktı.
Tütün kullanımını azaltmaya yönelik yasakların ardından sigara paketlerinin üzerine konulacak fotoğrafların, tütün kullanım oranlarını ciddi oranda azaltması öngörülüyor.
İngiltere, Belçika ve Romanya gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Brezilya, Tayland ve Singapur gibi ülkelerde de uygulanan yöntem, Ocak 2010'dan itibaren Türkiye'de de hayata geçirilecek.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun (TAPDK) kararı çerçevesinde sigara paketlerinde yazılı uyarıların yanı sıra, AB uygulamaları dikkate alınarak belirlenen 14 fotoğraf da yer alacak. Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı tarafından, sigara paketlerinin üzerine konulacak fotoğraflarla ilgili gençler arasında yapılan araştırmada ilginç sonuçlara ulaşıldı.
HÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Bilir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ankara'da 14-18 yaş aralığındaki 494 lise öğrencisi arasında yaptıkları araştırmada, gençlerin en çok sigaranın ''cinsel iktidarsızlığa neden olur'' ve ''Hamileyken sigara/tütün içmek bebeğe zararlıdır'' uyarılarını içeren mesajları önemsediklerinin ortaya çıktığını söyledi.
Öğrencilerden yüzde 70'inden fazlasının, bu iki mesajı ''en etkili mesaj'' olarak nitelendirdiklerini ifade eden Bilir, şunları kaydetti:
'Gençler tarafından 'en az etkili' olarak değerlendirilen mesajlar ise sigarayı bırakma konusunda en yakın sağlık kuruluşundan yardım alınabileceğine işaret eden mesajlar oldu.Fotoğraflar arasında da gençlerin yüzde 90'ı boynunda tümöral bir kitle olan genç bir kişinin resmi ile ağzında yaralar ve çürük dişler olan kişinin fotoğrafını etkili buldu.''

-UYARILAR, DÖNÜŞÜMLÜ OLARAK DEĞİŞTİRİLECEK-

TAPDK tarafından yapılan yeni düzenleme ile sigara ve tütün mamullerinde yazılı uyarıdan sonra fotoğraflı uyarı da yer alacak. Fotoğraf ve yazılardan oluşacak uyarılar, piyasaya arzına izin verilen dumansız tütün mamulleri dışında kalan tüm tütün mamulü paketlerinin geniş ön yüzeyinde, yüzeyin üst seviyesinden kapak açım ya da bandrol bitim noktasından başlamak üzere yerleştirilecek.
Uyarılar, içerdiği metinsel veya görsel bileşenlere hiçbir şekilde müdahale etmeyecek biçimde genişliği 3 milimetreden az ve 4 milimetreden daha büyük olmayacak siyah sınır çizgisi ile çerçevelenecek. Uyarılar, sınır çizgisi ile birlikte toplam yüzeyin en az yüzde 65'ini kaplayacak. En çok görülebilen geniş ön yüzey, önden açılan sert paketlerde paketin açıldığı yüzeyi, yumuşak paketlerde ise en çok görülebilen yüzeylerden herhangi birini ifade edecek. Uyarılarda mavi, kırmızı, sarı ve siyah renkler kullanılacak. Uyarıların metinsel veya görsel bileşenlerinin görünürlüğü, bandrol, pul, fiyat etiketi veya diğer unsurlarca engellenemeyecek. Uyarılar, yer aldığı yüzeyde paketin açılması ile zarar görmeyecek şekilde yerleştirilecek, metinler Türkçe yazılacak.

-14 FOTOĞRAF BELİRLENDİ-

TAPDK'nın belirlediği uyarılarda şu metin ve buna ilişkin fotoğraflar yer alacak:

