Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
bitkisel çözüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitkisel çözüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2009 Cuma

Egzama için pratik bitkisel çözüm önerileri Ahmet Maranki

Prof. Dr. Ahmet Maranki Karaciğer temizliği ve cilt problemleri icin kırmızı pancar kürünü tavsiye ediyor.

Karaciğer rahatsızlıkları, saç dökülmeleri, cilt problemleri, sedef hastalığı, vitiligo (ala) hastalığı, egzama, kurdeşen (ürtiker) gibi hastalıkların giderilmesi için karaciğerin temizlenmesi gerekir.

Karaciğerin temizlenmesi için kırmızı pancar kürünün uygulanması gereklidir.

Kırmızı pancar kürü:

Önceden iyice temizlenmiş 250 gram kırmızı pancarı dörde bölerek 1 le kaynar Suda 3 Dakika kaynatın.
Demlendikten sonra elde ettiğiniz pancar suyunu Sabah, akşam ve gece yatmadan önce olmak üzere Günde 3 kez aç karnına için.Bu uygulamaya 3 hafta devam edin.

--
İlan Grubu

11 Ağustos 2009 Salı

Üzüm immün sistemini güçlendiriyor

Üzüm ve üzüm suyu tüketiminin vücudun immün sistemini güçlendirdiği, bu mevsimde bol tüketilmesinde fayda olduğu bildirildi.

Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Klinik Şefi Prof. Dr. Necat Yılmaz, yaptığı açıklamada, mevsiminin geldiği bu günlerde özellikle üzümü ve şırasını sık sık tüketmek gerektiğini belirtti.

Düzenli olarak üzüm suyu tüketen insanların kanında vücudu hastalıklara karşı koruyan gammadelta T hücrelerinin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İspanyol araştırmacılar üzüm tüketiminin NADPH oksidaz enzimini azaltarak damarların oksidasyonunu azalttığını gösterdiler. Bu çalışma Br. J. Nutrition dergisinde yayımlandı. Özellikle kırmızı üzüm içerisinde yer alan polifenoller çok faydalı bileşikler olup kronik hastalıkların oluşumu engellemektedir. Yani üzümün içerisinde yer alan bu faydalı bileşikleri mutlaka şarap olarak tüketmek gerekmez. Ülkemizin başına bela olan kalp damar hastalıklarının oluşumunu engeller.
Böylece milyonlarca doları ilaçlara harcamayız.”

Aslında çocukluk çağında başlayan kalp damar hastalıkları ancak ileri yaşlarda çıktığı için insanların yanlış bir düşünceyle ileri yaşta aniden kalp hastası olduğunu düşündüklerini vurgulayan Prof. Dr. Yılmaz, “Oysa önceki yıllarda edindiği beslenme alışkanlıkları kendisini hasta etmiştir” dedi.

Havaların sıcak olduğu yaz mevsiminde bize düşenin hem bizim hem de çocukların sağlığını korumak olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Zararlı gazlı içecekler yerine taze meyve sularını, şırasını, şerbetini tercih etmemiz gereklidir. Mümkün olduğunca doğal beslenmeliyiz. Ülkemize bahşedilen eşsiz lezzet ve güzellikteki üzümlerini mümkün olduğunca tüketmeye çalışalım.”
http://www.geyikmerkezi.com/resimarsivi/uzum_bagi_el-aziz.net.jpg

17 Temmuz 2009 Cuma

Uykusuzluğa iyi gelen bitkiler

Bir insan hayatının ortalama 25 senesini uyuyarak geçirir. Bu şanslı olanlar için geçerli tabi; uyumakta zorluk çeken insomniaklar için bu süre çok daha kısa. Her sorunun olduğu gibi insomnia (uyuyamama sorunu) için de bitkisel çözümler doğada mevcut.

Uyku kalitenizi artırmak elinizde; her sorunun olduğu gibi insomnia için de bitkisel çözümler doğada mevcut.


UYUMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORSANIZ...

1) Yanında karbonhidrat almadığınız yüksek proteinli yemeklerden sonra, uyumakta güçlük çekebilirsiniz. Yüksek proteinli yiyeceklerde bol miktarda tirozin bulunur ve bu beyni “uyanık” tutmaya yarayan bir amino asittir. Etlerin yanında tam tahıllı makarna ya da kepekli pirinç yemeyi deneyin.

2) İkinci Dünya Savaşı sırasında askerlerin uyku ilacı olarak kullandığı acı marulun, sakinleştirici etkisi olduğu bilinmektedir.

3) Gece uykusunun en kaliteli olacağı saatler akşam 22.00 ile sabah 06.00 arasıdır. Vücut kendini gece 23.00 ile 01.00 arası yeniler. Bu saatlerde uyanık olmamakta fayda var.

4) Yatağa girerken çorap giymeyi ihmal etmeyin, çünkü ayaklar, vücudunuzda ilk ısı kaybeden bölgedir, ve bu uykuya dalmayı güçleştirebilir. Ayaklarınızı sıcak tutmak, uyku ilacından daha etkili olabilir.

5) Gün içinde aldığınız kafein miktarını azaltmaya çalışın. Öğlen içtiğiniz bir bardak kahve bile gece sizi uyutmayabilir.

