Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
müslüman olanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müslüman olanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Lastik reklamı sayesinde 1000 Alman İslam'ı seçti

Almanya’da bin kişi lastik reklamından esinlenerek yapılan ilandan etkilenerek Müslüman oldu

Almanya’da bin kişi bir ilan ile İslam’ı din olarak seçti. Almanya’nın Münih şehrinde Japonya’nın ünlü lastik firması Yokohama’nın reklamından esinlenen bir Müslümanın birçok yere astığı ilan herkesin ilgisini çekti.

Münih şehrinin girişinde üzerinde Almanca “Siz Yokohama Lastiklerini Bilmezsiniz” yazılı büyük bir tabela dikkatini çeken Alman Müslüman bu düşünceden hareketle, “Siz İslam’ı bilmiyorsunuz. Eğer bilmek istiyorsanız bizi şu şu numaradan arayın” yazılı bir tabelayı lastik firmasının reklamının yanına dikti.

Almanya’nın dört bir yanından telefonlar yağmaya başladı ve neticede bir sene zarfında kadın-erkek yaklaşık 1000 Alman Müslüman oldu. Yeni Müslüman olan Almanların bir cami, bir İslami merkezi ve bir de eğitim kursu açtıkları bildirildi.

Hamza Muhammed / TİMETURK

24 Temmuz 2009 Cuma

İsrail'de 100 Yahudi Müslüman Oldu

Maariv gazetesi dün İsrail’de İslam dinini benimseyen Yahudilerin oranının her sene daha da arttığına dikkat çekti.Bu konunun öneminin ise durumun İsrail-Arab çatışmasından din çatışmasına dönüştüğünden kaynaklandığına işaret etti.

Bu dönüşüm sadece islamı kapsamıyor, kısmende olsa aynı şekilde hiristiyanlığı da kapsıyor.Mevcut bilgilere göre son senelerde yüzlerce Yahudi islamı seçerken, birkaç onu da dinini İsevi olarak değiştiriyor.

Maariv gazetesinin verilerine göre 2005-2007 yılları arası din değiştirme talebiyle İsrail içişleri bakanlığına başvuran Yahudilerin sayısı 306’ya ulaştı.Bu taleblerden 249’u islama geçmek isterken buna karşılık 48 yahudi dinini İsevi olarak değiştirmek istedi.

Bu paralelde gazete, eş zamanlı olarak eski 9 yahudinin tekrar Yahudiliğe dönmek istediğini açıkladı.

Şüphesiz bu rakamlar yüzde sınırlarını ortaya koyuyor.2008 yılı ise bu oranlarda büyük artışa tanıklık etti.142 başvuru kaydı tamamlanırken bunlardan sadece 112’si İslam, 26’sı hrıstiyanlık, 4’ü ise asıl dini Yahudiliğe dönmek istiyor.

Bunula birlikte gazete Yahudiliğe girenlerin çıkanlardan daha büyük bir kitleyi oluşturduğunu söyledi.Bu rakam 2005 yılında 820 kişi, 2006 yılında 589 kişi, 2007 yılında 566 kişi iken, geçtiğimiz sene 2008 yılında 767 kişiye ulaşmıştır.Gazeteye göre bu rakamlar, İsrail’le entegrasyona karşı olan bazı taraflarca desteklenmiyor.Bu rakamlar sadece resmi kayıtları gösteriyor.Şu bir gerçek ki, resmi kayıt yaptırmaksızın dinini İslam veya İsevi olarak değiştirenlerin sayısı çok daha fazladır.
As-Safir Gazetesi -
Nur Belek / İslamigundem.com
http://forum.filistinetkinlik.com/index.php?topic=18890.msg84143
http://img515.imageshack.us/img515/662/rwiefa.jpg

30 Haziran 2009 Salı

Polonyalı Olivio Müslüman oldu

Polonyalı Olivio Müslüman oldu
30/6/2009

Polonyalı İngilizce öğretmeni Olivio Biedzka düzenlenen ihtida töreni ile Müslüman oldu.

