Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.

21 Şubat 2008 Perşembe

Asgari geçim indirimiyle ilgili merak edilenler

İşçi ve memurlar, 1 Ocak 2008'de uygulamaya girecek olan asgari geçim indirimi için çalıştıkları kurumlara aile bildirimi verecek.
Yeni düzenlemede emekli eşler de çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecek.
Maliye Bakanlığı, asgari geçim indiriminin uygulama esaslarını Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirledi. Başbakanlığa gönderilen tebliğe göre, asgari geçim indirimi için ücretin gerçek usulde vergilendirilmesi gerekecek.
Söz konusu indirim, ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının; mükellefin kendisi için yüzde 50'si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için yüzde 10'u, çocukların her biri için ayrı ayrı olmak üzere ilk 2 çocuk için yüzde 7,5'i, diğer çocuklar içinde yüzde 5'i olarak uygulanacak.İndirim, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukları kapsayacak.Asgari geçim indirimi, belirlenen oranlara göre hesaplanan tutarları aşmamak kaydıyla, ücret geliri elde eden aile fertlerinden her biri için ayrı ayrı, çocuklar için de eşlerden yalnızca birisinin gelirine uygulanacak. Boşananlar için indirim tutarının hesabında, nafakasını sağladıkları çocuk sayısı dikkate alınacak.
NET ÜCRETLERE DE İNDİRİM
Tebliğ uyarınca, net ücret üzerinden anlaşmak suretiyle çalışanlar da asgari geçim indiriminden yararlanacak. Bunların hesaplanan vergiden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarları, net ücretleri ile birlikte ödenecek. Peşin ödenen ücretler, asgari geçim indirimi uygulaması yönünden, nakden veya hesaben ödemenin yapıldığı dönemin geliri sayılacak. Asgari geçim indirimi tutarının, ücretlinin aylık hesaplanan vergisinden fazla olması halinde fazlası dikkate alınmayacak. Ücretlinin faydalanacağı azami indirim tutarı, elde edilen ücret geliri üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile sınırlı olacak. Bu nedenle mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde ücretliye herhangi bir iade yapılmayacak.
Tebliğde, asgari geçim indiriminden yararlanamayacak kişiler de şu şekilde sıralandı:
-Ücretleri diğer ücret kapsamında vergilendirilen hizmet erbabı,-Dar mükellefiyet kapsamında ücret geliri elde edenler,
-Başka bir Kanun hükmü uyarınca ücretlerinden gelir vergisi tevkifatı yapılmayanlar,
-Ücret geliri elde etmeyen diğer gerçek kişiler.
Düzenlemeye göre 18 yaşını doldurmuş çocuklardan öğrenimi sona erenler, öğrenimin sona erdiği ayı takip eden aydan itibaren anne veya babasının asgari geçim hesabında dikkate alınmayacak. Yıl içinde işyeri veya işvereni değişen ücretliler, yeni işyerlerinde çalışmaya başladıkları aydan itibaren indirimden yararlanmaya devam edecek.
AİLE DURUMU BİLDİRİMİ
Bu arada uygulama öncesi ücretliler, medeni durumları ve çocuk sayıları ile eşinin iş ve gelir durumu hakkında ''Aile Durumu Bildirimi'' ile işverenlerine bildirimde bulunacaklar, durumlarında herhangi bir değişiklik olması halinde de bu değişiklikleri işverene 1 ay içinde bildirecekler.