6) Düzenli olarak spor yapanlar, yapmayanlara göre çok daha kaliteli ve düzenli bir uyku çekerler. Spor yaptıktan sonra enerjiniz artıyorsa, sabah saatlerinde yapmanız daha iyi olacaktır.

7) Bazı besinler uyumanıza yardımcı olur; süt bunların başında gelir. Ton balığı, kalkan balığı, enginar, badem, yumurta, şeftali, ceviz, kayısı, kuşkonmaz, yulaf, patates ve muz, uyku getiren diğer besinler. Mümkünse saat 20.00'den sonra hiçbir şey içmeyin. Bu, gece yatarken sık sık tuvalete kalkmanızı önler.

8) Odanız karanlık, rahat ve sessiz olsun. Işık ve ses, çoğu insanın uykusunu kaçırır. Bu nedenle odanızda bilgisayar ve televizyon bulundurmamaya çalışın. Gece kalkarsanız ana ışık kaynağını açmayın, gece lambasını açın. Odanız çok sıcak ya da soğuk olmasın.

9) Sigarayı azaltın. Yatmadan sigara içince kendinizi gevşemiş gibi hissetseniz de, bir süre sonra uykusuzluğa neden olur. Nikotinin etkisi tıpkı kafein gibidir ve vücudunuzda 14 saat etkili olur.

10) Evcil hayvanınız varsa, odanıza almayın. Kedi ve köpeğiniz sizinle mi uyuyor? Demek ki uykusuzluğa davetiye çıkarıyorsunuz, gece yarısı ayağa dikilmeye heveslisiniz. Evcil hayvanların yeri yatak değildir.


KEDİOTU
Kediotunun küçük pembe-beyaz çiçekleriyle çekici bir görüntüsü vardır fakat köklerinin kokusu pek hoş değildir.Bu koku kedilerin çok hoşuna gider,bitkinin toprağını kazıp kökünü çıkarmaya çalışırlar.Bu yüzden bitkiye kedi otu denmiştir. Uykusuzluğa ondan daha iyi gelen bir bitki henüz bulunamamıştır. Kediotu kökünü, yatmadan 1 saat önce 2 kapsül alabilirsiniz. Ya da kediotunun çayını, tabletlerini ya da sıvı ekstrelerini kolaylıkla bulabilirsiniz.


PAPATYA
Sakinleştirici etkisi vardır, uykusuzluğa çok iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak ve bitkinliği gidermek için papatya banyosundan oldukça iyi sonuç alınabilmektedir. Banyo suyu için 4 avuç dolusu papatya kaynamış suya konur ve normal çay gibi demlenir ve ılıması beklenir. Papatya çayı için de bir tutam papatya 1 bardak kaynamış suda haşlanır ve 10 dakika demlenir.


LAVANTA
Lavanta kokusu, sinir sisteminizi gevşetir ve sizi uyanık tutan stres hormonlarını azaltır. Ayrıca lavanta kokusu, beyni rahatlatan alfa dalgalarının üretimini çoğaltır ve dolayısıyla uyumanıza yardımcı olur. Özellikle depresyonla ilgili aşırı sinirlilik durumunda yatıştırıcı olur. Dilerseniz lavanta yağı ile duştan sonra masaj yapabilirsiniz, bu gevşemenize yardımcı olacaktır.


KEREVİZ SAPI
Çok yaygın olarak bulunmayan bu kereviz cinsinin uykusuzluğa iyi geldiği bilinmektedir. Kereviz saplarını isterseniz çiğ olarak, isterseniz ince ince doğrayıp çorbalara veya salatalara ilave ederek kullanabilirsiniz.


ŞERBETÇİ OTU
Maya otu ya da bira otu olarak da bilinir. Uykusuzluğunuz, adet dönemin ya da menopoz ile ilgiliyse, şerbetçiotu hormonlarınızın seviyesini dengeleyecektir. Bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış şerbetçi otunu, orta boy bir su bardağı kaynamış sıcak suyla haşlanır. 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 3 bardak taze demlenmiş çay içilebilir. Çayını içtikten sonra bir tül bir kesenin içine şerbetçiotlarını koyup, yastığınızın altına da koyabilirsiniz.


OĞUL OTU
Halk dilinde limon nanesi, melisa ya da kovan otu olarak da bilinen oğul otunun iç açıcı bir kokusu vardır ve sinirlerin yatışmasına yardımcı olur. 2 ya da 3 çay kaşığı dolusu ince kıyılmış oğul otuna 1 bardak kaynamış su eklenir. 10 dakika kadar demlendikten sonra süzülür. Bitki kesinlikle kaynatılmamalıdır. Dilerseniz bal ile tatlandırarak, günde 3 ya da 4 bardak içilebilir. Yatmadan önce içilmesi tavsiye edilir.