-Sigara/tütün içenler genç yaşta ölür. (Morgda bir ölünün fotoğrafı)
-Sigara/tütün içmek damarları tıkar, kalp krizine ve felçlere neden olur. (Kalp krizi geçirirken müdahale edilen hasta konulu fotoğraf)
-Sigara/tütün içmek ölümcül akciğer kanserine neden olur. (Sağlıklı ve kanserli bir akciğer fotoğrafı)
-Hamileyken sigara/tütün içmek bebeğe zararlıdır. (Bebek fotoğrafı)
-Çocukları koruyun: Dumanınızı onlara solutmayın. (Maskeli bir çocuk fotoğrafı)
-Sağlık kuruluşları sigarayı/tütünü bırakmada size yardımcı olabilir. (Doktor ve hastasının bulunduğu bir kare fotoğraf)
-Sigara/tütün içmek yüksek derecede bağımlılık yapar, başlamayın. (Sigara bağımlısı)
-Sigarayı/tütünü bırakmak ölümcül kalp ve akciğer hastalıkları riskini azaltır. (efor testinde bir hasta görüntüsü)
-Sigara/tütün içmek ağrılı ve yavaş bir ölüme neden olabilir. (Ölüm döşeğindeki bir hasta)
-Sigarayı/tütünü bırakmak için doktorunuzdan ve size en yakın sağlık ocağından yardım isteyin. (Yardım eli)
-Sigara/tütün içmek kan akışını yavaşlatır ve cinsel iktidarsızlığa neden olur. (Yatakta birbirine küsmüş 2 genç)
-Sigara/tütün içmek cildin erken yaşlanmasına neden olur. (Kırışmış 2 el)
-Sigara/tütün içmek spermlere zarar vererek doğurganlığı azaltır.(Puseti boş kalmış bir kadın)
-Sigara/tütün dumanında benzen, nitrozamin, formaldehit ve hidrojensiyanit gibi kanser yapıcı maddeler bulunur. (Solunum cihazına bağlanmış bir genç) AA
etiketler:sigara,kanser,sigaranın zararları,kanser resimleri,tütün,tütün mamülleri,hamilelik,sağlık,














16 Temmuz 2009 Perşembe

Gebelikte az yemek, çocuğu özürlü yapıyor

Gebelik süresince aldıkları kiloları nasıl vereceklerini düşünür ve hamilelik sırasında az yemeye ve diyet yapmaya çalışır. Ama bu durum iyiye işaret değil. Çünkü az beslenme özürlü doğuma neden olabilir.

Prof. Dr. Nilgün Turhan, bebek bekleyen anne adaylarını uyararak, gebeliğin diyet yapılacak, kalori kısıtlamasına gidilecek zaman olmadığını söyledi. Çünkü yanlış beslenme, özürlü doğumlara sebep olabiliyor.

Fatih Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelikte fazla kilo alma endişesi ile dengesiz ve yanlış beslenmenin bedensel ve zihinsel özürlü doğumlara neden olabileceğini söyledi.

Hamilelik boyunca doğru beslenmenin anne ve bebek sağlığı açısından büyük önemi bulunduğunu anlatan Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelik başlangıcında annenin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirerek, gebelik için uygun beslenme biçimi geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Turhan, "Bebek, annenin besin depolarından kendisi için gerekeni seçip alarak beslenir ve büyür. Bu nedenle hamilelik, doğum sonrası eski görünüme kolayca ulaşmak için az yemek yenilecek, diyet yapılacak bir dönem değildir." dedi. Turhan, ayrıca gebelik sürecinde çok kilolu bir gebenin zayıflamak için uğraşmaması, kilosunu korumaya çalışması ve özellikle dördüncü aydan sonra kalori kısıtlamasına gidilmemesi gerektiğini ifade etti.

Turhan şunları söyledi: "Çok zayıf gebelerle birlikte, yetersiz ve dengesiz beslenen annelerde; ölü doğum, erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, bedensel ve zihinsel özürlü doğumlar gibi tehlikelerle karşılaşılabilir. Annenin kendisinde de kansızlık, tansiyon problemleri, vücutta su tutulması, yorgunluk, diş ve kemik problemleri görülebilir."

AŞIRI DA BESLENMEYİN

Prof. Dr. Turhan, bebeğin, ihtiyacı kadar olan besini anneden kullandığını, ihtiyaç fazlası kalorinin ise kilo olarak anneye geri döndüğünü, bu nedenle hamilelik döneminde bebek iyi beslensin diye normalin çok üstünde yemek yenilmesinin de anne ve bebekte giderilemeyecek hasarlara yol açabileceğini ifade etti.

Turhan, "Aşırı beslenme annede; şeker hastalığı, hipertansiyon, gebelik zehirlenmesi olarak bilinen preeklampsi, zor doğum nedeni ile sezaryen ile doğum sıklığında artış gibi sorunlara neden olur. Bebekte ise iri bebek nedeni ile bebek ölümü, normal doğum sırasında omuz takılması gibi travmatik doğum hasarlarına yol açabilir." diye konuştu.

