Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
4 Haziran 2010 Cuma
21 Temmuz 2009 Salı
Kalın enseli olmak, uykuda ölüm nedeni
Uykuda 10 saniyeden fazla nefessiz kalınması anlamına gelen uyku apnesinin özellikle küçük çeneli ve kalın enseli kişilerde fazla görüldüğü uzmanlardan tarafından açıklandı.
İnternational Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Uyku Bozuklukları Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. Bülent Tutluoğlu, uykuda 10 saniyeden fazla nefessiz kalınması anlamına gelen uyku apnesinin özellikle küçük çeneli ve kalın enseli kişilerde fazla görüldüğünü bildirdi.
Tutluoğlu, "Uyku apnesi kişilerde ölüme kadar gidebilecek ağır tablolar ortaya çıkarabiliyor. Koah ile birlikte uyku apnesi varsa vücutta düşük olan oksijen iyice düşüyor. Hastanın uyku sırasında ölmesine neden olabiliyor" dedi.
Apnenin nedenleri hakkında bilgi veren Tutluoğlu, bunları şöyle sıraladı:
"Kişinin 30 yaşın üzerinde olması, tıkayıcı apne riskini artırıyor. Erkeklerde kadınlardan iki veya 3 kat fazla apne görülüyor. Eğer kişinin ailesinde uyku apnesi varsa, kendisinde de apne gelişebiliyor. Uyku apnesi siyah ırkta daha fazla görülüyor.
Omurgadaki yapısal bozukluklar ve eğrilikler apne ihtimalini yükseltiyor.Yüzdeki anomaliler ve çene yapısının küçük olması, apnede risk faktörü, çünkü çene arkaya doğru giderek solunum yolunu tıkayabiliyor. Menopoz kadınlarda uyku apnesi riskini artırıcı bir etken.
Obezite uyku apnesine yol açıyor. Uyku apnesi olanların yüzde 70'inden fazlasında obezite görülüyor. Boyun çevresi ne kadar genişse, apne riski o kadar yüksek. Erkeklerde 43, kadınlarda 42 santimetrenin üzerindeyse uyku apnesi gelişebiliyor.
Ağızda, burunda tıkayıcı sorunlar, burun kemiğindeki eğrilik apne nedeni Kemik deformiteleri uyku apnesine yol açabilir. Alkol veya ilaç kullanımı da solunum yollarının tıkanmasına neden olabiliyor. Sırt üstü yatmak ve yüksek yastıkta yatmak da apneyi artırıyor.Sigara önemli risk faktörü. Nikotin kasları gevşeterek apneyi tetikliyor. Kötü uyku alışkanlıkları yani değişik zamanlarda, değişik yerlerde uyuma ve aşırı yorgunluk da apneye neden oluyor.
NE ZAMAN DOKTORA GİDİLMELİ?"
Apnenin en büyük belirtisi horlama. Bazen kişi çok şiddetli bir ses çıkararak horladığının farkında olmuyor. Aynı evde yaşadığı kişiler, eşi, yakınları rahatsız olduğu gibi alt ve üst komşular da rahatsız oluyor" diyen Tutluoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Horlamanın dışında uyanma atakları, huzursuz hareketler, bacak hareketleri, nefessiz kalma hissiyle uyanma da önemli belirtiler arasında yer alıyor. Gün esnasında sabah kalkınca baş ağrısı olması, gün içerisinde uyuklama, toplantılarda uyuklama, birisiyle konuşurken dahi uyuklama görülüyor. Bu durumun kişinin yakınları tarafından fark edilip mutlaka hekime yönlendirilmesi, uyku bozuklukları kliniğine başvurulması gerekiyor."
Etiketler: international hospital, göğüs hastalıkları uzmanı,uyku bozuklukları,bülent tutluoğlu,kalın ense,uykuda ölüm,uyku,
17 Temmuz 2009 Cuma
Uykusuzluğa iyi gelen bitkiler
Uyku kalitenizi artırmak elinizde; her sorunun olduğu gibi insomnia için de bitkisel çözümler doğada mevcut.
UYUMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORSANIZ...
