Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
mide etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mide etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2009 Pazartesi

İşte yağ eriten mucize besin

Kırmızı biber içinde öyle maddeler barındırıyor ki her derde deva olduğunu söylesek yalan olmaz. İşte mucize besin.

Özellikle güney ve güneydoğu illerimizde üretilip tüketilen kırmızı biber bilindiğinin aksine çok faydalı bir sebze... Sağlıklı kurutulmuşları da taze yenilenleri de fayda sağlıyor.

Ülkemizde çok fazla üretildiği halde yapılan araştırmalar çok değil. Daha çok Batılı bilimadamlarının araştırmaları bize gösteriyor ki güçlü antioksidan etkisinin yanı sıra kırmızı biberin faydaları saymakla bitmiyor...

İşte bunlardan en az bilineni...

VÜCUTTAKİ YAĞLARI YAKIYOR, ZAYIFLATIYOR

İçindeki acı madde "capcaicin", vücudun kan dolaşımını hızlandırarak ısısını artırmasına neden oluyor. Vücudun forma girmesine yardımcı olan bu etkiye de "termojenes" adı veriliyor. Vücut ısısı ne kadar artarsa yağ yakımı da o derece hızlanıyor. Terlemeyi artırdığı da biliniyor. Bu nedenle de zayıflatmada etkisi büyüK.

KIRMIZI BİBER HER DERDE DEVA... İŞTE MİKROPLARI ÖLDÜREN ÖZELLİĞİ...

ANTİBİYOTİK ETKİSİ GÖRÜYOR

Bulaşıcı hastalıklara karşı etkilidir. Vücudun özellikle bulaşıcı hastalıklara karşı direncini artırır. Mikropları öldürüyor.

AYNI ZAMANDA ETKİLİ BİR AĞRI KESİCİ

İçindeki bir başka madde de ağrı kesici ve iltihap çözücü işlevi görüyor. Romatizma, mafsal ve diş ağrılarını azaltır, krampları giderir.

GRİP VE SOĞUKALGINLIĞININ İLACI

İçinde portakaldan daha çok C vitamini barındıran kırmızı biber aynı zamanda grip ve soğuk algınlığına da birebir.

MİDEYE BİREBİR, SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRIYOR

KIRMIZI BİBER MİDEYE BİREBİR

Kırmızı biber, mide suyu ve tükürük oluşumunu artırır, sindirimi kolaylaştırır. Mide asidini düzenliyor. Mideyi ısıtır, çalışmağa zorlar, böylece yemeklerin ve bil­hassa et yemeklerinin hazmını kolaylaştırır.

Mide tembelliği, hazım zorluğu, iştahsızlıkta da çok etkili.

Yemeklerin gaz yapmasını önler. İshali geçirir, Kusmaları durdurur.


KOLESTEROLÜ DÜŞÜRÜYOR

Ayrıca kırmızı biberin kolesterol düşürücü etkisi de biliniyor.

KANSERİN ÖZELLİKLE DE PROSTATIN EN BÜYÜK DÜŞMANI...

Kanser önleyici etkisini içindeki kırmızı karotenoid maddesi sağlıyor.


Amerikalı bilimadamlarının araştırmasına göre kırmızı biberin içinde etkin olarak bulunan ve acılığını veren bir madde ise prostat kanseri hücrelerinin “intiharına” neden oluyor.

Los Angeles’teki Cedars-Sinai Hastanesi Kanser Enstitüsü ve California Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, acı kırmızı biberde yoğun olarak bulunan alkaloid madde “kapsaisin”, kanserli prostat hücrelerine enjekte edildiğinde bunların parçalanarak yok oldukları görüldü.

Laboratuar farelerine nakledilen kanserli insan prostat hücrelerinin yüzde 80’inin “kapsaisin” karşısında imha oldukları ortaya çıktı.



İDRAR YOLLARINA DA ETKİLİ...

Bütün vücudu harekete geçirir, ısıtır. Bu sayede bol idrar ve ter sök­türür.


Vücutta birikmiş fazla suyu boşaltır.

