Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2010 Perşembe

Diş Çürükleri Nasıl Oluşur?


Bilim dünyasında, diş çürümelerini önceden engellemek için yapılan ilginç çalışmalar var. Bu çalışmalardan biri, diş çürümelerine sebep olan bir bakterinin diş çürütemez hale dönüştürülesi amacını taşıyor.
Normal bir insanın ağzında yaklaşık altıyüz farklı tür bakteri yaşıyor. Bizler ile bu bakteriler arasında karşılıklı bir yardımlaşma var. Ağız florası dediğimiz bu mikroorganizmalar bizde bol besin, ağız içi salgıları ve sabit sıcaklık gibi yaşamaları için gayet uygun şartlar buluyorlar. Buna karşılık koloniler oluşturarak dışarıdan gelen, yabancı ve zararlı olabilecek mikroorganizmaların çoğalmasına ve koloni kurmalarına engel oluyor ve yabancı mikropları öldürebilen kimyasallar salgılayarak vücudumuzun savunma sistemine yardım ediyorlar.
Diş Çürükleri Nasıl Oluşur?
Fakat, ağız florasında bulunan bakterilerden biri olan Streptococus mutans eğer biz gerekli diş bakımını yapmıyorsak diş çürümelerine yol açıyor. S. mutans(Çürümeye neden on bakteri türü) şekerli yiyecekler yendiğinde; özellikle sukroz, yani rafine şeker yendiğinde, bu şekerleri kendi hücre içinde veya hücre dışında ‘gluken’ adı verilen polimer şekerlere dönüştürerek daha sonra kullanmak üzere depoluyor.
Hücre dışında depolanan ‘gluken,’ yapışkan bir madde. Diş üzerinde biriken bakteri ve etrafındaki glukenler diş plağı veya diğer adı ile biyofilm meydana getiriyorlar. Eğer yemeklerden sonra diş fırçalanıp bu plak tabakası ortadan kaldırılmaz ise, problemler başlıyor ve çürükler meydana geliyor.
Ağız İçerisinde Çürüğe Neden Olan Bakterilerin Etkileri Nedir?
S. mutans oksijenli ortamda bir dizi kimyasal işlem sonucu şekeri karbondioksit ve suya parçalayarak enerji üretiyor ve bu durumda bize bir zararları olmuyor. Ancak dişlerin fırçalanmaması sonucu diş üzerinde oluşan tabakanın altında kalan bakteriler hava alamıyorlar. Bakteriler bu durumda oksijen gerektirmeyen başka bir kimyasal yol izleyerek şekeri laktik asite dönüştürüyor ve böylece yaşamaları için gereken enerjiyi üretiyorlar. Kendilerine verilmiş olan bu özellik sayesinde ortamda hava olsa da olmasa da hayatlarını devam ettirebiliyorlar. Ancak diş plaklarında üretilen bu asit zamanla diş minesini zedelemeye başlıyor.
Aslında ağız içi salgıları, üretilen asiti nötrleştirecek şekilde yaratılmış. Ama diş fırçalamama sonucu oluşan plak ağız içi salgısının ulaşmasını engelliyor. Diş minesi zayıflamaya başlayınca lactobacilli, actinomyces gibi diğer bakteri türleri de dişin zedelenen kısmına ulaşarak diş çürüklerinin gelişmesine yardım ediyorlar.
Diş çürüklerinin tedavisi çoğu zaman çürük dişin doldurulması, kanal tedavileri veya son çare olarak dişin çekilmesi ile yapılıyor. Bilim dünyasında ki son yenilik ise diş çürüklerini sonsuza dek ortadan kaldırmak.
Bu çalışmalardan bir tanesi, diş çürümelerine sebep olan S. mutans bakterilerine yönelik ve onları diş çürütemez hâle getirmek amacını taşıyor. Diğer metod ise S. mutans bakterilerine karşı aşı geliştirilerek bedenin savunma sisteminin güçlendirilmesini hedef alıyor.
Diş Çürümesini Engelleyen En Yeni Metodlar;
Yer Değiştirme Metodu: Bu çalışma ağız içinde yaşayan S. mutans bakterilerinin genetik olarak değiştirilmiş ve diş çürümesine sebep olmayan kardeşleriyle yer değiştirmesini hedefliyor. Florida Üniversitesi’nde bu konuda araştırma yapan Jeffrey Hillman S. mutans bakterilerinin değişik türlerini incelerken, bir türün bir çeşit toksin üreterek kendisi dışındaki mutans türlerinin yaşamasını engellediğini tesbit etmiş.
Bu özellik yeni bakterilerin eskileri ile yer değiştirmesini kolaylaştırabilir, ancak bu bakteriler de laktik asit ürettiğinden diş çürümesini engelleyemiyorlar. Fakat rekombinant DNA teknikleri kullanılarak bu yeni bakterinin genetik kodunda bulunan ve laktik asit sentezlenmesini sağlayan enzimin/proteinin kodu silinirse, artık bu bakteri diş çürümesine sebep olan asiti üretemeyecektir. Uzun süren araştırmalar sonucunda 1990’lı yılların ortalarında Hillman ve arkadaşları genetik olarak değiştirilmiş, hem laktik asit üretmeyen, hem de ürettiği toksin ile diğer mutans türlerinin ölmesine yol açan BCS3-L1 ismini verdikleri bakteriyi geliştirmeyi başardılar. Dişleri yeni bakteriyi içeren solüsyonla fırçalayarak veya ağız spreyi şeklinde alarak uygulanan bu yöntemle teorik olarak ağızda bulunan ve laktik asit üreten S. mutans bakterileri, yeni tür bakterinin zehirlemesi sonucu ölecek ve böylece sadece laktik asit üretmeyen türün yaşaması mümkün olacaktır. Hayvanlardan elde edilen test sonuçları bu uygulamanın diş çürümelerini önemli derecede azalttığını göstermektedir. Ancak sırada insanlarda yapılması gereken klinik testler var ve bu testlerin yapılması için izin alınması gerekiyor.
Aşı Metodu: Diğer bazı araştırmacılar ise diş çürüklerine yol açan bakterilere karşı ‘aşı’ geliştirmek için çalışıyorlar. Bebeklerde daha S. mutans bakterileri kolonileşmeye başlamadan önce kullanılacak burun spreyi şeklindeki aşı, vücüdun savunma sistemini güçlendirecek ve bu bakterilerin çoğalarak koloni oluşturmasını engellemek suretiyle ömür boyu koruma sağlayabilecektir. Bu aşı metodu da, diğer metod gibi, henüz klinik testler aşamasında.
Bakteri yer değiştirme metodunun veya aşı tekniğinin başarılı olup insanların kullanımına sunulması artık diş fırçalamak zorunda kalmayacağız mânâsına gelmiyor. Yine ağız ve özellikle de diş eti sağlığımız için dişlerimizi fırçalamaya devam edeceğiz. Fakat eskisi kadar diş ağrılarından şikayet edip, dişlerimizi doldurtmak veya çektirmek zorunda kalmayacağız. Ancak şu da var ki bu ürünlerin piyasaya çıkması zaman alabilir. Eğer daha önceki senelerde yapılan tahminler doğru çıksaydı şimdi bu ürünleri kullanıyor olacaktık. Bazen çözümler teorik olarak kolay görünse de, pratiğe döküldüğünde bir sürü detay problemlerle karşılaşılabiliyor. Yeni bir tedavi yöntemi bulmak ve insanların yararına sunulmak istendiğinde, sabırlı olup tek tek problemleri çözmek gerekiyor.