1) Yanında karbonhidrat almadığınız yüksek proteinli yemeklerden sonra, uyumakta güçlük çekebilirsiniz. Yüksek proteinli yiyeceklerde bol miktarda tirozin bulunur ve bu beyni “uyanık” tutmaya yarayan bir amino asittir. Etlerin yanında tam tahıllı makarna ya da kepekli pirinç yemeyi deneyin.
2) İkinci Dünya Savaşı sırasında askerlerin uyku ilacı olarak kullandığı acı marulun, sakinleştirici etkisi olduğu bilinmektedir.
3) Gece uykusunun en kaliteli olacağı saatler akşam 22.00 ile sabah 06.00 arasıdır. Vücut kendini gece 23.00 ile 01.00 arası yeniler. Bu saatlerde uyanık olmamakta fayda var.
4) Yatağa girerken çorap giymeyi ihmal etmeyin, çünkü ayaklar, vücudunuzda ilk ısı kaybeden bölgedir, ve bu uykuya dalmayı güçleştirebilir. Ayaklarınızı sıcak tutmak, uyku ilacından daha etkili olabilir.
5) Gün içinde aldığınız kafein miktarını azaltmaya çalışın. Öğlen içtiğiniz bir bardak kahve bile gece sizi uyutmayabilir.
6) Düzenli olarak spor yapanlar, yapmayanlara göre çok daha kaliteli ve düzenli bir uyku çekerler. Spor yaptıktan sonra enerjiniz artıyorsa, sabah saatlerinde yapmanız daha iyi olacaktır.
7) Bazı besinler uyumanıza yardımcı olur; süt bunların başında gelir. Ton balığı, kalkan balığı, enginar, badem, yumurta, şeftali, ceviz, kayısı, kuşkonmaz, yulaf, patates ve muz, uyku getiren diğer besinler. Mümkünse saat 20.00'den sonra hiçbir şey içmeyin. Bu, gece yatarken sık sık tuvalete kalkmanızı önler.
8) Odanız karanlık, rahat ve sessiz olsun. Işık ve ses, çoğu insanın uykusunu kaçırır. Bu nedenle odanızda bilgisayar ve televizyon bulundurmamaya çalışın. Gece kalkarsanız ana ışık kaynağını açmayın, gece lambasını açın. Odanız çok sıcak ya da soğuk olmasın.
9) Sigarayı azaltın. Yatmadan sigara içince kendinizi gevşemiş gibi hissetseniz de, bir süre sonra uykusuzluğa neden olur. Nikotinin etkisi tıpkı kafein gibidir ve vücudunuzda 14 saat etkili olur.
10) Evcil hayvanınız varsa, odanıza almayın. Kedi ve köpeğiniz sizinle mi uyuyor? Demek ki uykusuzluğa davetiye çıkarıyorsunuz, gece yarısı ayağa dikilmeye heveslisiniz. Evcil hayvanların yeri yatak değildir.
KEDİOTU
Kediotunun küçük pembe-beyaz çiçekleriyle çekici bir görüntüsü vardır fakat köklerinin kokusu pek hoş değildir.Bu koku kedilerin çok hoşuna gider,bitkinin toprağını kazıp kökünü çıkarmaya çalışırlar.Bu yüzden bitkiye kedi otu denmiştir. Uykusuzluğa ondan daha iyi gelen bir bitki henüz bulunamamıştır. Kediotu kökünü, yatmadan 1 saat önce 2 kapsül alabilirsiniz. Ya da kediotunun çayını, tabletlerini ya da sıvı ekstrelerini kolaylıkla bulabilirsiniz.
PAPATYA
Sakinleştirici etkisi vardır, uykusuzluğa çok iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak ve bitkinliği gidermek için papatya banyosundan oldukça iyi sonuç alınabilmektedir. Banyo suyu için 4 avuç dolusu papatya kaynamış suya konur ve normal çay gibi demlenir ve ılıması beklenir. Papatya çayı için de bir tutam papatya 1 bardak kaynamış suda haşlanır ve 10 dakika demlenir.