Polonya'da İngilizce öğretmenliği yaparken 3 yıl önce Alper Uğurlu ile internette tanışan Olivio Biedzka (21), Türk genci ile 2 yıl internetle görüştü. Arkadaşlıkları aşka dönüşen Alper ve Olivio Biedzka, geçen hafta Denizli Çatalçeşme Oda Tiyatrosu'nda düzenlenen nikah töreniyle evlendi. Türk genci Alper Uğurlu ile evlendikten sonra Müslüman olmaya karar veren Polonyalı Olivio, bugün Denizli Müftülüğü'nde düzenlenen ihtida töreni ile Müslüman oldu. Denizli Müftüsü Mehmet Köse, ihtida töreninde Polonyalıgelin Olivio'ya hiçbir baskı altında kalmadan Müslümanlığı seçip seçmediğini sordu. Kendi isteği ile Müslüman olmaya karar verdiğini söyleyen Olivio Biedzka'ya Kelime-i Şehadet ve Kelime-i Tevhid getirmesinde yardımcı olan müftü Mehmet Köse, Elif ismini alan Polonyalı geline İhtida Belgesi ve İngilizce çeviri olan bir Kur'an-ı Kerim hediye etti.
Evlenip Müslüman olduktan sonra Elif Uğurlu ismini alan Polonyalı gelin, Pamukkale'yi çok sevdiğini, en büyük isteğinin de Kur'an-ı Kerim'i okuyup anlamak olduğunu ve bunu en kısa sürede başaracağına inandığını söyledi.

22 Haziran 2009 Pazartesi

33. Söz'ü okudum Allah'ı tanıdım

Filipin asıllı sanatçı Ayşenur Helen Sağlam, çocukluğundan itibaren koyu bir Hıristiyan ve kilise müziği sanatçısı olarak yetiştirilmiş
http://www.risalehaber.com/images/news/58808.jpg
Ziver Ermiş'in haberi:

Filipin asıllı sanatçı Ayşenur Helen Sağlam, çocukluğundan itibaren koyu bir Hıristiyan ve kilise müziği sanatçısı olarak yetiştirilmiş. Köln'de konservatuar okurken Müslümanlarla tanışmış ve araştırarak Müslüman olmuş.

Helen; Filipince, Türkçe, İngilizce ve Almanca şarkı ve ilahilerle farklı din mensuplarına kardeşlik ve hoşgörü çağrısı yapıyor.

Türk mühendis Sinan Sağlam ile evli olan Ayşenur Helen, kilise tarafından üniversite okumak için gönderildiği Almanya'da Müslüman olmuş. Ülkesinde konservatuar bitirmiş ünlü bir sanatçı olan Ayşenur Helen, kendisini en çok Fatiha Sûresi ve Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin eserlerinin etkilediğini söylüyor. İslam'ı şahsında temsil etme ve doğru anlatma konusunda Fethullah Gülen Hocaefendi'yi çok beğendiğini belirten Ayşenur Helen, "Çağımızda doğru İslam'ı en güzel şekilde anlatma yöntemi Sayın Gülen'in kullandığı sufizm yöntemi ile olur." diyor. Gitar ve piyanoyu profesyonel olarak çalan Ayşenur Helen, ikinci albümünün gül ve gonca şeklinde Allah ve Muhammed yazan resimlerini de kendisi çizmiş.

Avrupa'da, birçok ülkede konserler veren Ayşenur Helen, Türkiye'de de birçok radyo ve televizyon programına konuk olmuş. Sübhanallah, The Light ve Ya Hz. Adem ve Havva'nın çocukları adlı üç klibi Türk televizyonlarında gösterilen Helen, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin şiirlerini de besteleyip seslendirmek istediğini belirtiyor.