implant diş,diş cerrahi,diş iltihabı,diş tedavisi,diş merkezi,ağız diş sağlığı,diş çürümesi,diş hastalıkları,diş çürüğü,

22 Temmuz 2009 Çarşamba

Çocuklar ve Photoshop

Çocuklar ve Photoshop bu ikisi bir aray gelince çok güzel şeyler ortaya çıkıyor. Eğer sizdine biraz photoshop bilginiz varsa bu fonları kullanarak sizde oğlunuzun kızınızın fotoğraflarını ekleyerek hareketli resimler yapabilirsiniz. İşte size çok güzel fonlar ve örnekleri.... Kolay gelsin:)))

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

Cute Cuties in Creative Collages

29 Haziran 2009 Pazartesi

Çocuklar hangi meyve suyundan ne kadar tüketmeli?

Rafları süsleyen ve meyve suyu niyetine satın aldığımız ürünler gerçekten meyve suyumu? Bu içeceklere meyve suyu diyebilir miyiz? Meyve suyu sandığımız ürünler meyve suyu yoksa kimyasallardan oluşan sağlıksız sıvılar mı?

‘Aromalı içecek, aromalı doğal mineralli içecek, aromalı şurup, aromalı içecek tozu, aromalı su, doğal mineralli su, kola, meyveli içecek, meyveli doğal mineralli içecek, meyveli şurup, meyveli içecek tozu’ gibi isimlerle üretilen bu ürünler meyvenin yerine geçer mi?

Marketlerde satılan meyve sularının, gerçek meyvenin yerini tutup tutmadığı her zaman tartışılmıştır. Mayo Clinic'te yer alan haberde, çocukların hangi meyve suyundan ne kadar tüketmesi gerektiği açıklanıyor.

Son yıllarda yapılan çalışmalar, yüzde yüz meyve suyundan makul ölçülerde içmenin çocukların kilosunu etkilemediğini doğruladı. Buna rağmen, meyve suyu kalori içerdiği için, çok fazla meyve suyu tüketmek kilo alımına neden olabilir.

Uzmanlar, çocuğunuza meyve suyu verecekseniz, meyveli içecek ya da meyve suyu kokteyli yerine yüzde 100 meyve sularını tercih etmenizi söylüyor. Yüzde 100 meyve suyu yazan sular gerçekten yüzde 100 meyve suyu mu? Kritik soru bu. Maalesef yüzde 100 meyve suyu diye satılan bu içeceklerin içerisinde bile koruyucu, renklendirici, tatlandırıcı, alkol gibi birçok katkı maddesi yer almaktadır.

Yüzde 100 meyve suyu ile meyveli içeceklerin benzer kalori miktarına sahip olmasına rağmen, yüzde 100 meyve suyu içen bir çocuğun daha fazla vitamin, besin ile daha az katkı maddesi aldığı açıklanıyor.

Haberde, çocuğunuzun çok fazla meyve suyu içip içmediğinden emin olmak için Amerikan Pediatri Akademisi'nin belirlediği sınırları takip edebileceğiniz kaydedildi:

İlk 6 ay: Meyve suyu verilmemeli. Sadece kabızlık durumunda verilebilir.

6-12 ay arası: Günde 120 ml bardakla verilmeli, diş çürümesini önlemek için biberon kullanılmamalı.

1-6 yaş arası: Günde 180 ml ve üzeri.

7 yaş ve üzeri: Günde 355 ml ve üzeri.

120 ml'lik yüzde yüz meyve suyu, bir porsiyon meyveye eşittir. Ancak, meyve suyu tüm meyvede bulunan liflerden yoksundur. Birçok çocuk için meyve suyu sevilen bir içecek olmasına rağmen, tüm meyvenin daha iyi bir seçim olduğu unutulmamalı.

Hazır meyve suyu yerine doğal meyvelerin suyunu sıkarak içilmesi en sağlıklı yöntemdir.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...