VE AFRODİZYAK ETKİSİ DE VAR...

Kırmızı biberin kadınlarda ama özellikle de erkeklerde afrodizyak etkileri de var, cinsel gücü artırdığı da biliniyor.

http://www.stargundem.com/saglik/64228-iste-yag-eriten-mucize-besin-haberi.html


30 Haziran 2009 Salı

Dutun Faydaları-Şimdi Tam Mevsimi


DUTUN FAYDALARI:
Beyaz ve kara olan dut barındırdığı vitamin ve minerallerin yanında mikrop öldürücü özelliğide bulunuyor. Sadece bunlar mı faydaları? Tabii ki değil.. Tükettiğimiz dutun neye nasıl iyi geldiğini görünce çok şaşıracaksınız. İşte faydaları..

Vücuda kuvvet verir, kansızlığa iyi gelir. Ağız, bademcik ve boğaz iltihabı, diş eti hastalıkları ve öksürüğe karşı faydalıdır. Ateş düşürür. Karaciğeri kuvvetlendirir. Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder. Özellikle yemekle birlikte yenildiğinde hazmı kolaylaştırır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak kurtlarını düşürür. Mide ve bağırsakları rahatlatır. Kara dut ise ağız ve boğaz iltihaplarına iyi gelir. Dut hangi şekilde tüketilirse tüketilsin iyi bir kan yapıcıdır. Kişinin kilo almasını sağlar ve iştah açar. Beyaz dutun 15-20 gram yaprağı üç su bardağı su ile kaynatıp içilirse iyi bir idrar söktürücü olduğu görülür. Bu terkip aynı zamanda ateş düşürücü olarak da kullanılmaktadır. Dutun taze yapraklarıyla derideki yaralara ve burundaki kanamalara tampon yapılırsa kanamaları durdururKara dutun yaprakları ve kabukları kaynatılıp elde edilen sıvı ile gargara yapılırsa boğaz, ağız ve diş eti iltihaplarına iyi gelir.
Dut Pekmezinin Faydaları:

Dut pekmezin 100 gramının sağladığı enerji besin öğeleri yüzde 0.1 yağ, yüzde 70,6 karbonhidrat, yüzde 4 kalsiyum, yüzde 0.1 demir ve vitamin-A, Vitamin-B1, vitamin-B2 içeriyor. 100 gram pekmezin sağladığı kalori ise 293. Pestilin diğer bir bileşeni, mükemmel bir besin maddesi olan süt ise yüzde 87,3 su, yüzde 3,5 yağ, yüzde 3,4 protein, yüzde 4,7 laktoz, yüzde 0,75 mineral maddeler ve vitaminlerden oluşuyor. 100 gramı 64 kalori veriyor.
Kan eksikliği bulunan hastalarda çok büyük faydalar sağlar.
Mide hastalıklarında özellikle, ülser hastalığına iyi gelir.
Astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır.
Soğuğa karşı vücut direncini arttırıcı özelliğe sahiptir.
Sporcular için bir enerji deposudur.
Bebeklerin büyümesinde ve gelişmesine yardımcı olur.
Çocukların zeka gelişimine yardımcı olur.
Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında etkilidir.
Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da yaygın olarak kullanılır.
zilepekmezi.com

29 Haziran 2009 Pazartesi

Su İçerken Neden Oturmak Gerekir?

Eski insanlar su içerken çömelirler, boşa değilmiş!...

İNSAN MİDESİ

İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır.
Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak barsağına geçer.
Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen bir oluk bulunur.
Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek 12 parmak barsağına (duodenum) geçer.
Eğer insan sıvı gıdayı oturarak içerse bunlar önce mide de birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra 12 parmak barsağına geçer.

Bu durumda oturarak sıvı gıda içme usulüne uymakla insan kolera da dahil, Bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur.

Rastgele yerde meşrubatı alıp ayakta içenler bu tehlikeye daha fazla maruz kalırlar.