7 Temmuz 2009 Salı

Akciğer kanserine karşı kavun

Her 100 bin kişinin yaklaşık 30'unda görülen akciğer kanseri, her geçen gün artıyor.Uzmanlar yaz mevsiminin en çok tüketilen meyvesi kavunun akciğer kanserini önlediğini açıkladı.
Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülen akciğer kanserinin en önemli nedeninin sigara olduğu biliniyor. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de en sık görülen kanser türünün akciğer kanseri olduğuna dikkat çeken Avrasya Hospital Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Ali Güven Akıncı, "Akciğer kanseri genellikle sigara içen veya içmiş olan kişilerde görülüyor.

Son yıllarda halk arasında duman altı içici olarak bilinen pasif içiciliğin de kansere yakalanma oranını yüzde 1.3 kat arttırdığı biliniyor" diye konuştu.

SİGARADAN UZAK DURUN

Kansere yakalanmada genetik faktörlerin de etkili olduğunu anlatan Akıncı, ailesinde kanser olan kişilerin kansere yakalanma riskinin çok yüksek olduğunu belirtti. Akıncı, sigaradan tamamen uzak durulmasını tavsiye etti.

SEBZE MEYVE TÜKETİMİ ÖNEMLİ

Bazı beslenme özelliklerinin de akciğer kanseri riskini etkileyebileceğini ifade eden Akıncı, sebze ve meyve tüketiminin akciğer kanseri gelişimi riskini önemli ölçüde azalttığını kaydetti. Akıncı özellikle yaz aylarında kavun, kayısı gibi meyvelerin tüketilmesini tavsiye etti.

DOMATESTEN VAZGEÇMEYiN

Domatesin de kanseri önleyici etkisi bulunduğunu anlatan Op. Dr. Ali Güven Akıncı, "Karatenoidler özellikle havuç, koyu yeşil yapraklı sebzeler, domates, kırmızı biberi de sofranızdan eksik etmeyin" ifadesini kullandı.

GÜNDE 3-4 TANE TÜKETİN

Daha önce Illinois Üniversitesi'nde yapılan araştırmalarda domatese kırmızı rengini veren 'likopen' maddesinin erkeklerde görülen prostat kanserine karşı etkili olduğu ve 50 yaşın üzerindeki erkeklerin günde en az 3-4 domates tüketmesi gerektiği belirlenmişti. ‘likopen’ çeşitli kanser risklerini önlüyor ve sağlık sorunlarına karşı vücudun direncini artırıyor. Domatesin içeriğindeki A, B1, B2, C ve K vitaminleri ve çeşitli minerallerle adeta bir sağlık deposu.

23 Haziran 2009 Salı

Kekik ve Kekiğin Faydaları

Kekik dostumuzla yakından tanışıyorsunuzdur. Yüzyıllardır süre gelen bir gelenek gibidir kekik kullanmak. Aromatik yapıları biz insanları hep çekmiştir. Kekik uçucu yağının halk arasında kullanımı baya yagındır. Kekik suyu kullanımı (aslen bu su kekiğin yağ altı suyudur.) bu senelerde daha da artmıştır. Özellikle bayanlar kilolarını muhafaza etmek biraz daha zayıflamak amaçlı kullanmaktadırlar.

Doğanın şifalı elinin her zaman üstümüzde olduğunun küçük bir göstergesi kekik. Hangimizin mutfağına girmemiştir, salatalarımıza yemeklerimize aramasıyla hoşluk katmamıştır. Eminim herkesin mutfağında ufakta olsa bir yeri vardır. Özellikle et yemeklerinde, sebzelerden de kabak yemeğine ne de güzel yakışır. Salata sosuna karıştırılan bir tutam kekik damağımızda ne de hoş bir tat bırakır. (Laf aramızda ben bayılırım kekikli salataya.)

kekik sıcak bir bitkidir doğasıyla. Hepimizin içine aramosını yayar.Yapısı gereği de güneşi ve sıcağı seven bir bitkidir. Sıcak topraklarda yetişir. Bodur bir bitkidir. Türkiye'nin her yerinde yetişebilen bir bitkidir. Her yörenin kekiği farklı yapıdadır. İçeriğindeki kimyasal maddelerin oranı yetişme yerine göre değişmektedir ama genel özellikler aynıdır.

Kekik çok rahat bulunabilen bir bitkidir.Ormana çıktığınızda toplayabileceğiniz, pazardan yaş halde alıp kurutabilir ya da marketlerden kurutulmşunu alabilirsiniz.Evinizde saksınızda bile yetiştirebilirsiniz.:)

Elimizin altındaki dostumuzun faydaları nelermiş dediğinizi duyar gibi oldum;) hemen yazıyorum...

Yazacaklarımı bizzat uyguladım,iyi geliyor tavsiye edilir;)

Çayının yapımı çok kolay ve ferahlatıcı bir etkisi var, sinirleri yatıştırıcı, mideyi rahatlıcıdır. Boğaz tahrişi, öksürük, gribal enfeksiyonlarda kullanılmasını tavsiye ederim.

Sabahları bir bardak kekik çayını içtiğinizde vücudunuzda iyi ve güzel şeylerin harekete geçtiğini hissedeceksiniz. Özellikle soğuk havalarda şifa niyetine hasta olmasanızda için bence.

