Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.

22 Ekim 2007 Pazartesi

Askerlik Kanunu Değişiyor, Tecil 2 Yıla Çıkıyor

Bakanlar Kurulu, tecil şartlarını değiştiren tasarıyı Meclise sundu. Tasarıya göre, lisans eğitimini tamamlayanlara 2 yıl, yüksek lisans eğitimini tamamlayanlara ise 1 yıl askerliğini tecil etme hakkı tanınıyor. Tasarının genel gerekçesinde, mevcut uygulamadaki lisans eğitimini tamamlayan yükümlüler, askerliklerine karar alınmasını müteakip 8 ile 15 ay arasında değişen süreler sonunda silah altına alındığını, bu sürelerin staj, yüksek lisans, doktora veya ihtisas sınavlarına katılabilmeleri ve Kamu Personeli Seçme Sınavını kazananların işe başlamaları için yeterli olmadığı bu sürenin 2 yıla uzatıldığı kaydedildi.
Askerlik Kanunu'nda önemli değişiklik: Üniversite sonrası tehir 2 yılı çıkıyor
Askerlik Kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun tasarısı, TBMM Başkanlığına sunuldu. Tasarıya göre, lisans eğitimini tamamlayanlara 2 yıl, yüksek lisans eğitimini tamamlayanlara ise 1 yıl askerliğini tecil etme hakkı tanınıyor.
Disiplinli ve başarılı erbaş ve erlere ise mevcut izinlerine ek olarak 7 gün izin verilmesi öngörülüyor.
Kanun tasarısına göre, 4 yıl veya daha uzun süreli yükseköğretim kurumlarından veya bunların dengi olduğu kabul edilen okullardan mezun olan yükümlülerin askere sevkleri, istekleri halinde mezuniyet tarihinden itibaren 2 yıla kadar, yüksek lisans eğitimini tamamlayan yükümlülerin askere sevkleri ise 1 yıla kadar tehir edilecek.
Yurt dışındaki öğrenim kurumlarından mezun olanlara, talepleri halinde, denklik işlemlerini tamamlayabilmeleri için ayrıca 1 yılı geçmemek üzere sevk tehiri hakkı tanınacak.
Askerlik hizmetinin gerektirdiği görev ve yükümlülükleri yerine getirme konusunda gayret ve çalışmaları sonucu emsalleri arasında üstün başarı gösteren erbaş ve erlerden, muvazzaf askerlik hizmetleri boyunca, disiplin amiri, disiplin mahkemesi veya askeri mahkemelerden herhangi bir ceza almamış olanlara, asgari Tugay Komutanlarının onayı ile 7 güne kadar ilave izin verilecek. İlave izinlerin usul ve esasları Genelkurmay Başkanlığınca belirlenecek.
Radyoaktif ışınla çalışan erbaş ve erlere, radyoaktif ışınla yaptıkları 1 yıl hizmete karşılık 30 gün sıhhi izin verilecek. Bu hizmetin 1 yıldan az ya da çok olması durumunda verilecek izin süresi, 30 günlük izin süresine orantılı olarak belirlenecek.
Tasarının genel gerekçesinde, mevcut uygulamadaki lisans eğitimini tamamlayan yükümlüler, askerliklerine karar alınmasını müteakip 8 ile 15 ay arasında değişen süreler sonunda silah altına alındığını, bu sürelerin staj, yüksek lisans, doktora veya ihtisas sınavlarına katılabilmeleri ve Kamu Personeli Seçme Sınavını kazananların işe başlamaları için yeterli olmadığı bu sürenin 2 yıla uzatıldığı kaydedildi.
Gerekçede, askerliğin temelinin disiplin olduğuna vurgu yapılarak, disiplin ihlalleri yapanların cezalandırılması yanında, disiplinli erbaş ve erlerin ödüllendirilmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca, askerlik hizmetleri süresince kanun, yönetmelik, yönerge ve emirler çerçevesinde kendilerine verilen görev ve yükümlülükleri yerine getirmede üstün gayret göstererek başarılı olan yükümlü erbaş ve erlerden, birlik içerisinde disiplinli davranışlar sergileyenleri ödüllendirerek motive etmek, disiplin ihlalleri yapma eğiliminde olanların ise bu davranışlarını kontrol altında tutmalarını sağlamak ve caydırmak için ilave izin müessesesi getirildiği kaydedildi.

