Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ağustos 2009 Pazartesi

1979 yılında yapılan Kabe baskınında neler oldu

Netpano yazarı Oktan Keleş yine bir bilinmeyen konuyu gündeme getiriyor. 1979 yılında yapılan Kabe baskının amacı Hacerül-esved taşını çalmakmıydı. Şeytaniler niye Hacerül-esved'e sahip olmak istiyorlar.
Yine Bilinmeyen bir konuyu gündeme taşıyan Netpano farkını ortaya koyuyor. Yıllarca bizden saklanan bilgiler tek tek açıga çıkacak inşallah. Söz Netpano yazarı Oktan Keleş'te.



1979 yılında yapılan Kabe baskınında Neler oldu 1979 Ramazanında Arabistanın büyük kentlerinde dağıtılan bildiride Suudi rejimi eleştiriliyor devletin dini niteliğini kaybettiği belirtiliyor ülkede yeni bir İslami rejimin kurulmasının gerektiği anlatılıyordu. Bu bildirilerin Cuheyman el-Uteybi önderliğindeki radikal bir sünni gruba ait olduğu Mescid-i Haram'ın işgalinden çok sonraları anlaşıldı.

Tarihler 20 Kasım 1979'u gösteriyordu. Kabe'ye sabah namazı kılmaya gelen binlerce kişi namazın bittiği anda bir yandan "Allahuekber" seslerini bir yandan da havaya sıkılan kurşun seslerini duydu. Eylemciler mescid'in mikrofon sistemini ele geçirdi. Eylemcilerin lideri Cuheyman konuşmaya başladı. Yanında bulunan kayınbiraderi Muhammed el-Kahtani'nin İslam aleminin beklenen mehdisi olduğunu söylüyordu. Mehdiliği sağlam kanıtlara oturtmak için ilgili hadisleri detayıyla anlatıyordu.
Cuheyman Suudi rejiminin dini niteliğinin kalmadığını dolayısıyla Müslümanların rejime itaat etme yükümlülüklerinin kalmadığını söyledi. Ülkedeki kötü gidişatın önüne geçilmesi için hayatın her alanında şeriatin tekrar uygulanmaya başlamasının gerektiğini vurguladı.



Cuheyman bu konuşmasını yaparken adamları da işgalden önce mescidin alt katlarına sakladıkları silahları mescidin ilk katına çıkardılar. Silahlar eylemcilere dağıtıldı dış kapılar kapatıldı yüksek minarelere silahlı nöbetçiler yerleştirildi mevziler planlara göre hazırlandı. İçeriye giriş-çıkışlar yasaklandı. İşgalcilerin Talepleri

Devrimcilerden bir tanesi mikrofonlar aracılığı ile isteklerini ilan ediyordu:

1. Batıdan ithal edilen kültür taklid ve değerlere son verilerek islamiyetin adaletli kültür ve değerlerinin yerleştirilmesi emperyalist batılı ülkelerle ilişkilerin kesilmesi.

2. Babadan oğula geçen kraliyet düzeninin yıkılarak İslam devletinin kurulması hain Suud ailesinin yargılanması ve halktan çaldıklarının geri verilmesi.

3. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyen ülkeyi emperyalistler ve yabancı firmalara otlak yapan Kral Halid ve ailesinin kafirliklerinin ilan edilmesi.

4. İslam'a ve müslümanlara karşı düşmanca tutumu nedeniyle ABD'ye petrol ihracatının durdurulması ülkenin ihtiyaçlarına uygun olacak şekilde petrol üretiminin azaltılarak Milli Servetin heder edilmemesi...

5. Arap yarımadasını ellerine geçiren tüm yabancı askeri uzmanlar ve danışmanların yurt dışı edilmesi yabancı askeri üstlerin kaldırılması...

Taleplerin ilanından sonra Hacerül-Esved ile İbrahim makamı arasındaki bölümde Mehdi Kahtani'ye biat etme merasimi düzenlenir. Kahtani'nin eli öpülüp sonuna kadar itaat edileceği bildirilir.

Sabah namazına gelen binlerce sivile çıkmakta serbest oldukları söylenir. Çoğunluğu çıkar. yaklaşık 30 kişinin eylemcilerle kaldığı tahmin edilmektedir.

Suudi Hükümetinin Şaşkınlık Dönemi

İşgalden 3 saat sonra Mescid-i Haram çevresine gelen Suudi askerleri içeri girme denemelerinde yoğun ateşle karşılık görünce geri çekilirler.

İşgalin ilk günlerinde Suudi hükümeti tam bir şaşkınlık ve ne yapacağını bilememe durumu içindedir. İçeride rehine var mıdır varsa kimlerdir kaç kişilerdir? Eylemciler kimler ve kaç kişilerdir gibi hiç bir bilgiye ulaşamazlar.

Kabe'yi kuşatan Kraliyet Muhafız Alayı mutaasıp asker ve subaylardan müteşekkildir. İnançlarından dolayı Mescid'de silahlı bir çatışmaya girmeyeceklerini beyan ederler. Suudi hükümeti bu dönemde tam bir şakınlık dönemindedir. Kabe'nin kan dökülerek alınmasının İslam aleminde yaratacağı olumsuz etkiden çekinmektedir. Suudi kralı Halid hemen muhafızları teftişe gider. Kabe'nin Harici isyancılar tarafından işgal edildiğini görevlerinin Allahın Evi'nin temizlenmesi olduğunu görevlerini yapmazlarsa Pakistanlı paralı askerleri kullanacağını söyler. Bazı muhafızlar ikna olur olmayanlar ise tutuklanır.

1979 Kabe baskını yapan eylemcilerin sayısı en az 500 olarak tahmin ediliyor.

Eylemden önceki gecelerde büyük miktarda yiyecek malzemesi ilk yardım malzemesi ve cephane mescidi haram'ın alt katındaki mahzenlerde saklanıyor. Böylece eylemcilerin çok uzun süre dış destek almaksızın direniş yapabilmesi mümkün oluyor.

DÜNYADAN TEPKİLER

Eylemcilerin ve onlara dışarıdan destek verenlerin tam olarak anlaşılabilmesi için dört günün geçmesi gerekecektir. Bu olaydan birkaç ay evvel İran'da islam devrimi olmuştur. Kabe baskınını İran devrimi izinde gören oldukça fazla kişi vardır başlarda. Bunlardan biri Mısır devlet başkanı Enver Sedat'tır. Hedefi İran göstermiştir.

İran lideri Ayetullah Humeyni ise işgalden Amerika'yı sorumlu tutmaktadır. Humeyni "Büyük şeytan" Amerika'yı kutsal topraklardan çıkarmak için tüm dünya müslümanlarını cihata çağırmaktadır.

Suudi yetkililerin işgalciler için "hariciler" terimini kullanması Pakistan basınında yanlış anlaşılarak yabancılar anlamına gelen hariciler terimiyle Amerikalıların/İsraillilerin kasdedildiği şeklinde yorumlanır ve Humeyni'nin ifadesiyle örtüşür. Fas'dan malezya'ya kadar dünyadaki hemen tüm İslam ülkeleri ayağa kalkar ve Amerika-İsrail alyehinde gösteriler düzenlenir. İslamabad'daki binlerce kişinin gösterisi sırasında bir ABD askeri linç edilir diğeri ise yakılılarak öldürülür.

Türkiye'de ise Milli Talebe Birliği işgali "gerçekleştiren" siyonistleri kınayan basın açıklaması yapar. istanbul ve izmir'de kimi öğrenciler boykot yapar ABD ve İsrail bayrakları yakılır.

SUUDİ REJİMİ İLK ŞOKU ATLATTIKTAN SONRA

Suudi yönetimi ilk günlerdeki şoku atlattıktan sonra bazı önlemleri uygulamaya sokar:

1) Eylemcilerle bağlantısı olacağı şüphesiyle tüm üniversiteleri geçici olarak kapatıp binlerce yabancı müslüman öğrenciyi uçaklarla memleketlerine gönderirler.

2) Mısır El-Ehram Gazetesi'ne göre Mekke Medine ve Taif şehirlerinde sokağa çıkma yasağı konuldu.

3) Yabancı gazeteciler Mescid-i Haram'a yaklaştırılmadılar. Bu önlem kimilerine göre operasyonda kullanılacak Amerikalıları gözden gizlemek içindi.

4) Silahlı Kuvvetlerde seferberlik ilan edildi. İzinler kaldırıldı.

5) Kara ve deniz sınırlarında güvenlik artırıldı. Karayollarında zırhlı yelekli güvenlik kuvvetleri sık kontrol noktaları kurdu.

6) Yönetim aleyhinde yayınları kontrol amacıyla postanelerde denetim kuruldu.