Gargara biçiminde de kullanabilirsiniz kekiği. Bronşit ve öksüreğe iyi gelir. Ağız yaralarını geçirmeye birebirdir. Mutlaka deneyin faydası olacaktır. İster çay gibi için, ister gargara yapın. Günde iki üç bardak içimi yarayı iyileştirir. Ders çalışanlara tavsiye, zekanızı açmak için kekik kullanabilirsiniz. Çayını normal demleme şeklinde yaparsanız daha güzel olur.

Alkol bağımlılığına karşıda kullanımı vardır. sara hastalığında kullanılabilinir.

Kekik romatizmal ağrılara da iyi gelir. zayıf ve solgun Çocukara kekik banyosu yaptırılabilir, yetişkinlerde banyosunu yapabilirler.

UYARILAR : Kekik Çayı, içerisindeki en etkili madde olan eterli uçucu yağın (Thymol) yitirilmemesi için hiçbir zaman kaynatılmaz! Hamilelerin (Düşükleri kolaylaştırır ve bebeğin rahimden çıkmasını çabuklaştırır.) kullanmaması tavsiye edilir. Önerilen dozlar aşılmadığında, bilinen hiçbir yan etkisi yoktur. Fakat kekik yağının içten kullanımında aşırılığa kaçılması, tiroid bezinin işlevini arttırabilir. Bu nedenle guatr hastalarının kekik yağını kullanmaması tavsiye edilmektedir. Kekik çayı içimi ise böyle bir duruma yol açmaz.

Kullanım biçimleri:

Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı kurutulup, ince kıyılmış kekik,orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapatılarak 8-10 dakika demlendirilir ve süzülür. Günde 2-3 bardak yeni demlenmiş olarak, aç karnına veya öğün aralarında, soğutulmadan ve yudumlanarak içilir.

Kekik Banyosu: 70-100 gr kurutulmuş kekik bir tülbentin içine gevşekçe bağlanarak 2-3 litre soğuk suya eklenir. Kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra (kaynatılmaz), üstü kapalı olarak 15 dakika demlendirilir. Tülbentteki posa iyice sıkıldıktan sonra sıcak banyo suyuna (Küvet) eklenir. Banyo suyu sıcaklığı 37-38 derece arasında olmalıdır ve banyo süresi 15-20 dakikayı aşmamalıdır. Bu süre boyunca küvet içerisinde oturularak yapılan banyodan sonra üşütülmemeli ve bir bornoza sarılınarak yatakta bir süre dinlenilmelidir.

Kekik Tentürü : Öğlen güneşinde toplanmış ve ince kıyılmış çiçekli dallar, gevşekçe, bir şişenin boğazına kadar doldurulur, üstüne konyak veya 35-40 derecelik etil alkol, bitkilerin üstüne çıkana kadar eklenir.14 gün boyunca, arada bir çalkalanarak, güneşli ve sıcak bir ortamda bekletilir, sonra tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir ortamda saklanmalıdır.

Bitki yastığı: Öğlen güneşinde toplanıp kurutulmuş çiçekli dallar, ince kıyılarak keten bezinden yapılmış bir yastığa doldurulur ve ağzı dikilir. Yatmadan önce sıcak, kuru hava ile (Örnek : Kaloriferin üzerinde veya saç kurutma makinası kullanılabilir) ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur.

Kekik Yağı: Aynı tentür işlemi gibidir, konyak yerine, sızma zeytinyağı kullanılır. Bir şişenin içine doldurulan çiçeklerin üstüne sızma zeytin yağı eklenerek, 10 gün güneşte bekletilir ve kullanılacak kadarı süzülür.

Karışım: Öksürüğe karşı, 2 ölçü kekik, 1 ölçü sinirliot, 1 ölçü ezilmiş anason iyice karıştırılır. Bir tatlı kaşığı bitki "Çay Hazırlamak" başlığı altında belirtildiği şekilde demlenir ve balla tatlandırılarak, küçük yudumlarla içilir.

Hepinize faydalı olması ve kullanmanız dileğiyle. sevgilerimle.....

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Bronşit İçin Bitkisel Çözümler Ahmet Maranki

Bronşit Akciğerlere giden havayollarının iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucunda oluşur. Akut bronşit ve kronik bronşit olarak iki türü vardır. Akut bronşit grip gibi hastalıklar ile birlikte görülebilirken, kronik bronşit daha ciddi bir iltihaplanmadır ve mutlaka tedavi olmayı gerektirir.

Akut bronşit: Genellikle grip, kızamık, boğmaca ya da tifo gibi hastalıklar esnasında görülür. Sisli ve soğuk havalarda çok rahatsız olurlar. Hastalığın başlangıç safhasında kuru ve ağrılı öksürük, az yapışkan balgam, sonraları sümüksü cerahatli balgam ile hafif ateş ve halsizlik görülür. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Kronik bronşit: Bu tür bronşitte; havayollarını yağlayan bezler büyür, iç yüzlerinde bulunan tüyler görevini yapamaz hale gelir. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Her iki bronşitte de yapılacak ilk iş eğer sigara içiliyorsa sigarayı bırakmak ve istirahat etmektir.