24 Ağustos 2007 Cuma

Kangal Anadolu Çoban Köpeği


DOG. Kangal Köpeğinin tarihçesini araştırdığımızda en küçük bir belgeye rastlayamadık. Kangal köpeği hakkında çeşitli rivayetler söz konusudur. Bir rivayete göre M.Ö. Asurlular ve Babilliler zamanında türediği, aslan ve kaplan gibi vahşi hayvanlara karşı korunmak, savaşlarda yararlanmak amacıyla büyük bir özenle yetiştirildiği anlatılmaktadır. Bu köpeğin çok rahat bir şekilde aslanı mağlup ettiği söylenmektedir.

İkinci bir rivayete göre, Hint mihracesinin Osmanlı padişahına (Yavuz Sultan Selim veya 4. Murat’a) bir köpek hediye etmesiyle başlamaktadır. Sarayda bulunan ve aslanla boğuşan bu köpek aslanı öldürüyor. Böylece padişahın nazarında büyük bir ilgi görüyor. Osmanlı ordusu doğu seferine gelişinde Kangal Deliktaş dolaylarında köpeğin kaybolduğu ve bütün aramalara rağmen bulunamadığı, Kangaldaki köpeklerin bu köpeğin soyundan türediği rivayetler arasındadır.

17.Yüzyılda Evliya Çelebi Seyahatnamesinde aslan kadar kuvvetli olarak tarif ettiği bu köpeklerden bahsetmektedir. Osmanlı İmparatorluğu kurucularının bu köpeği beraberlerinde Anadolu’ya getirdikleri ve Osmanlının Avrupa`ya yayılmasıyla çoğu Avrupa Çoban Köpeğinin de bu ırktan türediği sanılmaktadır.
Osmanlı İmparatorluğu dönemi arşivlerinde, Kangal köpeklerinden bahsedilmekte pedigrili yetiştiriciliği yapıldığı bahsedilmektedir. Kangal Çoban Köpeklerinin bu kadar eskilere dayanan tarihi geçmişten günümüze kadar irk özelliklerini bozmadan gelebilmesini, geçimini koyunculuktan sağlayan çiftçilerin en güvenilir dostu olmasına ve Dünya köpek ırkları arasında kurtlara karşı koyabilen tek köpek ırkı olmasına bağlanmaktadır.

Kangal köpekleri en zor iklim ve çalışma şartlarında verilen görevi cani pahasına yerine getirirler. Bakım ve beslenme şartları diğer köpek ırklarına göre daha basit ve ekonomik olması Kangal ırkı köpek neslinin devamını sağlamıştır. (ilimsel.com)

31 Temmuz 2007 Salı

Türkiye'deki Gerginlik

Neden ülkemiz bu kadar geriliyor diye düşündüğümde aklıma mantıkla şeyler gelmiyor. İyi şeyler düşünmek istiyorum fakat sistemin içerisindeki insanların, kurumların yapmış oldukları açıklamalara baktığımız zaman çıkar savaşlarının olduğunu görüyorum. Ben isterdim ki bu çıkarların ülkemiz menfaatleri doğrultusunda olsun ama öyle olmuyor. Kime sorarsanız sorun bu ülkeyi çok sevdiğini, bu ülkenin çıkarlarını koruduğunu veya koruyacağını söylemektedir. Hem de namusu ve şerefi üzerine yemin ederek.
Tabi bu yapmış olduğumuz yorum genel itibariyle bir değerlendirmedir. Elbetteki ülkemiz çıkarlarını koruyan insanların sayısı da az değildir. Yakın zamanda geçirmiş olduğumuz seçimlerde seçmenin yoğun katılımıyla ve vermiş olduğu cevapta bu ülkenin çıkarlarının korunması yönünde olduğu kanaatini taşımaktayım. Siyasi partilerin büyük çoğunluğu da bunu anlamış gözükmektedir. Tek üzüldüğüm taraf, neredeyse bu Cumhuriyetimizle yaşıt olan ve isminde halk bulunan partinin yöneticilerinin bunu hala anlamak istemeyişleridir. Yöneticilerinin diyorum çünkü seçmeninin bunu anladığına inanmaktayım, daha doğrusu seçim sonuçları bunu bize göstermektedir.
Eğer CHP ve sayın Baykal önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde düzgün bir siyaset izleyemezse, önümüzdeki dönemde hem partinin hemde kendi siyasi geleceğinin önüne bir set çekmiş olacaktır. Bunun sonuçlarını da kendi seçmenine anlatamayacaktır.
DP ve MHP halkın vermiş olduğu cevabı algılamışlar ve halkın gerçek yargı organı olduğunu kabullenmişledir.
Kısaca ülkemizi germenin ne bu halka nede kurumlara hiçbir yararı olmamıştır, olmayacaktır.
S.Demir
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...