OPERASYON

MESCİD-İ HARAM'A ASKERİ OPERASYON

Devlete yakın Suudi ulemasının fetvasını arkasına alan Suudi yönetimi biraz rahatlar. Fetva gereği önce işgalcilere süre verilip teslim olmaları isteniyor. Cuheyman bunu kabul etmiyor. Ardından askeri operasyon işgalin 6. günü başlar.

Önce kapıları tutan direnişçilere yoğun ateş ile uzaklaşmaları denenir. Kapılar iyi istihkam edildiği için bu başarılamaz. İsyancılardan Mescid'in minareleri yerleşen keskin nişancılar Suudi askerlerini avlamaya başlar.

Ardından ağır zırhlı araçlarla mescidin kapıları kırılarak içeri girilir. Bir yandan da helikopterlerden mescide indirme yapılır. İndirme sırasında gene çok sayıda Suudi askeri kaybedilir. Bu arada bazı helikopterler mesciddeki direnişçilerin üzerine bombalar atar. Mescidin zemin ve üst katlarından göğüs göğüse çarpışmalar sonucunda Suudi güçleri zemin katı ve üst katları ele geçirir.


Fransız timi GIGN'de doğrudan doğruya alt katlara girmeyi düşünmez. Bunun yerine alt katlara göz yaşartıcı gazlar verilir bu gazların etkisiyle kimi direnişçi teslim olur kimisi elinde silah ateş ederek dışarı çıkar ve vurulur. Ancak alt kat hala temizlenememiştir. Bu sefer alt katlara tonlarca su boşaltılır. Su iyice yükseldiğinde ise yüksek voltajlı elektrik verilir. 5 aralık 1979 günü Kabe işgalcilerden kurtarılmış olur.

Mehdi Kahtani ölmüş Cuheyman ise sağ yakalanmıştır. Cuheyman'ın yakalandığındaki görüntüsü:


Bir Fransız gazetesinin haberi üzerine Fransız özel timinin Kabe'yi kurtardığı açığa çıkar.

Bilanço:

Operasyonda Suudi güçlerinden ölenlerin sayısı 127 isyancılardan ölenlerin sayısı 117 olarak açıklanmıştır. Hacılardan namaza gelenlerden ölenlerin sayısı 26'dır. Yüzlerce de yaralı vardır.

Yargılamalar sonucunda 63 kişi idama mahkum olur kafaları kesilerek infaz edilir.

http://www.netpano.com/haber/3590/Hacer%C3%BClEsved/Ta%C5%9F%C4%B1n%C4%B1/%C3%87almak/%C4%B0steyenleri/Kimler/Durdurdu

14 Temmuz 2009 Salı

'Uygur' kelimesinin şaşırtan anlamı

Uygurlar Türk tarihinde olduğu kadar, dünya tarihine de önemli katkılarda bulunan bir boy olmuştu.

“Uygar” kelimesini Uygurlar’dan ilham almıştık

İlk dönem Türk tarihinin en ilginç devletini kuran Uygurlar, Göktürk Devleti'ne bağlı boylardan birisiydi. Uygur kelimesinin, şahin sürati ile hücum eden veya müttefik manalarına geldiği söylenir.

UYGURLAR

Uygurlar 745'te Göktürk Devleti'ni yıkarak kendi devletlerini kurdular. Bögü Kağan, 762'deki Çin seferinden dönerken Mani dinini halkı arasında yaymak için dört rahibi de yanında getirmişti. Hakanın Maniheizm'i kabulüyle, Uygurlar arasında yayılmaya başlayan yeni din, hayat tarzını değiştirdi. Uygurlar klasik Bozkır devletlerinden farklılaştılar. Kırgızlar, 840'ta başkent Ordu-Balık'a girerek son hakan Hosa'yı öldürüp Uygur Hakanlığı'nı yıktılar. Bölgede daha sonra Karahanlı Devleti kuruldu.

Uygurlar'ın bir kısmı Kansu bölgesine giderek Kansu Uygur Devleti'ni kurdular. Sarı Uygurlar olarak da bilinen Kansu Uygurlar'ı daha sonra Moğol hâkimiyetine girdiler. İç Asya'ya göçen Uygurlar ise Tanrı Dağları ve Turfan tarafına yerleştiler. 911'de Doğu Türkistan Uygur Devleti'ni kurdular. Turfan, Kaşgar, Beşbalık gibi şehirleri olan Uygurlar zamanla Budizm'i kabul ettiler. Doğu Türkistan Uygur Devleti, 1209'da Moğol tâbiiyetine girdi. 1368'de ise bölgeye Çin hakim oldu.

Uygurlar ilk dönem Türk devletleri içerisinde geliştirdikleri medeniyetle diğer Türk topluluklarından çok farklıydılar. Uygurlar, kendi alfabeleriyle ve Çince, Sogdca gibi başka dillerle birçok eser kaleme aldılar. Uygur alfabesi Asya'daki birçok millet tarafından çok uzun süre kullanıldı. Uygurlar, kurdukları matbaalarla kitaplar bastılar. Şehircilikte çok ileri gitmişlerdi. Tapınakları fresklerle bezenmişti. Uygurlar'ın ulaştığı bu medeniyet düzeni yüzünden Cumhuriyet döneminde medeniyet karşılığında "uygarlık" kelimesi türetildi ve bugün hayatın her alanında kullanılıyor.

ÇİN İŞGALİ

Zamanla bölgede İslamiyet yayıldı. 1484'te Yarkent Hanlığı kuruldu. 1674'te ise bölgeye hakim olan Moğol boylarından Kalmuklar, Cungariye Devleti'ni kurdular. Mançu hanedanı döneminde Çin 1762'de Doğu Türkistan'ı işgal etti. 1864'ten sonra isyan eden Türkler bölgeye hakim oldu. Türkler'in hükümdarı Yakup Han, bir taraftan İngilizler'le bir taraftan Ruslar ile işbirliği yaparken bir taraftan da Osmanlı hükümdarı Sultan Abdülaziz'den yardım istedi. Bölgede hutbe sultan Abdülaziz adına okunmaya başladı. 1877'de Yakup Han'ın ölümü bölgenin kaderini değiştirdi. Çinliler, fırsatı değerlendirip 1878'de bölgeyi tekrar işgal ettiler. 1911'de Mançu hanedanının yıkılıp, Cumhuriyet dönemine geçildi. Ancak Uygurlar'ın esareti devam etti. 12 Kasım 1933'de ve daha sonra 12 Kasım 1944'te kurulan Şarki Türkistan İslam Cumhuriyeti uzun ömürlü olmadı.

1949'da Çin'e komünistlerin hakim olmasıyla birlikte Doğu Türkistan da yeni yönetimin hakimiyetine girdi. Bunun üzerine binlerce Türk, Doğu Türkistan'da ayrıldı. Doğu Türkistan'da Uygurlar ve Kazaklar başta olmak üzere milyonlarca Türk Çin baskısına karşı mücadele vermeye devam ediyorlar.

DOĞU TÜRKİSTAN

İkinci Çin istilasından sonra Doğu Türkistan'ın adı 1884'te Şin-ciang (yeni toprak) olarak değiştirilmiştir. Komünist idareden sonra ise 1955'de bölgenin resmi ismi ''Şin-ciang Uygur Özerk Bölgesi'' olmuştur. Türkler için bu bölge Şin-ciang değil Doğu Türkistan'dır.

KÜTÜPHANECİLİĞİMİZİN TARİHİNİ AYDINLATAN ESER

Osmanlı sosyal hayatını düzenleyen vakıf sistemini herkes bilir. Hayatın her alanında rol oynayan vakıf sisteminin en etkili olduğu kültür sahası ise kütüphanelerdir.

Osmanlı İmparatorluğu'nda hayır sahipleri tarafından kurulan vakıflar vasıtasıyla medreselerde müderris ve öğrencilerin, mahallelerde de halkın kitap ihtiyacını karşılamak üzere kütüphane vakıfları kurulmuştu. Türkiye'nin önemli bilim adamlarından Prof. Dr. İsmail Erünsal'ın yıllar süren araştırmaları sonucunda Türk Tarih Kurumu yayınları arasında çıkardığı "Osmanlı Vakıf Kütüphaneleri" isimli devasa eser vakıf kütüphaneciliğimizin tarihini aydınlattı.

Kitabın girişinde Ortaçağ İslam kütüphaneciliği hakkında bilgi verildikten sonra, evkaf ve şeriye sicilleri başta olmak üzere birçok orijinal belge ışığında vakıf kütüphaneciliğimizin Osmanlı'nın kuruluşundan Cumhuriyet'e kadar gösterdikleri özellikler değişim ve gelişmeler tarihi bir sıra içinde ele alınıyor. Osmanlı kütüphaneciliğini ortaya çıkaran bu eser aynı zamanda kütüphaneciliğimizle ilgili Batı'daki olumsuz iddialara da önemli bir cevap. Ayrıca Türkiye'de çok önemli bilimsel çalışmalar yapıldığını ve Prof. Dr. İsmail Erünsal gibi büyük bilim adamlarının bulunduğunu gösteriyor.