Bronşit için pratik bitkisel formüller

1 bardak kaynar suyun içine, 3 gram kekik konularak, 10 dakika demlendirdikten sonra içilir.. Bu uygulama hastalık geçene kadar günde 3 kez (sabah,öğle,akşam) tekrar edilir.

Öksürük otu kronik ve akut bronşite, nezle ve gribe karşı etkilidir.

1 bardak kaynar suyun içine 5-6 gram ufalanmış ebegümeci konduktan sonra 10 dakika demlendirilir. Bu karışımdan günde 2-3 bardak içilir.

1 bardak kaynar suyun içine 5 gram ufalanmış defneyaprağı, 10 gram kurutulmuş ve ince ince doğranmış portakal kabuğu konduktan sonra 10-15 dakika demlendirilir. Bu karışımdan günde 2-3 bardak bal ile tatlandırılarak içilir.

Çörek otu biraz kavrularak toz haline getirilir. Günde 3 kez 1 çay kaşığı toz çörekotu, yarım çay kaşığı balla karıştırılarak ağızda emilmek suretiyle yutulur.

Kazayağı bitkisinin çiçekleri ve yaprakları, taze çam sürgünü, yer sarmaşığı, ebegümeci, okaliptüs yaprağı, andız otu, kekik, gülhatmi çiçeği ve yaprakları 1 litre kaynar suya birer tutam konduktan sonra 10 dakika demlendirilerek süzülür ve biraz bal katılarak günde 4-5 bardak içilir.



Sizde Beğendiğiniz e-postaları, kendi eserlerinizi, ilanlarınızı veya bizimle paylaşmak istediklerinizi naturelist@gmail.com mail adresine yollayabilirsiniz..

Reklammatik'le Reklam İzle sen de kazan!

Hostinginizi Alın Bir Villa Sahibi Olun

İzleyen Kazanıyor

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

Hz.Muhammed_Tolstoy_Gizlenen_Kitap İNDİRR



22 Mayıs 2009 Cuma

İlaçsız hapsız beslenerek kilo verdirme yöntemi


Kilo Vermenizi Kolaylaştıran Bitkisel Çözümler

Kilo vermenize ve kilonuzu korumanıza yardımcı olan, aynı zamanda az yemenizi sağlayan ya da daha fazla kalori yaktıran ve vücut yağlarınızın azalmasını sağlayacak besinleri anlatalım.Araştırmacılara göre, midenizi fazla kalori yüklemesi yapmadan dolduracak iki grup var; meyveler ve sebzeler. Örneğin; 2 kase haşlanmış brokoli 87 kalori iken, yine 2 kase dilimlenmiş çilek 99 kaloridir.Meyve ve sebzelerin süper besinler olduğunu düşünülürse, lif de süper besin öğesi olarak tanımlanabilir. Çünkü meyve sebzeler yaklaşık olarak kasesinde 5 - 9 gram lif içerirler.

Protein de başka bir süper besin öğesidir, çünkü iştahı azaltır. Daha uzun süre kendinizi tok hissetmenizi sağlar. Proteinden zengin ama kalorisi düşük olan besinleri tercih etmek, özellikle kilo vermeye çalışırken, açlığı azaltır (az yağlı süt ya da yoğurt bunun için en iyi seçim olacaktır).

Proteinler metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcıdır. Ancak ihtiyacınızdan fazla protein tüketimi de kilo vermenize değil, almanıza neden olurr.

1. Yeşil çay
Büyük bir bardak buzlu yeşil çay ya da bir büyük bardak sıcak yeşil çay içmek farklılığı başlatabilir. Yapılan son çalışmalarda gönüllü olarak 3 ay boyunca her gün bir şişe yeşil çay içenler, diğer gruba oranla daha fazla yağ kaybetmiştir.

Araştırmacılara göre yeşil çayın içinde bulunan kateşinler (yararlı bir fitokimyasal) kalori yakımını sağlayıp, kilo kaybını artırmıştır.

2. Et veya balık suyuna bol domatesli çorba
Ana yemeğe başlamadan önce içeceğiniz et ya da balık suyuna bol domatesli çorba size doygunluk hissi verecektir.

Böylece siz ana yemeğe geçişte kendinizi tok hissettiğiz için daha az kalori alma eğiliminde olursunuz. Düşük kalorili çorbalar açlığı bastırmak için çok işe yaramaktadır.

3. Yeşil salata
Düşük kalorili salata yemek ana yemek öncesi size kendinizi doymuş hissettirecek bir başka iyi seçenektir. Yapılan bir araştırmaya göre yemekle beraber yenen düşük kalorili küçük bir salata, öğünde aldığınız toplam kaloriyi yüzde 7, büyük bir salata ise yüzde 12 azaltabilmektedir. Ancak araştırmanın sonuçları yüksek kalorili salatalar için bunun tam tersinin doğru olduğu ortaya çıkardı.

Öğün esnasında esnasında yüksek kalorili küçük bir salata alınan kaloriyi yüzde 8 artırırken, büyük bir salata yüzde 17 artırıyor. Sağlıklı bir salata nasıl hazırlanabilir” diye düşünüyorsanız; 2 bardak dolusu taze ıspanak yaprakları , 1 orta boy salatalık, 1 orta boy domates ve 1 /4 bardak rendelenmiş havuç ile yaklaşık 70 kalorilik, 5,5 gram lif içeren sağlıklı bir salata hazırlanabilir.