Filipince, İngilizce, Almanca ve Türkçe olmak üzere dört dil bilen Ayşenur Helen'in hayat hikayesi de çok ilginç. Filipinler'in küçük bir kasabasında doğan ve Carranglan'da ilk ve ortaöğrenimini tamamlayan Helen, beş yaşından itibaren Hollanda'lı bir misyoner tarafından yetiştirilmiş. Helen, "Beş yaşında müziğe başladım. Orada çok meşhur olmuştum. Her tür müziği seslendiriyordum, büyük programlara çıkarıyorlardı beni. Michael Jackson'ın, Beatels'ın parçalarını seslendiriyordum. Henüz çocukken defalarca belediye başkanının önünde şarkı söylemiştim, meşhur olmuştum. Hollandalı misyoner de beni o zaman tanıdı. Bana hep vaaz ediyor, kilise için şarkı söylememi istiyordu. Kiliseyi çok sevmiştim, severek gidiyordum. Hem kilisede hem de okulda dini eğitim alıyorduk." diyor.

Filipinler'de konservatuarı bitirdikten sonra 1989 yılında kilisenin Köln Üniversitesi'nde konservatuar okuması için kendisini Köln'e gönderdiğini anlatan Ayşenur Helen, "Eşimi ve onun şahsında Türkleri tanıyıp İslamiyet'le ilgili şeyler okuyunca kendimi parça parça olmuş gibi hissettim." diyor. Müslüman olduktan sonra ailesinin ona düşman olduğunu belirten Helen, Filipinler'de yüzde 7 civarındaki Müslümanların da baskı ve zulüm altında olduğunu, her gün onlarcasının öldürüldüğünü aktarıyor. Ayşenur Helen, "Ama yine de Müslümanlar umutsuz değil. Bu umutlarının kaynağı İslam." diyor. Kendisine çocukluktan itibaren İslam'ın gerçek bir inanç olmadığının söylendiğini belirten Helen, "Ama Hz. Muhammed'i (sas) okuyunca şoke oldum. Beni ilk etkileyen şey 16 yaşındayken bir kız arkadaşımdan duyduğum Fatiha Sûresi'nin anlamıydı. Hıristiyanlıktan çok farklıydı. Orada Allah çok farklı, Allah bizim babamız diye değil. O bizim gibi değil her şeye gücü yetendi." diyor.

Müslümanların en önemli görevinin dinlerini iyi temsil etmeleri, iyi örnek teşkil etmeleri gerektiğini belirten Helen, "Ben eşimin yumuşak huyluluğundan etkilendim ama dini yaşaması tam beni ikna etmedi. Kitap istedim ve ilk olarak Said Nursi Hazretleri'nin eseri, 33. Söz'ü okudum. Orada Allah'ı nasıl bir zat olduğu mükemmel bir şekilde anlatılıyordu." diyor.

Ayşenur Helen'e en büyük desteği eşi Sinan Sağlam veriyor. Eşinin ilk tanıştığında İncil'i ezbere bildiğini anlatan Sinan Sağlam, "Evlendikten 8-10 yıl sonra söyledi asıl niyetini. Meğerse beni Hıristiyan yapmak için bana yanaşmış." diyor.

Müziğin çok etkili bir anlatım yöntemi olduğunu belirten Sağlam, "Konserlerde Almanlar onun Sübhanallah parçasını tekrar tekrar istiyor." diyor.
Zaman

17 Haziran 2009 Çarşamba

Ezanın Kerameti

EZANIN KERAMETİAbdullah Aymaz


Arjantin'de bulunduğu günlerin hatırasını yâd ederken Ömer Bey şunları söyledi:

2004 yılı Ramazan ayında iftar etkinlikleri sırasında vakfımıza, komşumuz bir hanımefendi geldi; "Her sene aralık ayının üçünde, yirmi senedir devam eden bir geleneğimiz var...