8 Temmuz 2009 Çarşamba

15 bin askerimiz kör oldu


BU UNUTULUR MU ? (Ama malesef unuttuk...)

Birinci Dünya Savaşı'nda Ingilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kismi da Mısır'ın Iskenderiye şehri yakınlarında bulunan
Seydibeşir Usare Kampı'na hapsedildi.

Kampın tam adı, 'Seydibesir Kuveysna Osmanli Useray-i Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin cephesinde esir düşen 16. Tumen'in 48. Alayı'na baglı Osmanlı askerleri tutuluyordu.

12Haziran 1920'ye kadar
iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, agır hakaret ve aşagılamaya maruz kaldılar.

Bu insanlık dışı muamelenin nedeni ise
Ermeniler idi...

Kamptaki, Türkçe bilen
Ermeni tercümanların yalan, yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kamplarin Ingiliz komutanları, azılı Türk düşmanı kesilmişlerdi. Savas bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri teslim etmek, Ingilizler'in işine gelmiyordu. Cünkü, olasi yeni bir savasta, bu askerlerin yeniden karşılarına cıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, Ingilizlerin beyinlerine işlenmişti.

Çözüm toplu katliamdı... Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak suya normalin cok uzerinde
krizol maddesi katılmıştı. Mehmetçik, daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyorlardı. Ancak Ingiliz askerleri dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarina izin vermiyorlardi. Mehmetçikler, bele kadar gelen suya başlarını sokmak istemedi. Ancak bu kez Ingilizler havaya ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için çömelerek başlarını suya soktular. Ancak başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözler yanmıştı...

Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 bin askerimiz
kör oldu. Bu vahset, 25 Mayis 1921 tarihinde TBMM'de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin krizol banyosuna sokularak 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, bunun faili olan Ingiliz tabip, garnizon komutanı ve askerlerinin cezalandırılması icin TBMM'nin teşebbüse geçmesini istediler.

Tabiiki yeni kurulan devletin bin türlü sorunu vardı. Bu hesap sorma işide unutuldu gitti.

Ama onlar unutmuyorlar...

Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, bu karalama kampanyalarına çanak tutması...




ERMENİLER SOYKIRIM YAPILDI DIYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR BİZİM TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK. Bu nasıl bir vahşet..15.000 askerimizi kör ettiler..Yazıklar olsun yapana yazıklar olsun bu olayın peşine düşmeyenlere…O gün haklarını aramadınız peki şimdi size engel olan kim..?ŞEHİTLERİMİZE SAYGINIZ VARSA 3 dakikanızı almaz bu yazıyı arkadaşlarınıza göndermek.

2 Temmuz 2009 Perşembe

Osmanlı Sultanlarında Peygamber Sevgisi

Osmanlı Devleti, tarih sahnesinde kaldığı sürece İslâm'ın bayraktarlığını yapmış, bu bayrağın dünyanın dört bir köşesinde dalgalanması için cansiperâne mücadele etmiştir. Sultanlar bu mücadelenin en ön safında ya bizzat yer almış veya yer alma arzusuyla yanıp tutuşmuşlardır. Bu kutlu insanlar, İslâm'a karşı yapılan saldırılara göğüs germeyi her devirde vazife bilmiş, bunu bir kulluk ve ümmet olma şuuru hassasiyetiyle yerine getirmişlerdir.

Osmanlı sultanları, Allah Resulü'nün (sallallahü aleyhi ve sellem) sevgisiyle büyümüş ve büyütülmüştür. Birçoğu bu sevgiyi gönüllerine öylesine nakşetmiştir ki, Nâm-ı Celîl-i Muhammedî'nin Şehbâl açması için, hayatlarını at sırtında geçirmişler denilse yeridir. Ruh dünyalarına ilmik ilmik dokudukları bu muhabbet O'nunla (sallallahü aleyhi ve sellem) ilgili her şeye hususi bir ihtimam göstermelerine vesile olmuştur. Onlarda, Peygamber sevgisi âdeta mânevî bir cihadın tezahürü hâline gelmiş, fethe hazırlandıkları beldeleri önce bu sevgiyi taşıyan gönül erleriyle yoğurmuşlar, yani mânevî cihâtla kalblerin kapılarını, maddî cihatla da kalelerin kapılarını açmışlardır.

Bu güzel insanlar, Efendimiz'i (sallallahü aleyhi ve sellem) kalblerinde öyle müstesna bir yere koymuşlardır ki, günlük hayatlarından, yazdıkları şiirlere (nâ't-ı şerîf) kadar her sahada O'nun (sallallahü aleyhi ve sellem) adını zikretmeyi ve himmetine müracaat etmeyi hayatlarının olmazsa olmazı saymışlardır. Onların, çoğu zaman gözyaşlarıyla kaleme aldıkları bu nâ't-ı şerifler günümüze kadar birçok Peygamber âşığının da hislerine tercüman olmuştur. Bu denizden katre misâl bazı güzellikler tarih boyunca insanımızın zihinlerinde tatlı hatıralar olarak yer almıştır:

Sultan İkinci Murad mecalsiz bir şekilde yatıyordu. Gözler ellerinin bir işaretine, kulaklar dilinden dökülecek bir tek söze kilitlenmişti. Yerinden hafifçe doğruldu ve vezirine seslendi:

— Oku İshak, vasiyetimizi oku!

İshak Paşa vasiyeti yüksek ve gür bir sesle okumaya başladı: "Bismillahirrahmanirrahîm, Allah'a (celle celâlühü) hamd olsun. Salât ve selâm Efendimiz Muhammed Mustafa'ya (sallallahu aleyhi ve sellem) olsun. Tevekkülüm Hâlık'ımadır. Her nefis herkes ölümü tadacaktır. Sizleri dünya hayatı mağrur etmesin, sizler gururlanmayın. Saruhan vilâyetinde bulunan malımın üçte birini -3.500 altını Mekke fukarasına, 3.500 altını Medine fukarasına- olmak üzere dağıtınız. 500'ü Mekke ahalîsinden Kâbe ve hatim arasında toplanarak 70.000 kere 'lailahe illallah' kelime-i tevhidini zikredip defalarca Kur'ân okuyup sevabını vasiyet sahibine ita edenlere harcansın. 2.500'ü Mescid-i Aksa'da Sadre kubbesinde 70.000 kere 'lailahe illallah' kelime-i tevhidini zikredenlere ve defalarca Kur'ân okuyanlara harcansın."

Dikkatle bakıldığında vasiyetinden Sultan Murad Han'daki Allah (celle celâlühü) ve Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) aşkı okunmaktadır. Çünkü o dönemde ne Hicaz (Mekke–Medine) ne de Kudüs (Mescid-i Aksa) Osmanlı toprakları içerisinde yer almaktadır. Gönlündeki sevgi o kadar aşkındır ki, o beldelere değen mukaddes ayaklar hürmetine, oraların ahalîsine hürmette kusur etmek istemez.

Ve yıl 1453... Osmanlı ordusunun önünde gencecik bir serdar... İstanbul surlarının önünde, Efendisi'nin (sallallahü aleyhi ve sellem) medhine nail olabilmek için otağını kurmuş... Bir Cuma sabahı Cenab-ı Hak ona fethi müyesser kılmış... Bu kutlu serdar bir gece otağından çıkar ve hocası Akşemseddin Hazretleri'ni ziyarete gider. Allah Resulü'nü (sallallahu aleyhi ve sellem) Medine'ye hicretlerinden sonra Mescid-i Nebevî yapılana kadar evinde misafir eden ve yıllar sonra da, İstanbul önlerinde şehit olan sahabe efendimiz Hazreti Eyyub el-Ensarî'nin (radıyallahu anh) kabrinin bulunması hakkındaki arzularını belirtir, himmetlerini ister. Akşemseddin Hazretleri de hünkârın koluna girerek çadırdan çıkar. Haliç kıyılarında, surlara yakın bir yeri işaret ederek, "İşte burasıdır." der. Fatih Sultan Mehmet Han derhal emir verir: "Buraya bir cami ve türbe yapıla." Bu emir üzerine bugünkü caminin ve türbenin inşasına başlanır. Anlaşılıyor ki, onlar sadece Allah Resulü'ne (sallallahü aleyhi ve sellem) değil O'nun köyünün kokusunu taşıyanlara da büyük bir sevgi beslemişlerdir.