4. Yoğurt
Yağsız yoğurdun içeriğindeki kalsiyumun zayıflatıcı etkisi olduğu çeşitli çalışmalar ile ortaya konmuştur. Bir araştırmaya göre günde 3 porsiyon yüksek kalsiyumlu ve yağsız yoğurt tüketen obez kişiler, düşük kalsiyum ve yağlı yoğurt tüketen obezlere göre yüzde 22 daha fazla kilo ve yüzde 61 daha fazla vücut yağı kaybetmiştir.

Buradaki en etkileyici sonuçsa yüksek kalsiyumlu, yağsız yoğurt yiyenlerin yüzde 81 daha fazla trunkal (karın bölgesindeki) yağ kaybetmeleridir. Yoğurt hem karbonhidrat hem de proteini bir arada bulundurduğundan kan şekeri regülasyonunda ve açlık kontrolünde etkili olmaktadır.

5. Kuru baklagiller
Kuru baklagiller içeriğindeki lifler dolayısı ile kendinizi tok hissetmenizi daha çabuk sağlar. 1,5 bardak barbunya yaklaşık 8 gram lif, 7 gram protein ve yaklaşık 110 kalori içermektedir.

Baklagilleri yemek olarak tüketebileceğiniz gibi haşlayarak, salata ve çorbalarınıza ilave bilirsiniz.

6. Su
Suyun süper besin olarak kabul edilmesinin en önemli sebebi “0” kalori olmasıdır. Eğer yüksek kalori içeren içecekler tüketirseniz bunu dengeleyebilmek için daha az yemek zorunda kalırsınız.

Çalışmalar gösteriyor ki karbonhidratları içmektense yemek daha iyidir. Su, tüm vücut fonksiyonları için önem taşımaktadır ve günün her saatinde tüketilebilir. Suyunuzu sade olarak içmekten hoşlanmıyorsanız, içinde taze meyve dilimleri beklettikten sonra içebilirsiniz.

14 Mayıs 2009 Perşembe

3 bitki uzmanından erken menopoza 10 bitkisel çözüm

Erken menopoza gire riski taşıyorsanız çözümü birde doğada arayın. Türkiye’nin önde gelen üç bitki uzmanı; Prof. Dr. Ahmet Maranki, Dr. Ender Saraç ve Suna Dumankaya, erken menopozu geciktiren özel tariflerini sizin için sıraladı. Size düşen tek şey birini seçmek ve uygulamak!

Funda Çatar – Erdinç Yapan- Formsante Dergisi

Prof. Dr. Ahmet Maranki’den:

Civanperçemi, Çobançantası, adaçayı ve karışık kür

CİVANPERÇEMİ KÜRÜ

Malzemeler: 15 gr. kıyılmış civanperçemi, 1.5 litre su

Hazırlanışı: Civanperçemini 1.5 litre kaynar suda haşlayıp, soğuyunca süzün.

Nasıl uygulamalısınız? Çayı, günde 3-4 kez, yemeklerden önce yarım fincan için. (Hazırladığınız kür gün içinde bitmeli.) Küre 3 hafta boyunca devam edip, ardından 1 hafta ara verin. Küre bu düzende 3 ay devam edebilirsiniz.

Dikkat edin: Etken maddelerin etkilerini yitirmemeleri için bitkileri nemsiz bir yerde saklayın.

KARIŞIK KÜR

Malzemeler: 100'er gr. ısırgan otu, atkuyruğu civanperçemi, çobançantası, eğir otu ve bal

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri, hepsinden eşit miktarda olacak şekilde harmanlayın. Toz haline getirdiğiniz karışımdan 1 tatlı kaşığı alarak 1 bardak kaynar suya (200 cc) ilave edin. Çayı 10 dakika demledikten sonra süzün.

Nasıl uygulamalısınız? Balla tatlandırdığınız karışımı, günde 2 bardak, sabah ve gece yatmadan önce, aç karnına içmelisiniz. Küre 2. hafta gün aşın yine günde 2 kez; 3. hafta da 3 günde bir devam edin. 4. hafta küre ara verin. Karışık küre 3 ay boyunca bu düzende devam edebilirsiniz.

Dikkat edin: Etkilerini yitirmemeleri için bitkileri serin ve nemsiz bir yerde saklayın.

ADAÇAYI KÜRÜ

Malzemeler: Yaklaşık 1 tatlı kaşığı adaçayı, 200 cc su

Hazırlanışı: 1 bardak kaynar suya (200 cc), yaklaşık 1 tatlı kaşığı adaçayı İlave edin. Çayı 10 dakika kadar beklettikten sonra için.

Nasıl Uygulamalısınız? Adaçayını bir hafta boyunca, sabah ve akşam, aç karnına, Ver bardak için. Küre 2. hafta gün aşın yine günde 2 kez; 3. hafta da 3 günde bir devam etmelisiniz. 4. hafta küre ara verin. Adaçayı kürüne bu düzende 3 ay boyunca devam edebilirsiniz.