YAZIN GÜNDE EN AZ 10 BARDAK SU İÇİN

Hamilelik döneminde annenin protein, vitamin ve mineral ihtiyacının arttığını aktaran Prof. Dr. Turhan şöyle konuştu: "Bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonu, oligohidramnios (bebeğin amnion sıvısının normalden az oluşu), erken doğum eylemi, solunum yolu enfeksiyonları, kabızlık, ishal gibi pek çok durumda koruyucu veya tedavi edici olabilir. Günde en az 8-10 bardak su içilmelidir." şeklinde konuştu.


Gebelik sırasında nasıl beslenilmeli?

Prof. Dr. Nilgün Turhan, hamilelikte midenin aşırı dolmasıyla birlikte, kan şekeri oynamalarını önlemek için 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde beslenilmesini tavsiye etti. Bu şekilde beslenmenin erken gebelikte bulantı şikâyetlerini engelleyeceğini, gebeliğin geç dönemlerinde de mide yanması ve şişkinlik şikâyetlerini azaltacağını belirterek şu örneği verdi:

SABAH: 1 bardak süt, 4 adet kuru kayısı, 2 adet ceviz, 2 dilim peynir (1 dilimi yerine 1 adet yumurta yenebilir), 1 dilim ekmek, 1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu.

ARA ÖĞÜN: 1 meyve, 1 bardak ayran veya süt, 1 ince dilim ekmek.

ÖĞLE: 1 porsiyon etli kuru baklagil yemeği, 1 porsiyon pilav veya makarna, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve.

ARA ÖĞÜN: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1 meyve.

AKŞAM: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli), 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği, 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek.

GECE: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı, 1 porsiyon meyve.

Zaman

22 Haziran 2009 Pazartesi

HAMİLELİK VE YOLCULUK

Anne adayları hamile oldukları andan itibaren kendilerini bir çok aktiviteden uzak tutmaya çalışır. Oysa bu psikoloji içinde yaşamak hem kendisini hem de bebeğini strese sokmaktadır. Özellikle yolculuk yapmak ya da seyahate çıkmak bu konulardan biridir.

Hamilelikler normal yaşantıda ciddi değişiklikler gerektirmemeli, bu dönemde bir çok kısıtlamalara gidilmemelidir. Burada önemli olan tek şey, sağlıklı ve güvenli yolculuklar için biraz dikkat ve özen göstermektir. Ayrıca yolculuk konusunda anne kendini hazır hissetse de, mutlaka doktoruna danışmalı ve yolculuğu için ondan onay almalıdır. Doktor çıkılacak yolculuğun bebek için ya da sizin için sağlıklı olmayacağını düşünebilir.

Hamilelik 6. aya kadar rahat bir şekilde geçtiği için bir çok doktor bu aya kadar, anne adaylarının yolculuklarını kısıtlamamaktadır. Eğer ilk aylarda mide bulantıları, halsizlik ve baş dönmeleri yaşanmıyorsa, hamilelikte ters giden bir şey yoksa, anne ve bebeğin sağlığı iyiyse, rutin kontrollerde olumsuz bir durum göze çarpmıyorsa yolculuk sakıncalı bir durum değildir. Aksine bu aylarda yani ikinci trimester zamanında, düşük olasılığı azalmış ve hamileliğe alışılmıştır. Gezmek, dolaşmak ve hamileliğin keyfine varmak için tam zamanı denebilir.

Bütün bunların yanısıra, hamilelikte yolculuğa çıkmanın bazı gereklilikleri de vardır. Anne adayının mutlaka bebeğinin ve kendisinin rahatını düşünmesi gerekmektedir. Hamileliği zorlayıcı durumlardan kaçınmalıdır. Bütün önlemleri almalıdır ve yolculuk ile ilgili çıkabilecek problemleri düşünerek hareket etmelidir.

Yolculuğa çıkarken mesafenin uzun olmaması en önemli konulardandır. Uçakla, arabayla ya da trenle çıkılan seyahatlerin kaç saat sürdüğü ve ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumlarda zorlanma yaşanıp yaşanılmayacağı düşünülmelidir. Sürekli sarsıntı halinde olmak, uykusuz kalmak, dinlenememek, uzanamamak, bu yolculuk esnasında yeterince beslenememek; kasılmalara ya da hamilelik ileri aylardaysa erken doğuma neden olabilmektedir. Bu nedenle bir anne adayı olarak sorumluluklar unutulmamalıdır. Özellikle daha önceden erken doğum ya da düşük yapmış anneler, çoğul hamilelik yaşayanlar bu konuya daha da dikkat etmelidir.