Bu sevgi Fatih'ten oğluna da aksetmiştir. Bir gün İkinci Bayezid Han çok iyi dostu olan Hak âşığı Baba Yusuf'u Hacca uğurlamak için ayağına kadar gider, ona bir miktar altın teslim eder ve "Bu, elimle çalışarak kazandığım helâl kazançtır. Bu altınları Ravza-i Tahira'nın kandilleri için ayırdım. Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) huzuruna varınca: Ey Allah'ın Resulü (sallallahü aleyhi ve sellem), günahkâr kul Bayezid'in selâmı var... Bu altınları türbenin kandillerine yağ alınması için gönderdi. Kabul buyurunuz..." diye söylemesini tembih eder.

Babadan oğula bir miras gibi geçen bu mukaddes sevgi Yavuz Sultan Selim döneminde yeni bir boyut kazanmıştır. Öyle ki, ünlü şairimiz Yahya Kemal, Yavuz'a atfen şu mısraları kaleme almıştır:

" Seyr eylesün felek kaderin şehsuvarını
Fethetti bir seferde nebiler diyarını
Sahrayı Mercidabık'a nakş etmiş kader
İslâm fikr-i vahdetinin kâr u zârını..."

Ancak Yavuz Selim Han bu zaferden sonra İslâm dünyasında daha çok tanınmasından pek de hoşnut olmamıştır. Zîrâ camilerde hutbeler kendisinin adına okunmaya başlanmış ve burada da Hâkimü'l-Harameyn (Mekke ve Medine'nin hâkimi) lâfzı kullanılır olmuştur. Bu söz onu içten içe yaralar. Bir gün Halep Ulu Camii'nde bir Cuma namazı sırasında minberde imamın dilinde Hâkimü'l-Harameyn sözünü işitince, hemen ayağa kalkarak onu düzeltir: "Hayır, hayır Hakimü'l-Harameyn değil, Hâdimü'l-Harameyn (Mekke ve Medine'nin hizmetkârı)" Hatip, onun istediği gibi okur hutbeyi. Namazdan sonra da koca hünkâr, kaftanını hatibe hediye eder. Efendisi'ne karşı hissettiği derin muhabbete etrafındakiler de şahit olur.

Osmanlı padişahları içinde Efendimiz'i (sallallahü aleyhi ve sellem) rüyasında görüp O'ndan aldığı emir ve işaretle fetihler yapanlar da olmuştur. Kanunî Sultan Süleyman'ın gördüğü rüya buna misâl olarak nakledilmiştir. Rüyasında Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem): "Belgrad, Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin sonra da benim şehrimi imar edesin!" diye emir buyurur. Bu emir üzerine, Kanunî hemen Harameyn'i imar ve iskân projelerine başlar. Hattâ vasiyetinde şahsî servetinden hacılar için su getirecek bir vakıf kurulmasını ister. Kızı Mihrimah Sultan da babasının bu vasiyetini yerine getirir ve Arafat'taki Ayn-ı Zübeyde Suyu'nu Mekke'ye ulaştırır. Cihanın önünde el pençe divan durduğu bu büyük kumandan, Allah Resulü'nün (sallallahü aleyhi ve sellem) huzurunda O'na şöyle yalvarır:

"Nûr-ı Âlemsin bugün hem dahi Mahbub-u Hüda
Eyleme âşıkların bir lâhza kapından cüda
Gitmesin nâm-ı şerefin bu dilimden dem-be-dem
Dertli gönlüme devadır can bulur ondan safa."

(Hem Allah'ın (celle celâlühü) habibi hem de âlemlerin nurusun. Sen'i sevenleri bir an olsun kapından uzak tutma. Gitmesin dilimden şerefli ismin, nişanın. Benim dertli gönlüm bu zikirden şifa bulur canım da sevinç duyar.)

Kanunî'den sonra devlet duraklama devrine de girse, onların gönüllerinde bu aşkın yerinde sayması mümkün olmaz. Sultan İkinci Ahmed devletin içte ve dışta değişik gailelerle boğuştuğu bir dönemde tahta çıkar. Gençtir, ancak, mâneviyat yüklü ve dertli bir padişahtır. Öylesine dertlidir ki, derdine dermanı yaşadığı devirde bulamaz ve çok öncelere gitmeye karar verir. Bir gece, kimseye görünmeden Topkapı Sarayı'ndaki Mukaddes Emanetler Dairesi'ne gider. Burada Allah Resulü'nün (sallallahü aleyhi ve sellem) nalınını eline alır ve şu beyitleri söyler:

"N'ola tacım gibi başımda götürsem dâim
Kadem-i pâkini ol Hazret-i Şâh-ı Resulün
Gül-i Gülzâr-ı Nübüvvet o kadem sahibidir
Bahtiya, durma yüzün sür kademine ol Gül'ün"

(Keşke Peygamberler Şahı'nın o temiz ayaklarının nalınını bir taç gibi başımda taşıyabilsem. O ayağın sahibi peygamberlik bahçesinin Gül'ü dür. Öyleyse Ahmet sen de yüzünü sür ayağına o Gül'ün.)

O günden sonra Efendimiz'in ayak izinin resmini sarığındaki sorgucun içinde taşımaya başlar. Başka bir yerde de gönlünün yangını, alev alev peygamber aşkıyla yanarak şu mısraları döker:

"İftirakınla Efendim bende takat kalmadı
Yekpare oldu bu dil, aşkta muhabbet kalmadı
Şol kadar ağlattı ben bîçarei hükm-i kaza
Giryeden hiç Hazreti Yakub'a nevbet kalmadı"

(Ayrılığınla Efendim bende takat kalmadı. Bu dilim tek parça oldu, aşkta sevgi kalmadı. Ben çaresizi o kadar ağlattı ki, sinemde Hazreti Yakub'a gözyaşı kalmadı.)

Sultan Abdülaziz de Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) âşığı padişahlardandır. Bir gün hasta yatağında yattığı sırada Medine'den bir dilekçe gelir. Devlet erkânı önce dilekçeyi arz etmekte tereddüt gösterse de, padişahın Medine'ye karşı hassasiyetini bildiklerinden, dilekçeyi huzura getirirler. Yaveri dilekçeyi okuyup cevabını isteyecektir; ama sultan onun Medine'den geldiğini öğrenince okumasına mâni olur. Muhabbeti öylesine derindir ki, yanındakilere "Beni ayağa kaldırınız. Mukaddes beldeden gelen dilekçeyi yatarak dinleyemem." der. Dilekçeyi titreyen ayaklarına rağmen el pençe divan durarak dinler ve hemen gereğinin yapılmasını emreder. Âdeti oluğu üzere Medine'den gelen hiçbir postayı abdestini tazelemeden eline almaz. Çünkü bunlarda Hz. Peygamber'in (sallallahü aleyhi ve sellem) köyünün tozu ve kokusu vardır. Öper, alnına koyar, koklar ve öyle açar.

Osmanlının en çalkantılı dönemlerinden biri de İkinci Abdulhamid Han dönemidir. Lâkin bu dönemde önemli icraatlara imza atan cennet mekân Sultan Abdulhamid Han, ülkenin dört bir yanını demir yolu ile donatır. Bu yolların en önemlisi Hicaz demiryoludur. O mukaddes beldeleri korumak ve hacıların emniyetli bir yolculuk yapabilmesini sağlamak için, İstanbul'dan Medine'ye kadar demiryolu hattı döşetir. Harem hudutlarına yaklaşılınca da, rayların döşenmesinde sadece Müslüman işçilerin çalışmasına müsaade edilir. 31 Ağustos 1908 tarihinde Medine'ye ulaşan hattın son 30 km'lik kısmına bizzat padişahın emriyle keçe döşenir. Lokomotif şehre yaklaştığında hızını keser, yavaşça perona yanaşır. Yolcular parmak uçlarında inerler trenden, edeple, hürmetle... Keçe döşenen raylar, o kutlu beldeye duyulan hürmetten günün belli saatlerinde gülsuyuyla yıkanır.

Hz. Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) böyle tarifi zor bir aşkla bağlı olan Osmanlı padişahlarının neden Hacc'a gitmediği sorusu akla gelebilir. Gerek, o günün nispeten zor şartlarında üç ay civarında süren yolculuğun emniyet açısından sakıncaları, gerek padişahların Kâbe'de ve Hicaz bölgesinde sürekli korunmalarının çok kolay olmayabileceği mülâhazası, gerekse padişahların İstanbul'dan bu kadar uzun bir süre ayrı kalacak olmalarının yol açabileceği idare boşlukları ve muhtemel fitneler onların bizzat gitmeyip, yerlerine birkaç defa vekil göndermeleriyle önlenirken, Hacc fârizası da yerine getirilmiştir. Oraya gidememek Peygamber aşkının onların sinelerini yakacak şekilde kat kat artmasına da yol açmış olmalıdır. Bu durum yukarıda görüldüğü üzere şiirlerine de yansımıştır.