Dikkat edin: Çeşitli yakınmalara yol açmaması için adaçayını günde 3 bardaktan fazla içmemeye dikkat edin. Ayrıca içeriğindeki kafurun ve linoel gibi uçucu yağlar zamanla etkisini yitireceği için, bir yıldan fazla bekletilmiş otları kullanmayın. Şifalı etkisinden tam faydalanabilmek için çaya limon ve şeker gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin. Hamilelik döneminde kullanmamaya da özen gösterin.

ÇOBANÇANTASI KÜRÜ

Malzemeler: 20-25 gr. çobançantası, 1 litre su

Hazırlanışı: 1 litre sıcak suya, 20 - 25 gr. çobançantası ilave edin. Çayı birkaç dakika kaynatıp, süzün.

Nasıl uygulamalısınız? Bir hafta boyunca, her gün, Ver litre çobançantası kürünü için. Bir hafta ara verdikten sonra, küre ertesi hafta devam edin. Çobançantası kürüne bu düzende 3 hafta boyunca devam edin.

Dikkat edin: Çayı isterseniz sıcak, isterseniz soğuk olarak tüketebilirsiniz. Bitkiyi, etkisini kaybetmemesi için serin bir yerde saklamaya özen gösterin. Çobançantası'nı çiğ olarak tüketebilir veya yemek olarak da yiyebilirsiniz.

BUNLARA DİKKAT!

• Çayın doğru bir şekilde hazırlanması, kürden etkili sonuç almanızda anahtar rol oynuyor. Örneğin bitkinin içindeki etken maddenin suyla karışabilmesi için bardağın 100 derecelik bir ısıda olması gerekiyor. Eğer bardak daha düşük ısıda olursa etken maddeler suyla karışamıyor, bunun sonucunda da kür etkisini gösteremiyor.

• Kürün demleme yöntemiyle hazırlanması gerekiyorsa, çayı kaynatmayın. Kürden sonuç alamadığınız gibi, çeşitli yan etkilere de maruz kalabilirsiniz.

• Aksi söylenmedikçe kürün içine şeker, bal ve limon gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin. Bu ürünlerin içeriğindeki etken maddeleri kürden fayda sağlamanızı önleyebilir.

• Yol kenarlarında sunulan açık ürünleri almayın. Çünkü bitkiler açık ortamlarda serbest radikallere maruz kalabilir. Ambalajlı ürünleri tercih edin.

Dr. Ender Saraçtan:

Karışık kür ve adaçayı kürü

KARIŞIK KÜR

Malzemeler: Bir tatlı kaşığına yakın anason, bir tutam papatya, iri bir tutam civanperçemi. Bir çay fincanı su (yaklaşık 100 cc)

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri harmanlayıp, yaklaşık 100 cc suyun içinde 3-4 dakika demleyin. Çayı süzdükten sonra ılık-sıcağımsı kıvama gelince bekletmeden için.

Nasıl uygulamalısınız? Kürü, akşam saatlerinde yatmaya yakın, 2 fincan tüketmeniz gerekiyor. Karışık küre, 1-2 yıl boyunca her gün devam edebilirsiniz.

Dikkat edin: isterseniz, çayın lezzetini artırmak amacıyla içine esmer şeker katabilirsiniz. Çayı belirtilen süreden fazla kaynatmamaya dikkat edin. Aksi takdirde çay acılaşır, bunun sonucunda da içimi zorlaşır. En önemlisi de çaydan istediğiniz etkiyi alamazsınız.

Nasıl uygulamalısınız? Kür sabah ve öğle saatlerinde 2 fincan içilerek uygulanıyor. Çayı içerken ne çok aç, ne de çok tok olmalısınız. Örneğin kahvaltı ile öğle yemeği arasında tüketebilirsiniz.

Dikkat edin: Adaçayı’nın uyarıcı etkisi olduğu için akşam saatlerinde tüketilmesi önerilmiyor. Çayı, suyun içinde 4 dakikadan fazla bekletmeyin. Eğer suyun içinde daha fazla süre kalırsa toksik madde salgılar, bunun sonucunda da kürden yarar değil, zarar görürsünüz.

Suna Dumankaya'dan:

Nar, adaçayı, civanperçemi kürleri

NAR KÜRÜ

Malzemeler: 1 tatlı kaşığı nar çekirdeği tozu, bir kase yoğurt

Hazırlanışı: Bir kâse yoğurdun içine bir tatlı kaşığı nar çekirdeği tozunu katın. Karışımı iyice harmanlayın.

Nasıl uygulamalısınız? Hazırladığınız karışımı, günde bir kez, istediğiniz saatte, taze olarak tüketin. Küre bir ay boyunca devam edin. Yılda 2 kez, örneğin ilkbahar ve sonbahar aylarında tekrarlayabilirsiniz.

Dikkat edin: Etkisinden daha fazla yararlanabilmek için narı yaz ve sonbaharda tüketmeye çalışın.

ADAÇAYI KÜRÜ

Malzemeler: Bir tutam adaçayı, bir çubuk tarçın, 500 cc su

Hazırlanışı: Çayı, cam veya porselen demlikte, klasik çay gibi demledikten sonra süzün.