Burada eşin çalışmadığı ve herhangi bir gelirinin olmadığına ilişkin ücretli beyanı aksi ortaya çıkarılmadığı sürece yeterli olacak. Sadece ücret geliri elde eden eş, (Çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş) kapsamında değerlendirilmeyecek. Bunlar dışındakiler ise çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş kapsamında kabul edilecek. Münhasıran emekli maaşı alanlar da çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eş olarak kabul edilecek.
BORDRO DÜZENLENMESİ
İşverenler, mevcut medeni durum ve çocuk sayısı bilgileri doğrultusunda, her yıl Ocak ayı itibariyle Asgari Geçim İndirimi Bordrosu düzenleyecek. Yıl içerisinde meydana gelen değişiklikler için ayrı bir bordro düzenlenebileceği gibi değişiklikler, aynı bordro üzerinde de gösterilebilecek. Her bir ücretlinin yararlanacağı indirim miktarı, bordroda ilgili aya ait sütunda gösterilecek. Mevcut bilgilere göre hesaplanan yıllık asgari geçim indirimi tutarının her aya isabet eden kısmı, ücret üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecek. Ücretliye yansıtılacak tutar, ücret ödemesinin yapıldığı dönemde ücret bordrosunda açılan 'Asgari Geçim İndirimi' satırında gösterilecek ve işverenler tarafından ilgili aya ilişkin verilecek muhtasar beyannamede tevkif suretiyle kesilen vergiler toplamından mahsup edilerek, kalan tevkifat tutarı ödenecek. Mahsup edilecek indirim, ücretlinin o aydaki ücretinden kesilen gelir vergisinden fazla olmayacak.
MUHTASAR BEYANNAME
Muhtasar beyanname üzerinde asgari geçim indirimi tutarının mahsup edilebilmesi için söz konusu tutarın mutlak surette ücretlilere ödenmiş olması gerekecek. 3'er aylık dönemler halinde muhtasar beyanname veren işverenler de her yılın Ocak ayından itibaren asgari geçim indirimi tutarını her ay ücret ödemesi sırasında ücretliye peşin olarak ödeyecek. Örneğin Ocak-Şubat-Mart dönemine ilişkin asgari geçim indirimi tutarı, Nisan ayında verilecek muhtasar beyannamede mahsup konusu yapılacak.
Asgari geçim indirimi uygulaması işverenler aracılığıyla gerçekleştirileceğinden, tevkifata tabi ücretlerini yıllık beyanname ile beyan eden ücretliler, yıllık beyannamelerinde indirim uygulamasına ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunmayacaklar. Ücretlerinden vergi tevkifatı yapılan ve işverenler aracılığıyla yıl içinde asgari geçim indiriminden yararlanan mükelleflerin, tevkifata tabi ücret gelirlerini yıllık beyannameye dahil etmeleri halinde, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden, yıl içinde kendisine ödenen ücret üzerinden kesilen gelir vergisinin asgari geçim indirimi mahsup edilmeden önceki tutarı mahsup edilecek. Böylece, kaynakta vergileme sırasında ücretliye ödenmiş olan asgari geçim indirimi tutarlarının, yıllık beyanname üzerinden yapılan vergileme sonucunda da ücretlide kalmış olması sağlanacak.
İşverenler tarafından hizmet erbabının ücret gelirlerinden kesilen gelir vergisinden mahsup edilen asgari geçim indirimi tutarı, ücretliye o ayki ücretle birlikte nakden ödenecek. Aksi halde, asgari geçim indirimi, işverenler tarafından haksız yere yapılan bir mahsup işlemi niteliğini taşıyacak. Bu durumda, işverenler hakkında cezalı tarhiyat yapılacak.