Osmanlı padişahları ilk ferdinden son ferdine kadar Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) sevgisini kalblerinde böylece taşırlar. Belki de bize bıraktıkları en mühim miras da o sevgidir. Rabb'im bize Resulü'nü (sallallahü aleyhi ve sellem) onlar gibi sevmeyi ve O'nun şefaatine nail olmayı nasip eylesin.

29 Haziran 2009 Pazartesi

Harika Bir Arşiv-1919-75 ARASI TAM BİR TARİH

ARSIV OLARAK SAKLANABILECEK SUPER BIR CALISMA.HAZIRLAYANLARIN ELINE SAGLIK
SAKLAYIN,ÖZELLİKLE 1919 YILINI
ÇOCUKLARINIZA, TORUNLARINIZA OKUYUN OKUTUN
Gerçek tarih....

SUPER BİR ÇALIŞMA

1919-75 ARASI TAM BİR TARİH
1919-1919 (1)
1919-1919 (2)
1919-1937
1937-1942
1943-1945
1946-1950
1950-1955
1955-1960
1960-1961
1961-1964
1964-1966
1966-1971
1971-1973
1973-1975
1975-1978
1978-1980
1980-1982
1982-1984
1984-1988
1989-1993
1993-1997
1997-1999
1999-2002
2003-2006
2006-2007

23 Haziran 2009 Salı

Murşit 5 İslami Egitim DVD

Murşit 5 İslami Egitim DVD

AYDINLANMAYI DİLEYENLERE Mürşit 5, 150 cilt İslami kaynak içermesi, bütün işletim sistemlerinde çalışabilmesi, İslamiyet ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şeye anında ulaşabilmenizi sağlaması, Kur'an okumayı, abdest almayı ve namaz kılmayı kolayca öğretmesiyle benzersiz bir program.
Hem Bir Okul Hem Bir Kütüphane

MÜRŞİT 5

AYDINLANMAYI DİLEYENLERE Mürşit 5, 150 cilt İslami kaynak içermesi, bütün işletim sistemlerinde çalışabilmesi, İslamiyet ile ilgili öğrenmek istediğiniz her şeye anında ulaşabilmenizi sağlaması, Kur'an okumayı, abdest almayı ve namaz kılmayı kolayca öğretmesiyle benzersiz bir program.
Hem Bir Okul Hem Bir Kütüphane

KURAN-I KERİM

•Diyanet'ten Onaylı Orjinal Metin
•Dört Adet Türkçe Meal - Prof.Dr. Suat Yıldırım, Türkiye Diyanet Vakfı- Komisyon, Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Hamdi Yazır
•İngilizce Meal - Yusuf Ali
•Almanca Meal - Prof. Dr. Muhammed Resoul
•Fransızca Meal - Prof. Dr. Suat Yıldırım (Komisyon)
•Rusça Meal - Türkiye Diyanet Vakfı
Doç. Dr. Fazıl Karaoğlu
•İki Adet Türkçe Tefsir - Ömer Nasuhi Bilmen, Elmalılı Hamdi Yazır
•Üç Adet Hatim - Davut Kaya, A. Abdüssamed, M. Emin Ay
•Seslendirmeli Türkçe Meal (Suat Yıldırım)
Okuyan: Yusuf Ziya Özkan
Mürşit kütüphanesinin baş kitabı tabii ki Kur'an-ı Kerim.
Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan onaylı orjinal metnin ardından 4 Türkçe meal geliyor.
Yabancı kullanıcıları göz ardı etmeyen programda ayrıca İngilzce, Almanca, Fransızca ve Rusça meal de var.
Türk müfessirler arasında otorite kabul edilen Elmalılı Hamdi Yazır ve kıymetli alim Ömer Nasuhi Bilmen'in sekizer ciltlik tefsirleri de Kur'an bölümünün diğer mühim kaynakları.
Bu bölümün en önemli işlevlerinden biri de Kur'an-ı Kerim'i üç ayrı sesten; Abdussamed, M. Emin Ay ve Davut Kaya'dan dinleyebilme imkanı sunması. Üstelik dilerseniz Suat Yıldırım'a ait Türkçe meali de Yusuf Ziya Özkan'dan dinleyebilirsiniz.
Kur'an'ı dinlerken ekranda okuna imleçle takibini daha kolay yapabilir; ayet ya da sure ezberlemek için liste oluşturabilir; istediğiniz sayıda ve hızda tekrar ettirerek kolayca ezber yapabilir; okuma hızınızı arttırabilir ya da azaltabilirsiniz.
Mürşit 5 ile sureleri harf, nuzül ve Kur'an'daki cüz sırasına göre okutmanız ve yazdırmanız mümkün. Aynı anda orjinal metni, mealini ve tefsirini görmeniz de Mürşit'in bir başka ayrıcalığı.

HADİS

•Riyazü's Salihin -İmam Nevevi
•Beş Yüz Hadis - Ömer Nasuhi Bilmen
•Kitap ve Sünnet - Asım Köksal
•Büyük Hadis Külliyatı- Rudani (Onbin Hadis)

Hadislere dayanak oluşturan ayetlerle örgülenmiş anlatımla, İslam'ı daha iyi anlayacaksınız.
Riyazü's Salihin ile, merak ettiklerinizi, konulara göre tasnif edilmiş ayet ve hadisler ışığında değerlendirecek;
Beş Yüz Hadis ile mutlaka bilinmesi gereken temel hadisleri ve tefsirlerini öğreneceksiniz.
Ve Hadisler bölümünü vazgeçilmeziniz yapacak Büyük Hadis Külliyatı. Ondört muteber hadis kitabına dayanarak ve tekrarlardan azami ölçüde kaçınılarak derlenmiş bu dev küliiyatla 11.000 Hadis-i Şerif bir tıkla elinizin altında. Ravi zincirleriyle yer alan ve konulara göre sınıflandırılan Büyük Hadis Külliyatı ile arayıp da bulamayacağınız hadis-i şerif olması artık imkansız. Hadis bölümü ile hayatınızı Efendimizi'n sünnetine en uygun şekilde yaşayabileceksiniz.

İLMİHAL

•İslam İlmihali - Mehmet Dikmen
•İslam İlmihali - Ömer Nasuhi Bilmen
•Şafi İlmihali - Halil Günenç
•Dini Bilgiler, Sualli- Cevaplı - Ömer Nasuhi Bilmen
•Fetvalar - Halil Günenç
•Namaz Hocası - Komisyon
•Evlilik Hayatı ve Mahremiyeti - A. Aydın
•Sorular ve Cevaplar - Hasip Asutay (Akaid, Oruç. Namaz, Kurban, Hac, Zekat, Öşür, Kadınlara Mahsus Haller, Alım-Satım ve Faiz, Helal ve Haram)
•Kadın ve Aile İlmihali - Dr. Dilaver Selvi;
•Hanımların Özel Halleri - Yrd. Doç. Dr. Kemal Yıldız

İbadetlerinizi daha kolay ve doğru yapacak, merak ettiğniz en ufak ayrıntıları dahi öğreneceksiniz.
Soru-Cevap bölümlerinde dinimizle ilgili aklınıza gelen her soruya eksiksiz cevap bulabileceksiniz.
Fetvalar’da ise günümüzde karşılaştığınız ve Kur’an’ın ışığında çözüme kavuşturmak istediğiniz meseleleri bulacaksınız.
Evlilik Hayatı ise evli olan ve evlenme yaşında olanlar için bir rehber olacak.

FIKIH

•Hukuki İslamiyye ve Islahatı Fıkhiyye Kamusu - Ömer Nasuhi Bilmen
•İlm-i Tevhid ve Akaid-i İslamiyye - Ömer Nasuhi Bilmen
•Günümüz Meselelerine Fetvalar - Halil Günenç
•Sorular ve Cevaplar - Hasip Asutay (Akaid, Oruç, Namaz, Kurban, Hac, Zekat, Öşür, Kadınlara Mahsus Haller, Alım- Satım ve Faiz, Helal ve Haram)

İslam Hukuku’na ait tüm meseleleri detaylıca bulabileceğiniz bu bölüm hayatınızın her anını İslam’a uygun yaşamanıza yardımcı olmak için hazırlandı.
Ömer Nasuhi Bilmen’in uzun yıllar İlahiyat fakültelerinde ders olarak okutulan ve İslam Hukuku alanında başvuru kaynağı kabul edilen Hukuk-i İslamiyye ve Istılahat-I Fıkhıyye Kamusu bu bölümdeki en önemli kaynaklardan biri.
Yine Bilmen’e ait olan İlm-i Tevhid ve Akaid-i İslamiyye ile de İman’ın Şartları bütün detaylarıyla kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır.
İlmihal Köşesi’nde de yer alan Fetvalar ve Soru- Cevap eserleri ile günümüzde karşılaşabileceğiniz bütün dini sorularınıza cevap bulacaksınız.