Ülkemizde bulunan her dinin mensubu insanlar kendi dinlerinin mûsikîlerini tanıtırlar. Bakıyorum siz böyle güzel şeyler yapıyorsunuz. Bu geleneğimize de katılsanız çok iyi olur. Ben, kültür ve dinlerden sorumlu vali yardımcısıyım. İsmim Alisia Vazgues." dedi. Tamam deyip arkadaşlarla kendi aramızda neler yapabiliriz diye müzakere ettik. Sonra Hafız Ahmet arkadaşımızın önce bir ezan okuyup arkasından Meryem Sûresi'ni tilavet etmesini ve İspanyolca mealini vermeyi kararlaştırdık. Bize, program için sadece 12 dakikamız olduğunu söylediler. Dördüncü sırada yer vermişlerdi. Meydan binlerce insan tarafından doldurulmuştu. Yüksekçe bir yere dinî gruplar çıkıyor, müziklerini icra ediyor, insanlar kendince dans ediyordu. Sıra bize geldi; Hafız Ahmet arkadaşımız ezan okumaya başlayınca dans edenler durdu, bağıranlar sustu! Herkes dikkat kesilmiş, ezanı dinliyordu. Arkadan Kur'an okumaya başladı. Meali verildi ve tam 12 dakikada programımız bitti. Ama o muazzam topluluk "Tekrar isteriz! Tekrar isteriz!" diye bağırıyordu. Tertip heyeti, tekrar etmemizi söyledi. Aynı şevk ile ezan ve Kur'an tekrar edildi. Meydan kaynıyordu. Televizyon kanalları, bunu en önemli haberleri arasına koyup verdiler. Türk bayrağı ile vakfımızın adres ve telefonları da belirtildiği için aylarca sağdan soldan telefonlar aldık. Kendilerinin asıllarının Müslüman olduğunu, ama İslâmiyet bilgilerinin kalmadığını söyleyenler, Müslüman olmayı arzu edenler vardı...


San Paolo şehri kurulmadan önce Endülüs'ten gelen Müslümanların Arjantin'de kurdukları bir Kurtuba şehri var. Orada da her milletten insan kendi ülkesini tanıtabilecek büyük bir program hazırlamıştı. Oraya da davet edildik. Büyükelçiliğimiz, Ermenilerin olay çıkarabileceği endişesi içindeydi. Vakıf olarak iyi bir hazırlık yaptık. Güzel bir çadır kurduk. Dönerimizi hazırladık. İspanyolca kitapları dizdik. Elimizde büyük bir Kur'an-ı Kerim vardı, onu önemli bir yere açık vaziyette koyduk... Herkes sıraya girmiş, onu görmek istiyordu. Kuyruk uzayıp gidiyordu. Bunun üzerine beş adet daha Kur'an-ı Kerim getirip koyduk. Yine sıralar ve kuyruklar vardı. Hocaefendi'nin yüz adetten fazla Ölçüler kitabı vardı. Onar yirmişer, bir hanımefendi tarafından alınıp alınıp götürüldü. Acaba kitapları imha mı ediyor diye şüphelendik. Kendisine niye bu kitapların hepsini aldığını sorduk. "Ben avukatım... Kitaptaki 'adalet' konusu çok dikkatimi çekti. Bütün hukukçu dostlarıma birer tane hediye ettim. Müthiş ve güzel ifadeler var. Bunların kaynağının İslâmiyet olduğunu düşünüyorum." dedi. Daha sonra İslâm ile ilgili pek çok kitap okudu ve Müslüman olmayı tercih etti.