Otomobil ile yapılan yolculuk;

Otomobil ile yapılan yolculuklar güvenlidir ama uzun bir yola çıkılacaksa kesinlike yorucu olacağı bilinmelidir. Arabanın konforu, sarsıntıyı az hissettirmesi, koltuklarının rahatlığı ve araç içindeki kişilerin az olması bu uzun sürecek yolculuğu biraz daha hafifletir. Sırta bir yastık koyarak bel bölgesini desteklemek, sık sık mola vermek ve yürüyüş yaparak bacaklardaki kan dolaşımını hareketlendirmek önemlidir.

Ani fren durumunda karın bölgesine darbe almamak için ön koltuk yerine arka koltuk tercih edilebilir. Karına şiddetli bir darbe plasentanın kopmasına ve erken doğuma neden olur. Ayrıca, ön tarafta yolculuk yapılacaksa mutlaka emniyet kemeri takılmalıdır. Karnın üstüne takılan bir emniyet kemeri bebek ve anne için kaza anında tehlikelidir. Bu nedenle, en güvenli emniyet kemeri karın altından ve göğüs arasından geçen kemerlerdir.

Otomobili eğer siz kullanacaksanız yolculuğun mutlaka kısa olması gereklidir. Hamileliğin son aylarındaysanız ve karnınız dreksiyona çok yakınsa, otomobili sizin kullanmamanız daha güvenlidir. Uzak mesafelere de, bir gün konaklayarak gidilmesi çok daha iyidir. Dinlenerek ve uykuyu alarak yolculuğa devam etmek sizi daha az yoracaktır. Hız konusunda dikkatli olunmalıdır. Hamilelik döneminde refleksler yavaşladığı, dikkat zayıfladığı için yavaş ve daha kontrollü gidilmelidir. Yolculuk esnasında yanınızda, bir yetişkinin olması da önlem almak açısından önemlidir.

Yolculuk esnasında kaza geçirilirse mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir. Kazanın hafif olması durumunda bile bu kontrol ihmal edilmemelidir. Eğer kasılmalar, ağrı ya da kanama varsa mutlaka zaman kaybetmeden doktorla görüşülmelidir.

Otomobil yolculuğunda beslenmeye de dikkat edilmelidir. Mola yerlerinden çok, evde hazırlanmış yiyecekler tercih edilmelidir. Özellikle sıcak bölgelere yapılan yolculuklar esnasında dışarıdan alınan besinlerin bozulmuş ya da yıkanmamış olmasına dikkat edilmelidir. Mide rahatsızlıkları için az ve ağır olmayan yiyecekler seçilmelidir. Bol miktarda sıvı alınmalıdır ve tuvalet gereksinimleri de temiz mola yerlerinde giderilmelidir. Hamilelik süresince sık sık idrara çıkmak gerektiğinden hijyen çok önemlidir.

Tren ve otobüs yolculukları;

Tren ve otobüs yolculuğunda hamileliği olumsuz bir yönde etkilecek bir durum söz konusu değildir. Tam tersine otomobilde olduğu gibi rahat ve konfor ön planda ise yolculuk keyif verici olabilir.

Şimdiki otobüslerde televizyon izlemek ve müzik dinlemek, trenlerde restoranda oturup bir şeyler yemek yolculuğu daha da zevkli hale getirmektedir. Tren yolculuklarında yürümek, otobüsten daha geniş bir ortamda yolculuk yapmak ya da yataklı vagonlarda dinlenerek gitmek biraz daha konforludur.

Bu iki yolculukta dikkat edilmesi gereken nokta yine mesafenin uzunluğu ve sarsıntının ne kadar hissedileceğidir. Kasılma ve sancılara neden olabilecek sarsıntılar unutulmamalıdır. Çok insanın bulunduğu ortamlarda yolculuk yapmanın bir olumsuzluğu da nefes yolu ile bulaşan hastalıklara yakalanma riski ile karşı karşı kalmaktır. Çevreden rahatsız olmak ve uyuyamamak yorucu olabilir.