TARİH


•Büyük İslam Tarihi ve Efendimiz'in (S.A.V.) Hayatı - Asım Köksal
•Peygamberler Tarihi - Asım Köksal
•Kerbela - Asım Köksal
•Tefsir Tarihi - Ömer Nasuhi Bilmen
•Ashab-ı Kiram - Ömer Nasuhi Bilmen
•Sure-i Fetih Tefsiri ve İstanbulun Tarihçesi - Ömer Nasuhi Bilmen
İnsanların atası, ilk peygamber Hz. Adem’den bugüne İslam tarihi hakkında bilmemiz gereken her şey bu bölümde.
Alanında bir şaheser olan ve merhum Mehmet Asım Köksal’a ait, uluslar arası birincilik ödüllü İslam Tarihi ve Efendimiz’in Hayatı ile Asr-ı Saadet’i yeniden yaşayacaksınız.
Peygamberimiz hakkında bilinen her şeyi bulabileceğiniz bu eserin yanı sıra, yine Asım Köksal Hocamız’ın Kerbela kitabıyla İslam Tarihi’nin bu dönüm noktasına ait bütün gerçekleri öğreneceksiniz.

TASAVVUF

•Sırr-ı Azam - Ahmed Yılmaz
•Marifetname - Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.
•Altın Öğütler - İmam Gazali
•Hak Yolunun Esasları - İmam Gazali
•Kimya-i Saadet - İmam Gazali
Bu bölümde, nefsi terbiye edip insanı kemale erdiren tasavvuf yolunun yolcularına ve taliplilerine rehberlik edecek temel kaynaklar yer alıyor.

DUA

•Efendimiz'İn Dilinden Dualar - A. Aydın
•Her Güne Bir Dua - Semine ve Senai Demirci
“Bana dua edenin duasına icabet ederim” buyuran Rabbimiz’in emri gereği her nefesimizi bir dua kılabilmek için, Semine ve Senai Demirci çifti tarafından hazırlanmış birbirinden güzel yakarışlar ve en makbul duaların sahibi Efendimiz’in dilinden dualar bu bölümde istifadenize sunuluyor.

ÇAY VAKTİ

•Dini Hikayeler - A. Aydın
•Rüya Tabirleri - Nablusi
•Mesnevi'den Hikayeler - Ahmet Kasım Fidan
•Erkek ve Kız Çocuk İsimleri - Komisyon
.
İnancın gerçek güç olduğunu anlatan ; Mesnevi’den seçme hikayelerle hakikate ulaşma yönünde bir adım daha atacaksınız.
İslami Büyük Rüya Tabirleri Ansiklopedisi ile gördüğünüz rüyaların yorumunu hemen öğrenebileceksiniz.
İsim Sözlüğü ile de çocuklarınıza isim koyarken anlamlarını kolayca öğrenebilecek, pekçok alternatifi bir arada bulabileceksiniz.

ARAMALAR

•Konu arama özelliği ile ilgilendiğiniz konuyla alakalı ayetlere, hadislere, ilmihal bilgilerine ve diğerlerine anında ulaşabilirsiniz.
•Tüm metinlerde Türkçe veya Arapça harf, kelime, cümle veya cümleleri aynı anda arayabilir; sonuçları istatistiki olarak görüntüleyebilirsiniz. Mürşit’teki 150 cilt kitabın arasından istediğiniz bilgiye ulaşmak Aramalar bölümüyle çok kolay.
Mürşit harf, hece, kelime aramasının yanı sıra konu araması da yapıyor ve merak ettiğiniz bir konuyu yazdığınızda ilgili ayetleri, meallerini ve tefsirini detaylıca size sunuyor.
İstediğinizde ekrana gelen Arapça klavyeden yararlanarak Arapça harf ya da kelimeleri de kolayca arayabilirsiniz.

KURAN KURSU

•Kuran Öğreniyorum - Sesli
Tecvid Öğreniyorum - Sesli
Dini Bilgiler - Sesli
Haz: Hasip Asutay, Ses: Kadir Temel
•Kur'an-ı Kerim'den Aşırlar
Okuyan: Hafız Kadir Temel, A. Abdussamed
•Cevşen - Okuyan: M. Said Özdemir
•Yakarış, Zerre-i Esrar-ı Fatiha ve Sofra Duası
Okuyan: İsmet Haraçcı Her yaşın kolaylıkla öğrenebileceği şekilde hazırlanan, Diyanet’ten onaylı bu bölümde Hafız Kadir Temel Hocaefendi’nin kusursuz anlatımıyla dilerseniz Kur’an-ı Kerim okumayı, dilerseniz bütün tecvid ve mahreç kurallarını öğreneceksiniz.
Daha kolayca anlamanız ve hafızanızda tutabilmeniz için temel dini bilgiler sesli olarak anlatılmaktadır. İmanın şartları, İslam’ın şartları, abdest, namaz, namazda okunan dualar ve sureler, oruç, hac, zekat, 32 farz, veda hutbesi, hatim duası, cevşen gibi konular sesli ve yazılı olarak yer almaktadır.
Temel Dini Bilgiler kısmı da bir ders gibi, sesli olarak hazırlandı.
Küçükler öğrenecek, büyükler pekiştirecek.


NAMAZ HOCASI

•Boy Abdesti (Gusül) Nasıl Alınır?
•Abdest Nasıl Alınır?
•Namaz Nasıl Kılınır?
Hanımlar ve beyler için ayrı ayrı anlatımlar
•Cuma, Bayram, Cenaze Namazlarının Kılınışı, Teyemmüm ve Sehiv Secdesinin Yapılışı
•Vakit Namazlarının Kılınışı
Ayrıntılarıyla tamamı görüntülü ve sesli anlatım
En son teknoloji kullanılarak hazırlanmış sesli ve görüntülü canlandırmaların yeraldığı Namaz Hocası Bölümü küçük büyük her yaştan kullanıcının istifade edebileceği şekilde hazırlandı.
Hanımlar ve beyler için ayrı ayrı namaz anlatımları , vakit namazlarının yanı sıra cuma, cenaze ve bayram namazlarının nasıl kılınacağı; abdest ve boy abdestinin nasıl alınacağı; teyemmüm ve sehiv secdelerinin nasıl yapılacağı, en ince ayrıntılarıyla anlatıldı.
Bu sayede küçüklerimiz abdest almayı, namaz kılmayı öğrenirken, yetişkinler de eksiklerini tamamlama imkânı bulacaklar.
Namaz Hocası Bölümü ile istediğiniz vaktin namazını kıldırarak, namazda okunan duaların ve surelerin doğru okunuşlarını öğrenebileceksiniz.

NAMAZ VAKİTLERİ

•Türkiye ve dünyadaki beşbin adet merkez için namaz vakitleri.
•Yeni merkezler eklenebilir.
•Vakitlerde ezan okur.
Artık namaz vakitlerini kaçırmak yok. Çünkü Mürşit 5, ekranınızın ortasında beliren uyarı penceresi ile vakitleri size hatırlatır ve dilerseniz ezan okur.
Hem de dünyanın neresinde olursanız olun. Çünkü bu bölümde beşbinden fazla Türkiye ve dünya merkezi için hesaplanmış namaz vakitleri var.
Tabi dilerseniz namaz vakti hesaplaması için yeni merkezler de ekleyebilirsiniz.
Ayrıca ekranda yer alan pusulayla kıble yönünü kolayca tayin edebilir, isterseniz aylık imsakiye çıktısı da alabilirsiniz.


EZGİLER

•Kur'an'dan Aşırlar - Kadir Temel
•Derviş Ahmed İlahi Grubu
•Mevlit - Okuyan: Mehmet Atici
•Türk Tasavvuf Musikisi -
•Esma'ul Hüsna - Mustafa Demirci
•Ey Allah'ım 3 - Sami Savni Özer
•Her Güne Bir Dua - Ses: Rıdvan Ağaoğlu
•Osmanlı Saray Müzikleri - Yolculuk
Başar Dikici
Bu bölümde bulunan 9 albüm ile ruhunuzu dinlendirecek, gerçek huzuru doya doya hissedeceksiniz.
Bu bölüm radyoların bile program yayını hazırlayabilecekleri işlevsellikte hazırlandı.
Birden fazla kanal oluşturabilir ve bu kanalları aynı anda dinleyebilirsiniz.
Kanallara farklı parçalar ekleyebilir ya da silebilirsiniz.