__._,_.__

15 Mayıs 2009 Cuma

Doğru beslenirsek midemiz yanmaz

Doğru beslenirsek midemiz yanmaz

Mide yanması, genellikle yemekten önce veya yemekten 1-2 saat sonra hissedilmektedir. Rahatsızlığın ana sebebi, hazmı zor besinlerin sindirimi için salgılanan asidin aşırı olmasıdır. Çünkü bu fazla salgı, midenin kendisine de zarar vererek yanma hissine yol açmaktadır. Bunu önlemenin yolu da doğru ve bilinçli beslenmeden geçmektedir.



Eskiler midede yanma hissi duydukları zaman hemen bir lokma ekmek içi çiğnermiş. Özellikle yemeklerden önce meydana gelen mide yanmalarında, ekmek içinin değil ama ağıza bir şey atmanın doğru bir yöntem olduğunu belirten günümüz doktorları da, az fakat sık yemeyi tavsiye ediyor. Mide ağrılarınıza ve mide yanmanıza son verecek sağlıklı ve dost besinlerle beslenerek de, hem yemek yemenin keyfini çıkartabilirsiniz, hem de yemek sonralarının azaba dönüşmesini önleyebilirsiniz.



Bu dost yiyecekler hangileri mi? İşte size bazı ip uçları...



* Lahana:

Lahanayı çiğ olarak yemeyi tercih edin. İnce şeritler halinde doğrayıp salata yapın. Meyve presinde lahananın suyunu sıkıp aynı miktarda elma suyu ile karıştırın ve için. Lahana, ülser ve gastrit ilacı olarak biliniyor. Dörtte bir lahanayı yıkayıp kalın şeritler halinde doğrayın. 1 kerevizi soyup doğrayın. 1 havucu temizleyip dilimleyin. Lahana, kereviz ve havucu katı meyve presinde sıkıp sabah akşam suyunu için.

* Karnabahar:

Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından koruyarak tüm sıkıntıları giderebilir. Karnabaharda bulunan "gefarnato" maddesi ülser ilacının ham maddesi olarak kullanılıyor.

* Patates:

Çiğ patates suyu mide yanmasının doğal ilacıdır. Patatesi soyup katı meyve presinde suyunu sıkın. Biraz su, havuç suyu ya da kereviz suyu ile karıştırıp için.

* Elma sirkesi:

Salatalarda elma sirkesi kullanın.

* Maden suyu:

Mide asidinin büyük bir bölümünü etkisiz hale getiriyor.

Ispanak: Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yapraklarını salata olarak yiyin.

* Zeytinyağı:

Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini azaltıyor ve yağların sindirimi için safra salgısını artırıyor.
SIZMA OLANINI TERCİH EDİN

Baklagil: Fasulye, bezelye ve mercimekte bulunan "bioflavionid" maddesi, koruma faktörünü artırıyor.

* Muz:

Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz yemek, midedeki yanma hissini ortadan kaldırabilir. Muz, mide enzimleri ve hücrelerinin üretimini de artırıyor.

Kızarmış ekmek: Midenin salgıladığı aşırı asidi kurutarak yanma hissini gideriyor.

* Meyankökü:

Güçlü bir mide koruyucusu. Yapılan son araştırmalara göre midedeki aşırı asitlenmeyi azaltıyor.



BELİRTİLERİ


Bir ülser veya gastrite bağlı olmaksızın meydana gelen mide yanmasının belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:

* Karnın üst kısmında veya göğsün alt kısmında bazen yemek yemekle veya antasitlerle geçen yanma hissi veya rahatsızlık

* Geğirme ve arkasından gelen yanma hissi

* Yemeklerden sonra aşırı gaz sıkıştırması

* Sebebi belli olmayan mide bulantıları



Bunlara dikkat edin

* Yemeğe daha fazla zaman ayırın. Ayaküstü değil, sofrada oturarak yiyin.

* Ağzınıza küçük lokmalar alın ve uzun uzun çiğneyin. Bu, midenin sindirim için gerekli salgıları daha kolay üretmesine yardımcı olur.