15 Şubat 2008 Cuma

Kadınlar Bekar Kalmak İstiyor


Günümüzde erkeklerden çok kadınlar bekar kalmaya hevesleniyor. Neden mi?
Günümüzde erkeklerden çok kadınlar bekar kalmaya hevesleniyor.
"Bekarlık sultanlıktır" sözü, eskiden sadece erkekler için söylenirdi. Günümüzde ise evlenmek istemeyen kadınların sayısı çoğalmaya başladı. Bu artış sebepsiz olmamalı. Günümüzün çalışan kadınları için evlilik yaşamsal bir önem taşımıyor.
İşte size bekarlığın, kadınlar için yararları:
• Tatil dönemlerinde, evin eksikleriyle uğraşmak yerine arkadaşlarınızla geziye çıkabilirsiniz.
• Televizyonun uzaktan kumanda aleti hep sizin elinizde olur. Futbol maçı izlemek zorunda kalmazsınız.
• Evinizde canınızın istediğini yapabilirsiniz. Düzenli yaşamanız gerekmez.
• Arkadaşlarınızla dilediğiniz gibi telefon sohbeti yapabilirsiniz. Saatlerce konuşmanızda bir sakınca olmaz.
• Hafta sonlarını dilediğiniz gibi geçirebilirsiniz. İsterseniz, gün boyu yataktan çıkmayarak, tembelliğin tadına varırsınız.
• Kazandığınız parayı dilediğiniz gibi harcayabilirsiniz. Hiç kimse size tutumlu olmanızı öğütlemez ve sizi para biriktirmeye zorlamaz.
• Evinizde dilediğiniz dekorasyon değişikliğini yapabilirsiniz. Kimse size karşı çıkmaz.
• Çevrenizde her zaman bir hayran grubu oluşur. Bekar olmanız, erkeklerin ilgisini çekmenizi sağlar. Kısmetiniz hep açık olur.
• Evli arkadaşlarınızdan çok daha fazla davet alırsınız. Evlilerin eğlenmeye fazla zaman ayıramayacakları düşünülür.
• Her yerde dilediğiniz gibi davranabilirsiniz. Başkalarının kurallarına uymak zorunda olmazsınız. Üstelik sizi garip davranışlarınızdan dolayı ikaz edecek kimse de olmaz.
• Her akşam iş dönüşü kan ter içinde mutfağa girmek zorunda kalmazsınız. Canınız istiyorsa yemek yapar, istemiyorsa da yapmazsınız.
• Hiç tanımadığınız kişileri annenizle babanızın yerine koyup, onlara saygı göstermek zorunda değilsiniz. Kayınvalide sorununuzun olmaması sizi rahatlatmalı.
• Her hafta alışveriş listesini alıp, markete koşturmak zorunda kalmazsınız.

13 Şubat 2008 Çarşamba

Hepatit B nedir, ne değildir?