HATTAT

Türkçe ve Arapça harfler istenen renk, istenen yazı stili ve istenen büyüklükte yazılabilir.
Paragrafların yönü soldan sağa (Türkçe paragraf) ya da sağdan sola (Arapça paragraf) olabilir.
Türkçe metin içinde Arapça yazılabilir.
Arapça metin içinde Türkçe Yazılabilir.
Mürşit'te yer alan kitaplardan metinler aktarabilirsiniz.
Yazılan metni kaydedebilir, yazıcıdan çıktısını alabilirsiniz.

TEKNİK ÖZELLİKLER

Çalıştığı Ortamlar:

• Windows XP/VISTA,
• Mac OS X,
• Linux (Ubuntu 7.04),


Mürşit 5.0 için sistem gereksinimleri :

• 256 MB Ram (512 MB tavsiye edilir)
• 200 MB sabit diskte boş yer
• DVD-ROM Okuyucu, Ses Kartı, Hoparlör ve Fare.

Part 1
Part 2
Part 3
Part 4
Part 5
Part 6
Part 7
Part 8
Part 9
Part 10
Part 11
Part 12
Part 13
Part 14
Part 15
Part 16
Part 17
Part 18
Part 19
Part 20
Part 21

22 Haziran 2009 Pazartesi

İlber Ortaylı İle Tarih Dersleri 1-31 TVRip


alt

İlber Ortaylı İle Tarih Dersleri 1-31 TVRip


alt

Bölüm 1
Yayın Tarihi: 30 Nisan 2008
İlber Ortaylı’nın ilk programındaki konuğu Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof.Dr. Fuat Keyman oldu. Ortaylı, konuğuyla modernleşme kavramı üzerine sohbet ederken, modernleşmenin tanımını ve modernleşme sürecini de ele aldı.

Bölüm 2
İkinci bölümde İlber Ortaylı Roma’yı anlatıyor.

Bölüm 3
Yayın Tarihi: 14 Mayıs 2008

Tarih Dersleri programının bu haftaki konusu Japon Modernizmi.
Japon modernleşmesinin tarihsel gelişim sürecinin, Rus ve Türk modernleşmesi ile karşılaştırarak anlatılacağı bu bölümde, Ortaylı’ya eşlik eden konuğu ise Japon tarihçisi ve uzmanı olarak ün yapmış Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Prof. Dr. Selçuk Esenbel.

Bölüm 4
Yayın Tarihi: 21 Mayıs 2008
İlber Ortaylı ve tarikatlar konusunda isim yapmış konuğu, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tasavvuf Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Mustafa Kara programda tarikatların tanımını ve kökenini anlatıyor; tarihsel gelişim sürecini tüm detaylarıyla izleyenlerle paylaşıyor.

Bölüm 5
Yayın Tarihi: 28 Mayıs 2008

İlber Ortaylı bu hafta Osmanlı İmparatorluğu’nun özellikle son yüzyılında önem kazanan insan hakları, fikir özgürlüğü, baskı grupları ve bunların çevresinde gelişen olayları ele alıyor. Programda Ortaylı’ya özellikle İttihat ve Terakki Partisi ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Erol Şadi Erdinç eşlik ediyor.

Bölüm 6
Yayın Tarihi: 4 Haziran 2008

İlber Ortaylı bu hafta Eski Roma’dan Osmanlı İmparatorluğu’na kadar milletlerin ve dinlerin tarihsel gelişim sürecini ele alıyor.

Programda Bizans Dönemi’nden sonra Osmanlı toprakları içinde yaşayan toplumların renkliliği ve uyumu değerlendirilirken; özellikle protestanlıkla beraber dil ve din farklılıklarının ortaya çıkması ve bunların imparatorlukların güçlerini ne ölçüde etkilediği işleniyor.

Bölüm 7
Yayın Tarihi: 18 Haziran 2008

İlber Ortaylı bu hafta “Osmanlı’da milliyetçilik hareketlerini” ele alıyor.
Programda Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan farklı milletlerin, dil ve din olguları değerlendirilirken; bunların milliyetçilik ve bağımsızlık hareketlerine etkileri de inceleniyor.

Bölüm 8
Yayın Tarihi: 10 Eylül 2008

Bu hafta İlber Ortaylı Rusya’nın St. Petersburg şehrinden “Tarih Dersleri”ni anlatıyor. Çarlık Rusyası’nın en önemli kenti St. Petersburg saraylarıyla ve tarihi yapılarıyla yeniden keşfediliyor. Ayrıca programda pek çok olaya tanıklık etmiş olan şehirde Romanov Hanedanı ve Osmanlı – Rus ilişkilerinin bilinmeyen yönleri izleyiciler ile paylaşıldı.

Bölüm 9
İlber Ortaylı bu hafta Kafkaslarda yaşananların tarihsel sürecini ele alıyor.
Topkapı Sarayı’nda çekilen programda İlber Ortaylı, 8 asırdan beri Türk tarihiyle iç içe olan Gürcistan’ın genel tarihini ve nasıl Kafkasya’nın kültürel noktası olduğunu anlatıyor.
Programda ayrıca farklı ülkelerin hakimiyeti altında kalan Gürcistan’ın bu kültürlerin edebiyat ve sanat dünyasına etkilerini örneklerle dile getirecek.

Bölüm 10
İlber Ortaylı bu hafta Topkapı Sarayından Halifeliğin tarihini anlatacak; Osmanlı İmparatorluğu’nda hilafetin ne kadar başarılı olduğunu ve son halife Abdülmecit’le birlikte halifeliğin kaldırılması sürecini ele alacak.
Hilafetin nasıl bir kurum olduğunu ve İslam tarihinde Halifeliğin öneminin ele alınacağı programda İlber Ortaylı Kuran-ı Kerim’de hilafetin anlamını ve hilafetin Osmanlı’ya gelene kadar nasıl bir çizgi izlediğini izleyenlerle paylaşacak.


Bölüm 11
İlber Ortaylı bu hafta programda Osmanlı İmparatorluğu’nda sadrazamlık makamının önemini ve sadrazamların yetkilerini detaylı olarak izleyenleri ile paylaşacak...
Ortaylı programda ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nun başlangıcından çöküşüne kadar görev alan sadrazamları, yaşadıkları dönemlerin içinde geçen olaylarla birlikte yeniden gün ışığına çıkartacak.

Bölüm 12
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri programında bu hafta Harf Devrimi konusu işleniyor.
Ortaylı’nın, Dünya’da dilin farklı yöntemler ve işaretlerle ifade edilmesini ve yazı dilinin oluşumunun genel tarihini anlatacağı programda Türkiye’de Harf Devrimi yapılmadan önce edebiyatçılar ve siyasetçiler arasında yarattığı tartışmalara da değinilecek.

Bölüm 13
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri programında bu hafta “Eski Eserler” ele alınacak.
Ortaylı, Topkapı Sarayı’nın 3. Ahmet kütüphanesinden sunacağı programda İlk Çağ, Klasik Çağ ve Yunan Roma Çağı’nın öncülerini ve onların bıraktığı eserleri anlatacak.

Bölüm 14
İlber Ortaylı bu hafta Avusturyayı anlatan ilk bölümle karşınızda.

Bölüm 15
“Cumhuriyet Yolunda Atılan Adımların Hikayesi”
İlber Ortaylı ile Tarih Dersleri programı “Cumhuriyet Bayramı Özel Programı” ile ekrana geliyor.
İlber Ortaylı 20. yy Avrupası, itilaf ve ittifak devletlerinin oluşması ve Osmanlı İmparatorluğu’nun sosyal ve ekonomik durumunu ele alacak. Devletlerarası ilişkiler ve ve imparatorlukları 1.Dünya Savaşı’na iten nedenleri masaya yatıracak olan İlber Ortaylı savaş sonrasında Osmanlı Devleti’nin durumunu ve yaşanan süreç sonrasında cumhuriyet yolunda atılan büyük adımları izleyiciyle paylaşıyor.

Bölüm 16
Yayın Tarihi: 12 Kasım 2008
İlber Ortaylı bu hafta Avusturyayı anlattığı ikinci programıyla karşınızda.

Bölüm 17
İlber Ortaylı bu hafta programda II. Murad zamanında kurulan ve çeşitli değişikliklere uğrasada Osmanlı Devleti'nin son zamanlarına kadar varlığını sürdüren saray okulu Enderun Mektebinin nasıl ortaya çıktığını, Osmanlı İmparatorluğuna katkısını, gelişimini ve Enderun’un nasıl bir sistem olduğunu izleyenlerle paylaşacak.