* Sofradan doymadan kalkın. Mide bir balon gibi olduğu için yemek yerken besinler buraya ulaştıkça sürekli genişler. Bu sebeple ölçülü miktarda yiyin.

* Akşam öğününden sonra kaçamaklar yapmayın. Aksi takdirde mide gece boyunca çalışıp yorulur.

* Akşam yemeği ile uyku arası en az üç saat olmalı. Yani yemek yedikten en az 3 saat sonra yatın.

* Yemekten hemen sonra yere eğilmeniz gerekiyorsa dizlerinizi bükerek eğilin.

* Yiyecek ve içeceklerin çok sıcak ya da çok soğuk olması mide sıvısına zarar verebilir. Bu sebeple yiyecek ve içeceklerin ılık olmasına özen gösterin.

* Yemekten sonra uzanmayın. Unutmayın, mide sıvısı yatay pozisyonu sevmez ve yanma hissi mide borusu yoluyla ağzınıza kadar gelebilir.



Bunlardan uzak durun

* Hazmı kolay olmayan kızartmaları ve ağır yiyecekleri sofranızdan uzaklaştırın. Ağır yağlı, fazla kremalı ya da soslu besinleri yemeyin. Çikolata, içerdiği yüksek dozdaki yağ ve kafein sebebiyle hassas mideye zarar vererek yanma hissine yol açıyor. Sütlü çikolata, daha az yağ içeren bitter çikolataya oranla daha tehlikeli olduğundan çikolata sevenler genelde sütsüz olanını tercih etmeli.

* Kafeinli içecekler mide için çok zararlı. Kahve ve çay hassas mideyi yorabilir. Eğer mide yanmasından şikayet ediyorsanız ve kahve içmeden duramıyorsanız kafeinsiz kahveyi tercih edin.

* Kola, gazlı içecek ve asitli meyve sularını çok dikkatli için. Domates veya portakal suyu da asitli olduğu için mide yanmasını şiddetlendirebilir. Bu sebeple sulandırarak ve balla tatlandırarak için.

* Et suyu ile hazırlanmış çorbalardan uzak durun. Diğer çorbaları ise çok sıcak içmeyin.

* Çiğ soğan ve çiğ meyve de mide asidini artıran etkenlerdendir.

* Sigara ve alkolden uzak durun. Bunlar midedeki yanma hissini artırır.

* Şeker yemeyin ama yemeyi seviyorsanız naneli olanları seçmeyin.



Sizde Beğendiğiniz e-postaları, kendi eserlerinizi veya bizimle paylaşmak istediklerinizi haberdaim@gmail.com mail adresine yollayabilirsiniz..

23 Nisan 2009 Perşembe

İnsan vücudu hakkında olağanüstü gerçekler

İnsanlar kendi vücutlarını tepeden tırnağa bildiklerini söylerler. Fakat bu haberi okuduktan sonra vücudunuz hakkında o kadar da çok bilginiz olmadığını göreceksiniz. Howstuffworks adlı internet sitesinde yer alan habere göre, vücudunuz hakkında sizi şaşırtacak 16 olağanüstü gerçek:

Dil izi: Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın. Parmak izine benzer şekilde, herkes tek ve benzersiz bir dil izine sahip.

Döküntü: Evde tüy dökme derdinden şikayetçi olan sadece evcil hayvanınız değil. İnsanlar her saat yaklaşık 600 bin deri partikülü döküyor. Bu her yıl yaklaşık 680 gram tutuyor, bu nedenle ortalama bir insan 70 yaşına kadar yaklaşık 48 kg deri dökmüş oluyor.

Kemik sayısı: Yetişkinlerde bir bebekten daha az kemik bulunuyor. Doğduğumuzda 350 kemiğe sahip oluyoruz, ancak gelişim süreci boyunca kemikler eriyip birbiriyle kaynaşıyor ve yetişkin olduğumuzda sadece 206 kemiğimiz kalıyor.

Yeni mide: Mide mukozasının dış tabakası ömrü çok kısa olduğu için 3-4 günde yenilendiğini biliyor muydunuz? Eğer yenilenmeseydi, midenizdeki yiyecekleri hazmetmek için kullanılan güçlü asitler, aynı zamanda midene de zarar verecektir.