Hepatit B el sıkışarak da bulaşır
Önem vermediğiniz bazı ufak ayrıntılar sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Vücut sıvılarıyla bile bulaşabilen Hepatit B virüsünden korunmak için bilinçli olmak şart
Ülkemizde Hepatit B taşıyıcılık oranı %3 ile %7 arasındayken dünyada 350 milyondan fazla insanın Hepatit B taşıyıcısı olduğu tahmin ediliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güldehen Akbaş'a göre Hepatit B, sigaradan sonra kansere neden olan önemli bir hastalık. Dr. Akbaş, Hepatit B ile ilgili merak edilen sorulara cevap verdi:
Hepatit B nedir?
Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden bir tanesidir. Bu virüs esas olarak karaciğere yerleşerek orada çoğalır ve zamanla karaciğeri tahrip edecek boyutlara ulaşabilir.
Hepatit B belirtileri nelerdir?
Aşırı halsizlik
Karın ağrısı,
Bulantı,
Kusma,
Deride ve göz aklarında sararma,
İdrar renginde koyulaşma,
İştah kaybı,
Karaciğer bölgesinde hassasiyet.
Hepatit B nasıl bulaşır?
Hepatit B, kan yoluyla ve çok sıklıkla da yakın temasla (kan dışındaki vücut sıvıları: tükürük, ter) bulaşır.. Derideki bir çatlak ya da açık yara ile temas eden bir damla kan ya da tükürük bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir. Taşıyıcı anneden bebeğine de doğum esnasında bulaşabilir. En önemli ve yaygın bulaşma yolu korumalı da olsa cinsel ilişkidir. Kan ve kan ürünlerinin nakli, kirli enjektörlerin kullanımı, yeterli sterilizasyonun yapılmadığı cerrahi girişimler, berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür ve pedikür setleri, tıraş bıçakları, makaslar, kulak delme ürünleri ve ortak kullanılan diş fırçaları Hepatit B virüsünün bulaşmasına aracılık etmektedir.
Taşıyıcılık ne demektir?
Bu virüs ile temas eden her 10 bebekten 9'u ve her 10 erişkinden 1'i belirli bir süre sonunda mikrobu vücudundan atmayı başaramazsa yaşam boyu taşıyabilecek ve insanlara yayacaktır. Ancak taşıyıcılarda hastalık durumu farklılık gösterebilmektedir. Karaciğerinde oldukça ağır hasarın ortaya çıktığı bireylerde, yıllar sonra karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri görülebilmektedir. Kronik hepatitlilerin %25'i karaciğer kanseri ve siroz nedeniyle ölmektedir. Hepatit B, karaciğer kanserlerinin %60-80'inden sorumludur ve karaciğer kanserleri kanser ölümleri içinde ilk 3 sırada yer almaktadır.
Anne adayında bu hastalık varsa ne yapmalı?
Taşıyıcı annelerin kanlarındaki Hepatit B, doğacak çocuğa geçebilir. Taşıyıcı annelerin doğumdan hemen sonra bebeğe Hepatit B aşısı yaptırmaları gerekmektedir. Ayrıca doğumdan sonraki ilk 48 saat ile 7 gün arasında hepatit B immün (bağışıklık) serumu verilmelidir. Aşı ve Hepatit B serum uygulamasıyla koruyuculuk %90-95'lere çıkmaktadır.
Risk grupları hangileridir?
Hepatit B'li anneden doğan bebekler,
Ev içinde Hepatit B hastası ya da taşıyıcı olanlar,
Birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar,
Kan ve kan ürünleri kullananlar,
Hemodiyaliz hastaları,
Damar içi ilaç bağımlıları,
Sağlık personelleri.
Aşı, taşıyıcı ve aktif hastalara yapılmıyor
Ömür boyu korunmak mümkün müdür?
Virüs vücuda girmemesi ve korunması kesinlikle mümkün olan bir hastalıktır. En etkili korunma yolu da aşılanmadır.
Aşı ne zaman vurulmalı?
Aşılama , taşıyıcılara veya aktif hasta olanlara yapılamaz. Uygulanacak aşı, toplam üç dozun belirli zamanlara bölünerek uygulanması ile olur. İlk doz 0 ay kabul edilmek kaydıyla, bir ay sonra 2.doz ve 5 ay sonra 3. doz olmak üzere 0-1 ve 6. ayda yapılan 3 doz aşı uygulanmasıdır.
Aşıdan sonra herhangi bir reaksiyon görülüyor mu?
Aşılama sonrası enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik, ateş yüksekliği ve birtakım allerjik reaksiyonlar görülebilmektedir.

12 Şubat 2008 Salı

Elma, Portakal ve Muz Mucizesi

Bu üç meyvedeki antioksidan maddelerin sinir hücrelerini koruduğu, alzheimer ve parkinsona yakalanma riskini azalttığı ortaya çıkarıldı.


Elma, portakal ve muz yiyerek alzheimer ve parkinson gibi hastalıklara yakalanma riskinin azaltılabileceği belirlendi. ABD'de görev yapan Profesör Chang Y Lee tarafından yapılan araştırma, bu meyvelerde bulunan antioksidan maddelerin sinir hücrelerini korumaya yardımcı olduğunu tespit etti. Özellikle kabuklu elmada bu antioksidanların bol miktarda bulunduğu, antioksidan seviyesi bakımından elmayı muz ve portakalın takip ettiği belirtildi.


Prof. Lee şu açıklamayı yaptı: "Taze meyvelerin faydaları hakkında çok soru soruluyordu. Biz de bir araştırma yaptık. Alzheimer hastalarının beyinlerinin yüksek oranda strese maruz kaldığını gösteren çok sayıda araştırma var. Sonuçta bozukluklarının bu hastalardaki sinir dejenerasyonları üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Elde ettiğimiz sonuçlar, taze elma, muz ve portakal ile diğer meyvelerin nöron hücrelerini koruyabileceğini gösteriyor" dedi.     