LAVANTA
Lavanta kokusu, sinir sisteminizi gevşetir ve sizi uyanık tutan stres hormonlarını azaltır. Ayrıca lavanta kokusu, beyni rahatlatan alfa dalgalarının üretimini çoğaltır ve dolayısıyla uyumanıza yardımcı olur. Özellikle depresyonla ilgili aşırı sinirlilik durumunda yatıştırıcı olur. Dilerseniz lavanta yağı ile duştan sonra masaj yapabilirsiniz, bu gevşemenize yardımcı olacaktır.
KEREVİZ SAPI
Çok yaygın olarak bulunmayan bu kereviz cinsinin uykusuzluğa iyi geldiği bilinmektedir. Kereviz saplarını isterseniz çiğ olarak, isterseniz ince ince doğrayıp çorbalara veya salatalara ilave ederek kullanabilirsiniz.
ŞERBETÇİ OTU
Maya otu ya da bira otu olarak da bilinir. Uykusuzluğunuz, adet dönemin ya da menopoz ile ilgiliyse, şerbetçiotu hormonlarınızın seviyesini dengeleyecektir. Bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış şerbetçi otunu, orta boy bir su bardağı kaynamış sıcak suyla haşlanır. 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3 bardak taze demlenmiş çay içilebilir. Çayını içtikten sonra bir tül bir kesenin içine şerbetçiotlarını koyup, yastığınızın altına da koyabilirsiniz.
OĞUL OTU
Halk dilinde limon nanesi, melisa ya da kovan otu olarak da bilinen oğul otunun iç açıcı bir kokusu vardır ve sinirlerin yatışmasına yardımcı olur. 2 ya da 3 çay kaşığı dolusu ince kıyılmış oğul otuna 1 bardak kaynamış su eklenir. 10 dakika kadar demlendikten sonra süzülür. Bitki kesinlikle kaynatılmamalıdır. Dilerseniz bal ile tatlandırarak, günde 3 ya da 4 bardak içilebilir. Yatmadan önce içilmesi tavsiye edilir.
2 Temmuz 2009 Perşembe
Uyku Hakkında Bilinmesi Gereken 20 Bilimsel Gerçek
*Uyku insanın olmazsa olmazları arasında ve yaşamla ölüm arasında bir geçiş sanki.
*İşte uyku hakkında bilinmesi gereken 20 bilimsel gerçek...
*
1. En uzun uyanık durma rekoru 18 gün, 21 saat ve 40 dakika.
Rekoru kıran kişi bu süre boyunca halüsünasyon gördüğünü, paranoya
yaşadığını, görüşünün bulanıklaştığını, konuşmasının kaydığını, hafıza ve konsantrasyon kaybı yaşadığını söyledi.
2. Tıbbi inceleme olmadan birisinin gerçekten uyanık olduğunu anlamak imkansızdır.
İnsanlar gözleri açık ve farkında olmaksızın şekerleme yapabilirler.
3. Beş dakikadan önce uykuya dalarsanız bu uykuya muhtaç olduğunuz
anlamına gelir.
Uykuya dalma süresinin idealı 10 ve 15 dakika arasındadır.
Bu, sizin yorgun olduğunuza ve derin uykuya hazır olduğunuzu söyler.
4. Rüyaların uzun bir süre boyunca REM (Rapid Eye Movement - Hızlı göz hareketi) sırasında olduğuna inanılıyordu ancak REM'in olmadığı uyku periyodlarında da rüya görülebilir.
Rüya görmediğimizde hiç uykumuzun olmaması muhtemeldir.
5. REM rüyaları genellikle kötü olaylar dizisi tarafından domine
edilir, ama REM periyodu dışındaki rüyalar kendini tekrar eder ve hayali düşünce gibidir.
Örneğin, uyandığınızda telefonunuzu bir yerde unuttuğunuz hissiyatına
kapılırsınız.
6. REM uykusundaki bazı göz hareketleri uyku anında yapılan belli
hareketlerin aynısıdır. Örneğin rüyanızda film izlerseniz gözleriniz sabit durur, ama bir şeyler ararsanız gözleriniz gerçek hayatta yaptığınız gibi sağa sola bakar.