Nasıl uygulamalısınız? Her gün istediğiniz saatte içebilirsiniz. Küre istediğiniz süre devam edebilirsiniz.

Dikkat edin: Yan etkilere yol açmaması için çayı kaynatmayın.

CİVANPERÇEMİ KÜRÜ

Malzemeler: 4 - 5 gr. (yaklaşık bir tutam) civanperçemi

Hazırlanışı: Civanperçemini soğuk suda yıkadıktan sonra geceden suya bırakın. Sabah, klasik çay gibi demleyin..

Nasıl uygulamalısınız? Her gün bir su bardağı kadar tüketin. Küre istediğiniz kadar devam edebilirsiniz.

Dikkat edin: Çayı kaynatmamaya özen gösterin.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Mamografi de kanser yapabilir mi?

Bitkisel Çözümler

Mamografi de kanser yapabilir mi?
Hürriyet - İstanbul,Turkey
Doğru olanı bitkisel ve hayvansal kaynaklı demirleri bir arada tüketmek. Etli kuru fasulye, pilav ya da kıymalı mercimek çorbası güzel seçimler olabilir. ...

Bugün
Erkekler neden zayıflamalı?
Bugün - İstanbul,Turkey
Doymuş yağlar en çok hayvansal besinlerde ve bazı bitkisel kaynaklarda bulunur. Doymuş yağlar kan kolesterol seviyenizi en çok artıran sebeptir. ...
GÖZ ALTI MORLUKLARINA BİTKİSEL ÇÖZÜMLER > Faydalı Bilgiler > www ...
Göz altı morluklarına bitkisel çözümler. Ağlama, uykusuzluk, yorgunluk gibi nedenlerle gözün alt tarafında ufak şişlikler şeklinde cepler ve yarım halka ...

1 Eylül 2008 Pazartesi

Adaçayı Omurilik Rahatsızlığının İlacı

Şifalı bir bitki olarak bilinen ve içildiğinde tüm bedeni güçlendiren adaçayı, kalp krizi riskini azaltıyor.

 

Uzmanlar adaçayını aynı zamanda kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde tavsiye ediyor.

 

Hasta karaciğeri olumlu yönde etkileyen adaçayı, mideyi ve bağırsakları da rahatlatıyor.

Ayrıca kanı ve solunum organlarını temizleyici bir etkisi de var.

Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/09/adaay-omurilik-rahatszlnn-ilac.html>

7 Ocak 2008 Pazartesi

Portakal Cildi Güzelleştirir, Marul Sinirleri Yatıştırır

Portakal cildi güzelleştirir

İçeriğinde C vitamini, karbonhidrat, potasyum, folik asit ve bioflavin bulunan portakal soğuk algınlıklarına karşı doğal ilaçtır. İçinde bol miktarda C vitamini bulunduğundan organizmayı grip ve nezle gibi kış hastalıklarından, soğuk algınlıklarından korur. Kanı zehirlerden temizler. Karaciğer hastalıklarına karşı etkilidir. Bağırsakları yumuşak tutar. Bedene güç ve enerji verir. Organizmanın vitamin ve madensel tuz gereksinimini karşılar. Özellikle gelişme dönemlerinde çocuklara bol bol portakal yedirmekte yarar var. Portakal ağacı çiçekleri kaynatılarak elde edilen su; spazmı giderir, damar sertliğini ve felci önler. Portakalın kabuk esansında da aynı olumlu etkiler mevcuttur. Portakal, yapısında karoten bulunduğu ve kanı temizlediği için aynı zamanda cildi de güzelleştirir.

Marul sinirleri yatıştırır

Çeşitli mineralleri bol miktarda içeren marulun, sinirleri yatıştırıp iyi uyku verdiğini ve erkeklerde cinsel arzuyu frenlediğini belirten uzmanlar, yemekten önce salata şeklinde yenen marulun şeker hastalarının kandaki şeker seviyesini düşürdüğünü belirtti. Marulun bol idrar söktürdüğünü ve kanı pisliklerden temizlediğini vurgulayan uzmanlar, karaciğer ve dalak şişliğinin yanı sıra sarılığı da giderdiğini, kadınlarda adet dönemlerinin, zamanında ve ağrısız olmasını sağladığını bildirdi. Uzmanlar, marul suyu, yüze sürülürse ergenlik sivilcelerini giderdiğini, sürüldüğü bölgeye tazelik ve pembelik verdiğini kaydetti. Ayrıca rokanın da çeşitli esansları, P ile K vitaminlerini ve faydalı mineralleri içerdiği; karaciğerin dostu olduğu; mideyi kuvvetlendiren, kansızlığı gideren, cinsel gücü arttıran yeşillik olduğu ifade edildi. Uzmanlar, salata şeklinde yenen rokanın, mideyi çalıştırdığını, hazmı arttırdığını, iştahı açtığını, böbrekleri çalıştırdığını, idrar söktürdüğünü ve karında toplanan suyu boşalttığını belirtti.

Haber  kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/01/portakal-cildi-gzelletirir-marul.html> 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...