Topuk Dikenine Dikkat

Topuk Dikeni tedavisi

Birçok hastayı canından bezdirir hale getirmiş bir hastalık olan topuk dikeni hastalığının tedavisi doktorları da gerçekten zorlamaktadır. Hastalar tedavi için genellikle birçok doktor, birçok tedavi yöntemi denemektedirler. Kimilerine topuktan iğne yapılmakta, kimilerine değişik tabanlıklar verilmektedir. Ancak çok az hasta tam tedavi olabilmektedir. Çoğu hasta tam olarak iyileşmemekte, hatta hiç iyileşmemektedir. Hastalarınsa aldıkları farklı yanıt ve tedavilerle kafaları karışmakta, doktorlarına karşı güvenleri sarsılmaktadır. Dr. Vildan Çerçi, yazdı.

Topuk dikeni hastalığı, ayak taban kaslarının topuk kemiğine yapışma yerinde aşırı zorlanma nedeniyle oluşan yara ve bu yaranın sürekli bir hal almasıdır. Çekilen röntgen filminde, yara üzerine biriken kireç nedeniyle topukta dikenimsi bir görüntü oluşur. Bu görüntüden dolayı hastalık “topuk dikeni” olarak anılmaktadır. Hastalar özellikle sabahları yere basarken ciddi topuk ağrısı yaşarlar. Biraz yürüdükten sonra ağrı azalır. Ancak uzun süre ayakta kalınca ya da yürüyünce ağrı tekrar artar. Bazı hastalar ağrı nedeniyle parmak ucunda yürümek zorunda kalırlar.

Topuk dikeni hastalığı için en yaygın uygulanan tedavi lokal kortizon enjeksiyonudur. O bölgede oluşan yara ve ödemin iyileşmesini sağlayarak tedavi eder. Ancak çoğu hastada hastalık tekrarlamaktadır. Maalesef kortizon 1-2 enjeksiyondan sonra dokularda zayıflamaya yol açtığından, yapılması tavsiye edilmez. Günümüzde tabanlık uygulamaları da son derece gelişigüzel yapılmakta, bu konuda yetişmiş personel sıkıntısı çekilmektedir. Uygun tabanlık verilmediğinden,hastalar kullandıkları tabanlıktan genellikle memnun kalmamaktadırlar.

Egzersizin önemi ve devamlılığı konusunda hasta yeterince bilgilendirilip, motive edilmemektedir.Sonunda hastaların büyük kısmı kendi haline bırakılmaktadır. Olayın cerrahi boyutuna ise gerçekte çok az ihtiyaç duyulmaktadır.

O halde ne yapılmalıdır?

1.Hastanın ayak taban problemi mutlaka ortaya konulmalıdır. Dengeli basmayı sağlayacak uygun tabanlık verilmeli.

2.Uygun egzersizler gösterilerek bu egzersizlerin faydaları hakkında hasta ayrıntılı biçimde bilgilendirilmeli,hasta tarafından yapılması sağlanmalı.

3.Topuktaki oluşmuş yarayı ve ödemi iyileştirmeye yönelik LAZER tedavisi

Kliniğimizde bu uygulamalarla hastalarımızda % 80 oranında başarı elde ettik. Yaklaşık 6 ay- 1 yıllık takiplerimizde hastaların iyilik halleri devam etmektedir.Tedavide başarı, şikayetleri bir yılı geçmemiş hastalarda daha çabuk ve kalıcı olmaktadır. Hastanın iyilik halinin devam etmesi, egzersizlerini düzenli yapması ve tabanlık kullanmasına bağlıdır.Şikayetlerinin süresi 2-3 yılı geçmiş hastaların tedavisi güç ve uzun olabilmektedir. Bu hastalarda yukarıdaki tedavilere ek olarak gece boyunca takılması gereken apareyler oldukça iyi sonuç vermektedir.

Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/02/topuk-dikenine-dikkat.html>

Sony Ericson W890

Sony Ericsson walkman serisini yeni duyurduğu W890 ile geliştirdi.8gb dahili belleğe sahip telefon,daha çok müzik kaydetme fırsatı sunuyor.HSDPA sayesinde internet erişimi oldukça hızlı olan telefon,müzik dinlemek için düzenlenmiş.