7. Filler REM uykusu dışında ayakta uyurlar.
8. Bazı bilimadamları rüyalarda hatırlamaya değer şeylerin görüldüğünüiddia ederken, bazıları da unutulması gereken tecrübelerin görüldüğünü söyler.
9. Rüyaların hiçbir amacı yoktur ancak iki şeyden doğar: uyku ve şuur.
10. Bilim adamları 1998 senesinde bir insanın dizinin arkasına parlak
bir ışık tutarak beynin uyuma-uyanma saatini ilk haline getirdiler.
Deneyi yapanlar bu olguyu açıklayamadı.
11. İngiliz Savunma Bakanlığı araştırmacılar askerlerin biyolojik
saatleriyle oynamayı başararak onları 36 saat uyanık tuttu.
Çok küçük optik lifler askerlerin retinasına çok küçük boyutlardaki
bir çerçeve içinde yerleştirildi.
Bunun sayesinde askerler kendilerini henüz uyanmış gibi hissediyordu.
12. 199 Exxon Valdez yağ akıntısı, Challenger uzay mekiği faciası ve
Çernobil nükleer kazasının hepsinin, orada bulunan görevlilerin
uykusuz halde çalıştıkları için gerçekleştiği ortaya çıktı.
13. Bazı insanların uyanmak istediği saatten erken ve ya geç
uyanmasını sağlayan 'biyolojik alarm' stres hormonu salgılamasından oluşuyor.
Araştırmacılar bunun uyanmanın verdiği stresi yansıttığını söylüyor.
14. Dijital alarmlı saatten gelen çok az bir ışık bile tamamen uyanık
olmasanız da uyku düzeninizi bozar.
Işık hüzmesi beyindeki 'nöral anahtarı' kapatır ve uyku için gereken
vücut kimyasallarının dakikalar içinde kaybolmasına neden olur.
15. İnsanlar, hayvanlara göre üç saat daha az uyur.
16. Avlanma ya da saldırılma riski bulunan ördekler, beyninin bir
tarafını uyutabilirken, diğer yandan da uyanık kalabilir.
17. Viktoryan döneme ait günlüklerde yetişkin bir insanın gecede 10
saat uyuduğunu ortaya çıkarttı.
18. Uykuyla ilgili bildiğimiz her şey geçmiş 25 senede bulundu.
19. Saatler geri alındığında Kanada'da çalışanlara fazladan verilen 1saatlik uyku izni gününde, trafik kazalarının gözle görülür derecede
düştüğü gözlendi.
20. Uzmanlar, uyku düzenini bozan en 'cazibeli' şeyin 24 saat internet

bağlantısı olduğunu söylüyor.
23 Nisan 2009 Perşembe
İnsan vücudu hakkında olağanüstü gerçekler
İnsanlar kendi vücutlarını tepeden tırnağa bildiklerini söylerler. Fakat bu haberi okuduktan sonra vücudunuz hakkında o kadar da çok bilginiz olmadığını göreceksiniz. Howstuffworks adlı internet sitesinde yer alan habere göre, vücudunuz hakkında sizi şaşırtacak 16 olağanüstü gerçek:
Dil izi: Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın. Parmak izine benzer şekilde, herkes tek ve benzersiz bir dil izine sahip.
Döküntü: Evde tüy dökme derdinden şikayetçi olan sadece evcil hayvanınız değil. İnsanlar her saat yaklaşık 600 bin deri partikülü döküyor. Bu her yıl yaklaşık 680 gram tutuyor, bu nedenle ortalama bir insan 70 yaşına kadar yaklaşık 48 kg deri dökmüş oluyor.
Kemik sayısı: Yetişkinlerde bir bebekten daha az kemik bulunuyor. Doğduğumuzda 350 kemiğe sahip oluyoruz, ancak gelişim süreci boyunca kemikler eriyip birbiriyle kaynaşıyor ve yetişkin olduğumuzda sadece 206 kemiğimiz kalıyor.
Yeni mide: Mide mukozasının dış tabakası ömrü çok kısa olduğu için 3-4 günde yenilendiğini biliyor muydunuz? Eğer yenilenmeseydi, midenizdeki yiyecekleri hazmetmek için kullanılan güçlü asitler, aynı zamanda midene de zarar verecektir.