Kurtuba'daki bu tanıtımda en çok bizim çadır ilgi ile ziyaret edildiği için en büyük televizyon kanalı bizimle iki saat görüşme yaptı. Türkiye tanıtım kasetlerimiz vardı, onları da yayınladı. Kurtuba'da bir pizzacıya gittik. Başı yarı kapalı bir hanım işletiyor. Çocukları birbirlerine Ali, Hamza benzeri sözlerle hitap ediyorlardı. Masaya çağırıp isimlerini yazdırdık. Baktık, yazılar doğru. Kadına "Müslüman mısınız?" diye sorduk. "Hayır" dedi. "Çocukların ismi niye Ali, Hamza?" dedik. "Dedem ölürken, çocukların olunca bu isimleri koyarsın, diye vasiyet etmişti." dedi. Vakit geçiyordu. "Acaba bize temiz bir sergi verebilir misiniz, ibadet etmek istiyoruz?" dedik. Getirdi; biz namaz kılarken arkada ağladığını fark ettik. Nedenini sorunca, "Dedemin de böyle yatıp kalktığını hatırladım. Demek ibadet ediyormuş." dedi. Sonra arkadaşlar, kocası ve büyük oğlu ile de tanıştılar. Böylece dostluğumuz, beraberliğimiz arttı...


07.Haziran.2009 08:45:04



Namazdan etkilendi müslüman oldu

Antalya'nın Alanya ilçesinde bir otelde çalışan Rus kız, iş arkadaşının namaz kılmasından etkilenerek Müslüman oldu.

Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 2 yıl önce tatil için geldiği Alanya'ya hayran kalan Marıa Zıveyra (24), iş teklifi alarak bir otelde çalışmaya başladı. Bir süre sonra otelde çalışanlarla arkadaşlıklarını ilerleten Zıveyra, bir arkadaşının günde 5 vakit abdest alarak namaz kılması ve Ramazan ayında oruç tutmasından etkilendi. Neden namaz kılındığını ve abdest alındığını arkadaşına soran Zıveyra, zamanla İslam dinine ilgi duymaya başladı. Müslümanların yaşantısı ve ibadet yerlerine hayran kalan Rus kız, internet ve dini kitaplardan İslam dinini detaylı bir şekilde araştırmaya başladı. Namaz kılan arkadaşından da bilgiler alan Rus, Müslüman olmaya karar vererek Alanya Müftülüğü'ne başvurdu.

Rus Zıveyra, için Alanya Müftülüğü'nde tören düzenlendi. İlçe Müftüsü Ahmet Hamdi Başpınar ile birlikte Kelime-i Şahadet getiren Rus kız, Meryem adını alarak Müslüman oldu. Alanya Müftüsü Rus kıza Rusça Kur'an-ı Kerim hediye etti. Törenin ardından müftülük binası yanında bulunan Emine Öz Müftüoğlu Camii'ne giden Zıveyra, Rusça Kur'an-ı Kerim okuyup dua ederek Allah'a şükretti.

Müslümanlığı seçtiği için çok mutlu olduğunu anlatan Meryem Zıveyra, kendisini çok şanslı hissettiğini söyledi. İslam'ın hem yaşantı hem de inanç konusunda çok farklı bir din olduğuna işaret eden Zıveyra, "Arkadaşım sayesinde Müslümanlığı seçtim. Arkadaşım olmasaydı önceki yaşantıma devam edecektim. O devamlı namaz kılarak Allah'a dua ediyordu. Bu beni çok etkiledi. Ayrıca tanıdığım birçok kişi namazın yanı sıra Ramazan ayında oruç tutuyordu. Bu ilk etapta bana çok ilginç geldi. Ancak yaptığım araştırma sonunda bunların İslam dininin şartları olduğunu öğrendim. Ben de artık dua öğrenerek namaz kılacağım." dedi.

Müftü Ahmet Hamdi Başpınar da yabancıların Müslümanlığa olan ilgisinin son yıllarda artmasının sevindirici olduğunu söyledi. İslam dini doğru anlatıldığı takdirde birçok gayri müslimin Müslüman olabileceğini vurgulayan Başpınar, müftülük olarak yabancılara İslam'ı en iyi şekilde anlatmanın gayreti içerisinde olduklarına işaret etti. (CİHAN)
Müslüman Olanlar,
http://www.islamilmihali.net/dini/musluman-olanlar.html
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...