240 x 320 262,144 renk ekrana sahip W890,büyük tuşları sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.3.2 mega piksel kameraya sahip telefon video özelliğine de sahip.MP3 ve AAC müzik formatlarını destekleyen telefon Bluetooth Stereo A2DP ve TrackID özellikleri sayesinde isimsiz şarkıları bile tanımlıyor ayrıca dahili FM radyosu da mevcut.

Haziran ayında piyasa sürülecek W890 Stereo Portable Handsfree HPM-77 özelliği ile hem müzik dinleme hem de telefonla konuşma şansı veriyor.UMTS/HSDPA 2100 GSM/GPRS 850/900/1800/1900 özelliklerine sahip telefonun fiyatı ise belli değil.

Saç bakımının püf noktaları

Başkalarına ait tarak ve fırça ile saç taranmasının enfeksiyonlara yol açabileceği belirtildi.
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları, saç bakımı, saç temizliği ve cilt bakımı konusunda yaptıkları açıklamada, "Evde saç ve cilt temizliği yapmak artık çok kolay. Saçlı deri anatomik yapı olarak normal deriye göre daha az gözenekli ve daha çok yağ bezlerine sahip. Her saç dibinde birde yağ bezi kanalı vardır. Bu nedenle saçlı deri çok çabuk yağlanır ve kirlenir. Saçlı deri, aynı zamanda dışarı ile direkt temasta olduğundan toz ve partiküllerle kolayca kirlenir. Güneşte daha çok terler. Saçlı deride epidermisin değişimi daha hızlıdır. Vücut parazitlerinden baş bitinin yerleşme ve çoğalmasına ayrıca diğer deri enfeksiyonları ve mantar hastalıklarının oluşması için uygun bir ortamdır" dedi.
Uzmanlar, evde yapılan saç bakımıyla ilgili ise şu bilgileri verdi:
"Başın sabun veya iyi seçilmiş şampuanla yıkanması, bol bol su ile durulanması saç temizliği için yeterlidir. Saç bakımında temiz fırça ve tarak kullanılır. Kirli ve başkalarına ait fırça ve tarak enfeksiyon aracıdır. Saçı saç istikametinden fırçalamak, saçlı derideki kan dolaşımını güçlendirir. Böylece saç dibi kanla iyi beslenerek dökülmez. Saçlı deriye elle masaj yapmak da saç sağlığı bakımından çok önemlidir. Saçlı deri esnek, normal yağlı, yumuşak kaldığı sürece saç sağlığı da korunmuş olur. Yeterli ve dengeli beslenme, temizlik, başın dış etkenlerden ve direkt güneş ışınlarından korunması saç sağlığı yönünden son derece önemlidir. Saç bakımı yöntemleri bu faktörlere bağlı olarak etkisini gösterecektir."
Saç bakımı ve saçların düzenli bir şekilde durmasının psikolojik etki yaptığını dile getiren uzmanlar, "Dağınık, dolaşık saçlar hastada ümitsizlik ve moral bozukluğuna neden olur. Çünkü saçlar yüz ve başın estetik görünümü bakımından çok önemlidir. Günlük saç bakımı hastayı rahatlatır. Hastalığın istenmeyen etkilerini en az düzeye indirir. Saç iyi görünmenin önemli bir unsurudur" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, saç bakımıyla ilgili olarak, "Saç bakımı için gerekli olan araç-gereçler; bay ve bayan için tarak, fırça, havludur. Saçı taranacak kişinin üzerine havlu serilir. Saçlar taranır, gerekirse bağlanır. Kadınlarda tarama, saçın orta kısmından enseye doğru ikiye ayrılmasından sonra başlanır. Tarama, saç demetleri halinde bir elle tutularak yapılır. Dolaşmış ve keçeleşmiş saçlar önce yağlanır, 24 saat bekletilir ve taranır. Tarandıktan sonra bol su ile güzelce yıkanır" dedi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...