Bölüm 18
İlber Ortaylı bu hafta programda Eski Şark’ın ve Selçuklu İmparatorluğu’nun bıraktığı bir kurum olan “Divan-ı Hümayun”nu anlatacak.

Osmanlı İmparatorluğu'nda, padişah sarayında toplanan ve şimdiki Bakanlar kurulu gibi memleketin önemli işlerini gören, bu arada müracaat dilekçelerini de kabul ederek bir çeşit yüksek mahkeme vazifesi de gören “Divan-ı Hümayun”un nasıl bir makam olduğunu, hangi memurların burada toplandığını izleyenlerle paylaşacak olan İlber Ortaylı bu makamın Osmanlı devletine hangi biçimde teşekkül ettiğini de izleyenlerle paylaşacak..

Bölüm 19
Yayın Tarihi: 3 Aralık 2008

Bu bölümün konusu Osmanlı İmparatorluğundaki adliye ve eğitim teşkilatı ile şehirlerin idaresi.

Bölüm 20
Yayın Tarihi: 10 Aralık 2008

İlber Ortaylı bu hafta programda 18. asrın en ilginç hükümdarlarından biri olan 3. Selim’in Osmanlı’da bıraktığı tarihi izleri inceleyecek.
Ortaylı, Osmanlı’da esasen reformları başlatan, fakat hükumdarlığı talihsiz bir şekilde sona eren 3. Selim dönemini ayrıntıları ile izleyenlerle paylaşacak.


Bölüm 21
Yayın Tarihi: 17 Aralık 2008

Bu haftaki bölümde II.Mahmut dönemi ele alınıyor.

Bölüm 22
Yayın Tarihi: 24 Aralık 2008

Bu haftaki konu esnaf yapılanmasının anlatıldığı "Osmanlıda Lonca teşkilatı".

Bölüm 23
Yayın Tarihi: 7 Ocak 2009

Bu haftaki bölüm Yunan Adalarından sunuluyor.

Bölüm 24
Yayın Tarihi: 6 Şubat 2009

Bu haftaki bölümde İlber Ortaylı, hocası Halil İnalcık'ı konuk ediyor.

Bölüm 25
Yayın Tarihi: 13 Şubat 2009

Bu haftaki bölüm "Halil İnalcık"la yapılan söyleşilerin ikicisiyle devam ediyor.

Bölüm 26
Yayın Tarihi: 20 Şubat 2009

İlber Ortaylı bu hafta dünya gündeminin önemli meselerinden biri olan İsrail-Filistin sorununu Galatasaray Üniversitesi’nden Doçent Emre Öktem ile birlikte değerlendirecek.

İlber Ortaylı ve Emre Öktem birlikte Arap- Yahudi sorununun bu boyuta nasıl ulaştığını, aynı zamanda nasıl bir tarihi süreçten geçtiğini ve 400 yıllık Osmanlı saltanatı döneminde bu topraklarda huzurun nasıl hakim kılındığını konuşacak; İsrail devletini kuruluşa götüren tarihsel süreci ışık tutacak.

Bölüm 27
Yayın Tarihi: 27 Şubat 2009

Bu haftaki bölümde Rusya tarihi ele alınıyor.

Bölüm 28
Yayın Tarihi: 6 Mart 2009

İlber Ortaylı bu hafta izleyenler için Osmanlı hanedanının kökenini inceleyecek.

Ortaylı programda ayrıca, 600 yıl büyük bir devleti ve milletler topluluğunu yöneten Osmanlı imparatorluğunu neden 3. Roma olarak tanımladığını ayrıca Osmanlı padişahlarının ve ailelerinin ilginç portrelerini anlatacak.

Bölüm 29
Yayın Tarihi: 13 Mart 2009

İlber Ortaylı bu hafta İstanbul Üniversitesin’den Prof Dr. İdris Bostan’ı konuk ediyor.

Denizcilik tarihinin uzmanı İdris Bostan programda “Piri Reis’in haritasının gerçekten var olan tek harita olup olmadığından”, “bir imparatorluğun denizcilik teşkilatının neden yeterince bilinmediğine” kadar pek çok konuda bilgi verecek; Ortaylı’nın sorularını yanıtlayacak.

Bölüm 30
Yayın Tarihi: 3 Nisan 2009

İlber Ortaylı ile bu haftaki bölümü izleyenler İtalyanlar'ın Venezia'sı, sular şehri Venedik'e bir yolculuğa çıkacak.

Ortaylı programda lagünlerden oluşmuş bu güzel şehrin kuruluşunu, deniz ticaretinde dünyanın bir numarası olmasını ve dükalarını anlatacak.

Bölüm 31
Yayın Tarihi: 10 Nisan 2009

İlber Ortaylı bu haftaki bölümde, hocası Halil İnalcık ile birlikte, İstanbulu konu alan söyleşilerinin ilkiyle karşınızda.

alt

http://rapidshare.com/files/245975363/Tarih_Dersleri_3BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975379/Tarih_Dersleri_3BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245975373/Tarih_Dersleri_3BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245975362/TarihDersi_1BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975369/TarihDersi_1BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245975367/TarihDersi_1BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245975955/TarihDersleri_10BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975965/TarihDersleri_10BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245976060/TarihDersleri_10BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245978347/TarihDersleri_11BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245978355/TarihDersleri_11BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245978342/TarihDersleri_11BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245978348/TarihDersleri_12BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245978349/TarihDersleri_12BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245978340/TarihDersleri_12BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245978350/TarihDersleri_13BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245978351/TarihDersleri_13BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245978339/TarihDersleri_13BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245978353/TarihDersleri_14BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245978757/TarihDersleri_14BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245978749/TarihDersleri_14BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245978756/TarihDersleri_15BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245978766/TarihDersleri_15BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245978758/TarihDersleri_15BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983426/TarihDersleri_16BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245978765/TarihDersleri_16BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983430/TarihDersleri_16BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245978759/TarihDersleri_16BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983413/TarihDersleri_16BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245978762/TarihDersleri_16BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983505/TarihDersleri_17BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983412/TarihDersleri_17BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983763/TarihDersleri_17BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983917/TarihDersleri_18BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983913/TarihDersleri_18BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983891/TarihDersleri_18BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983823/TarihDersleri_19BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983839/TarihDersleri_19BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983822/TarihDersleri_19BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983827/TarihDersleri_20BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983829/TarihDersleri_20BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983887/TarihDersleri_20BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983991/TarihDersleri_21BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245982889/TarihDersleri_21BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245982895/TarihDersleri_21BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245982353/TarihDersleri_21BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245982897/TarihDersleri_22BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245982905/TarihDersleri_22BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245982828/TarihDersleri_22BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245982906/TarihDersleri_23BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245982890/TarihDersleri_23BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245982899/TarihDersleri_23BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245982649/TarihDersleri_23BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245982904/TarihDersleri_24BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983151/TarihDersleri_24BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983346/TarihDersleri_24BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245983407/TarihDersleri_25BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245983416/TarihDersleri_25BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245983378/TarihDersleri_25BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985143/TarihDersleri_26BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245985091/TarihDersleri_26BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985159/TarihDersleri_26BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245984854/TarihDersleri_26BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245985104/TarihDersleri_27BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245984998/TarihDersleri_27BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985140/TarihDersleri_27BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985307/TarihDersleri_27BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245985076/TarihDersleri_28BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245985148/TarihDersleri_28BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985062/TarihDersleri_28BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985094/TarihDersleri_28BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245985556/TarihDersleri_29BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245985526/TarihDersleri_29BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985587/TarihDersleri_29BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985322/TarihDersleri_29BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245975382/TarihDersleri_2BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975374/TarihDersleri_2BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245975364/TarihDersleri_2BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985576/TarihDersleri_30BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245985580/TarihDersleri_30BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985628/TarihDersleri_30BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985367/TarihDersleri_30BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245985667/TarihDersleri_31BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245985660/TarihDersleri_31BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985589/TarihDersleri_31BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245985677/TarihDersleri_31BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245985657/TarihDersleri_31BL_palantir.part4.rar
http://rapidshare.com/files/245975370/TarihDersleri_4BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975963/TarihDersleri_4BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245975934/TarihDersleri_4BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245975938/TarihDersleri_5BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975951/TarihDersleri_5BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245975948/TarihDersleri_5BL_palantir.part3.rar
http://rapidshare.com/files/245975953/TarihDersleri_8BL_palantir.part1.rar
http://rapidshare.com/files/245975956/TarihDersleri_8BL_palantir.part2.rar
http://rapidshare.com/files/245975964/TarihDersleri_8BL_palantir.part3.rar

http://www.mayonez.net/belgeseller/24018-yelber-ortaylye-yele-tarih-dersleri-1-31-tvrip.html
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...