Bu yolculukları kolaylaştırmak için; bilet alırken tekerlek üstü koltuklardan almamak, otobüslerde biraz daha para vererek iki koltuk almak ya da trenlerde yataklı vagonları tercih etmek, pencere açma durumu olmadığı için bir kaç kat giyinmek, yastık almak, evde daha besleyici ve hafif yiyecekler hazırlamak, rahat kıyafetler giymek ve kolay çıkarılıp giyilebilen ayakkabılar tercih etmek olabilir.

Uçak yolculuğu;

Uçak yolculuğu bir çok hamile kadında endişe yaratır. Oysa, uçak yolculuğu diğer yolculuk araçlarından çok daha güvenli ve rahattır. Gerekli önlemler alındığında uçakla seyahat etmenin hiçbir sakıncası yoktur. Uçma stresi olmayan bir anne adayında eğer sağlıkla ilgili bir problem de yoksa ve doktorundan onay alarak rahatlıkla uçak seyahati yapabilir. En rahat seyahat zamanı ikinci üç aydır ve gebelik rahatsızlıkları ortadan kalkmıştır. Genelde; kanama geçirmiş hamileler, çoğul hamilelik yaşayanlar, şeker hastaları, tansiyon problemi olanlar ve erken doğum öyküsü bulunanlar için sakıncalı olmaktadır.

Bir çok havayolu şirketi 36. haftadan sonra hamile kadınları uçaklara kabul etmemektedir. Bu haftadan sonra doğum riski yüksek olduğundan, havada yaşanacak bir doğumda olası bir aksilikle karşılaşmamak için buna dikkat etmektedirler.

Uçak yolculuklarında akıllara takılan sorulardan biri, hamileyken geçilen güvenlik kapıları ve diğeri de kabin basıncının bebeğe zarar verip vermediğidir. Güvenlik kapılarındaki dedektörlerin, uzmanlarca zararsız olduğu söylenmektedir. Onlar metal dedektörüdür ve x ışını ile çalışmamaktadırlar. Ama yine de daha rahat edilecekse, güvenlikteki kişilere söylendiğinde bu konuda yardımcı olmaktadırlar. Diğer bir konu olan kabin basıncının ise hiç bir tehlikesi yoktur. Belirli bir derecede sabitlenen kabin basıncında, siz rahat nefes aldığınız sürece bebek de içeride rahattır.

Uçak seyahatlerinde dikkat edilecek konu yine gidilen mesafedir. Uzun yolculuklar yapmak ve aynı yerde uzun oturmak sakıncalı olabilmektedir. Sürekli hareketsiz oturmak kan dolaşımını etkiler ve ayak ile bileklerde şişmelere neden olur. Hatta varis riskini de artırır. Ayrıca yurt dışına çıkılıyorsa, gidilen ülkenin hamile bir kadın için sağlıklı olup olmadığı araştırılmalıdır. Gidilen yerde sancıların aniden başlaması ya da herhangi bir rahatsızlığın yaşanması durumunda en yakın sağlık kuruluşları önceden belirlenmelidir. Yine diğer yolculuklarda olduğu gibi, giyim şekli rahat olmalı ve beslenmek için bir kaç yiyecek bulundurulmalıdır.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Down Sendromu Otistik--VİDEO

İşaret dili nedir?--

Hamileliğin 4. ayında yapılması gereken testler nelerdir?--

Down Sendromu olan bebeklerde hangi sağlık problemleri görülür?--

Çocuğunda Down Sendromu olanların sonraki çocukları da risk altında
mı?--

Hamilelikte down sendromu testi ne zaman yaptırılmalı?--

Down Sendromlu kişilere hangi muayeneler düzenli yapılmalı?--

Down Sendromu olanlar ne tür öğrenme güçlükleri çekebilir?--

Down Sendromlu kişilerde hangi fiziksel sorunlara rastlanır?--

Çocuğunda Down Sendromu olan aileler neler yapabilir?--

Yeni doğanlarda Down Sendromu olduğu nasıl anlaşılır?--

Hangi annelerin çocuklarında Down Sendromu riski daha fazla?--

Down Sendromu hamilelik döneminde tespit edilebilir mi?--

Down Sendromu neden olur?--

Down Sendromu nedir?--

Down Sendromu nasıl oluşur?

Otizme Karşı Alınmış Bir Zafer Hikayesi--

Otistik eşleme becerileri--

http://urfaegitimuygulama.k12.tr/?&Bid=132020

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...