Koku hatırlama: Burnumuz köpekler kadar hassas değil, ancak 50 bin farklı kokuyu hatırlayabilir.
Uzun bağırsaklar: İnce bağırsağın uzunluğu yetişkin bir insanın boyunun yaklaşık 4 katı uzunluğundadır. Eğer geriye doğru katlanmasaydı, 5-6 metrelik uzunluğu karın boşluğuna sığmazdı.
Bakteri: Bu cilt için gereklidir. İnsan vücudunda cildin her santimetre karesinde yaklaşık 32 milyon bakteri yaşıyor. Bunların büyük bir çoğunluğu zararsız.
Vücut kokusunun kaynağı: Koltuk altı gibi kokan ayakların kaynağı terdir. İnsanlar ayaklarından da terler. Bir çift ayak 500 bin ter bezine sahiptir ve günde yarım litre ter oluşturabiliyor.
Hapşırma hızı: Hapşırık havada saatte 161 km hızla gidebiliyor. Bu nedenle hapşırınca burnunuz ve ağzınızı kapatmalısınız.
Kan aralığı: Eritrosit olarak bilinen kan hücreleri bikonkav (iki yanı çukur) diskler şeklindedir. Kan uzun bir yolda seyahat eder. İnsan vücudunda yaklaşık 96 bin 560 km kan damarı bulunuyor. Çok çalışkan olan kalp her gün damarların içine 7 bin 571 litre kan pompalıyor.
Tükürük miktarı: Tükürüğünüzün içinde yüzmek istemeyebilirsiniz, fakat biriktirseydiniz bunu yapabilirdiniz. Çünkü, bir ömür boyunca insan 25 bin litre tükürük üretiyor. Bu miktar 2 yüzme havuzunu doldurmaya yeter.
Horlama sesi: 60′lı yaşlarda, erkeklerin yüzde 60′ı ve kadınların yüzde 40′ı horluyor. Horlama ortalama 60 desibelken, horlama seviyesi bazı kişilerde 80 desibelin üzerine çıkabiliyor. 80 desibel seviyesindeki ses havalı matkabın çıkardığı ses kadar yüksektir. 85 desibelin üzerindeki sesler insan kulağına zarar verdiği saptanmıştır.
Saç rengi ve sayısı: Sarışınlar kesinlikle daha fazla saça sahipler. Saç rengi saçımızın ne kadar sık olduğunu belirlememize yardımcı oluyor. Buna göre sarışınlar en üst sırada yer alıyor. Bir insanda ortalama 100 bin saç kılı bulunurken, sarışınlarda bu sayı ortalama 146 bin. Siyah saçlı insanlar yaklaşık 110 bin saç kılına sahip, kahverengi saçlı insanlarda ise 100 bin saç kılı bulunuyor. Kızıl saçlı insanların ise saç kılı daha az yaklaşık 86 bin kadar.
Tırnak gelişimi: Eğer el tırnaklarınızı ayak tırnaklarınızdan daha sık kesiyorsanız, bu doğaldır. El tırnaklarımız daha çok kullanıldığı için daha hızlı uzuyorlar. Elimizin tırnakları 0,5 - 0,6 mm hızla uzar. Yani kesilmezlerse yılda 2,5 - 3,0 santimetre uzunluğa ulaşabilirler. Ayak tırnaklarının uzama hızı bunun dörtte biri kadardır. En hızlı uzayan tırnak orta parmağın tırnağıdır.
Baş ağırlığı: Bebekler doğduklarında başlarını tutamazlar. İnsan başı doğduğunda vücudumuzun toplam uzunluğunun dörtte biri kadardır. Fakat, yetişkin olduğumuzda bu oran toplam uzunluğumuzun 8′de birine ulaşır.
Uyku ihtiyacı: Haftalarca bir şey yemezseniz ölmezsiniz, fakat 11 günden sonra uykusuzluğa dayanamazsınız, sonsuza kadar uyup kalırsınız.
(wwww.netpano.com, 4-2009)