Koku hatırlama: Burnumuz köpekler kadar hassas değil, ancak 50 bin farklı kokuyu hatırlayabilir.

Uzun bağırsaklar: İnce bağırsağın uzunluğu yetişkin bir insanın boyunun yaklaşık 4 katı uzunluğundadır. Eğer geriye doğru katlanmasaydı, 5-6 metrelik uzunluğu karın boşluğuna sığmazdı.

Bakteri: Bu cilt için gereklidir. İnsan vücudunda cildin her santimetre karesinde yaklaşık 32 milyon bakteri yaşıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu zararsız.

Vücut kokusunun kaynağı: Koltuk altı gibi kokan ayakların kaynağı terdir. İnsanlar ayaklarından da terler. Bir çift ayak 500 bin ter bezine sahiptir ve günde yarım litre ter oluşturabiliyor.

Hapşırma hızı: Hapşırık havada saatte 161 km hızla gidebiliyor. Bu nedenle hapşırınca burnunuz ve ağzınızı kapatmalısınız.

Kan aralığı: Eritrosit olarak bilinen kan hücreleri bikonkav (iki yanı çukur) diskler şeklindedir. Kan uzun bir yolda seyahat eder. İnsan vücudunda yaklaşık 96 bin 560 km kan damarı bulunuyor. Çok çalışkan olan kalp her gün damarların içine 7 bin 571 litre kan pompalıyor.

Tükürük miktarı: Tükürüğünüzün içinde yüzmek istemeyebilirsiniz, fakat biriktirseydiniz bunu yapabilirdiniz. Çünkü, bir ömür boyunca insan 25 bin litre tükürük üretiyor. Bu miktar 2 yüzme havuzunu doldurmaya yeter.

Horlama sesi: 60′lı yaşlarda, erkeklerin yüzde 60′ı ve kadınların yüzde 40′ı horluyor. Horlama ortalama 60 desibelken, horlama seviyesi bazı kişilerde 80 desibelin üzerine çıkabiliyor. 80 desibel seviyesindeki ses havalı matkabın çıkardığı ses kadar yüksektir. 85 desibelin üzerindeki sesler insan kulağına zarar verdiği saptanmıştır.

Saç rengi ve sayısı: Sarışınlar kesinlikle daha fazla saça sahipler. Saç rengi saçımızın ne kadar sık olduğunu belirlememize yardımcı oluyor. Buna göre sarışınlar en üst sırada yer alıyor. Bir insanda ortalama 100 bin saç kılı bulunurken, sarışınlarda bu sayı ortalama 146 bin. Siyah saçlı insanlar yaklaşık 110 bin saç kılına sahip, kahverengi saçlı insanlarda ise 100 bin saç kılı bulunuyor. Kızıl saçlı insanların ise saç kılı daha az yaklaşık 86 bin kadar.

Tırnak gelişimi: Eğer el tırnaklarınızı ayak tırnaklarınızdan daha sık kesiyorsanız, bu doğaldır. El tırnaklarımız daha çok kullanıldığı için daha hızlı uzuyorlar. Elimizin tırnakları 0,5 - 0,6 mm hızla uzar. Yani kesilmezlerse yılda 2,5 - 3,0 santimetre uzunluğa ulaşabilirler. Ayak tırnaklarının uzama hızı bunun dörtte biri kadardır. En hızlı uzayan tırnak orta parmağın tırnağıdır.

Baş ağırlığı: Bebekler doğduklarında başlarını tutamazlar. İnsan başı doğduğunda vücudumuzun toplam uzunluğunun dörtte biri kadardır. Fakat, yetişkin olduğumuzda bu oran toplam uzunluğumuzun 8′de birine ulaşır.

Uyku ihtiyacı: Haftalarca bir şey yemezseniz ölmezsiniz, fakat 11 günden sonra uykusuzluğa dayanamazsınız, sonsuza kadar uyup kalırsınız.

(wwww.netpano.com, 4-2009)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...