Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.
21 Şubat 2008 Perşembe
Asgari geçim indirimiyle ilgili merak edilenler
15 Şubat 2008 Cuma
Kadınlar Bekar Kalmak İstiyor

13 Şubat 2008 Çarşamba
Hepatit B nedir, ne değildir?
Önem vermediğiniz bazı ufak ayrıntılar sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Vücut sıvılarıyla bile bulaşabilen Hepatit B virüsünden korunmak için bilinçli olmak şart
Ülkemizde Hepatit B taşıyıcılık oranı %3 ile %7 arasındayken dünyada 350 milyondan fazla insanın Hepatit B taşıyıcısı olduğu tahmin ediliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Güldehen Akbaş'a göre Hepatit B, sigaradan sonra kansere neden olan önemli bir hastalık. Dr. Akbaş, Hepatit B ile ilgili merak edilen sorulara cevap verdi:
Hepatit B nedir?
Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden bir tanesidir. Bu virüs esas olarak karaciğere yerleşerek orada çoğalır ve zamanla karaciğeri tahrip edecek boyutlara ulaşabilir.
Hepatit B belirtileri nelerdir?
Aşırı halsizlik
Karın ağrısı,
Bulantı,
Kusma,
Deride ve göz aklarında sararma,
İdrar renginde koyulaşma,
İştah kaybı,
Karaciğer bölgesinde hassasiyet.
Hepatit B nasıl bulaşır?
Hepatit B, kan yoluyla ve çok sıklıkla da yakın temasla (kan dışındaki vücut sıvıları: tükürük, ter) bulaşır.. Derideki bir çatlak ya da açık yara ile temas eden bir damla kan ya da tükürük bile hastalığın bulaşması için yeterli olabilmektedir. Taşıyıcı anneden bebeğine de doğum esnasında bulaşabilir. En önemli ve yaygın bulaşma yolu korumalı da olsa cinsel ilişkidir. Kan ve kan ürünlerinin nakli, kirli enjektörlerin kullanımı, yeterli sterilizasyonun yapılmadığı cerrahi girişimler, berberlerdeki iyi sterilize edilmemiş manikür ve pedikür setleri, tıraş bıçakları, makaslar, kulak delme ürünleri ve ortak kullanılan diş fırçaları Hepatit B virüsünün bulaşmasına aracılık etmektedir.
Taşıyıcılık ne demektir?
Bu virüs ile temas eden her 10 bebekten 9'u ve her 10 erişkinden 1'i belirli bir süre sonunda mikrobu vücudundan atmayı başaramazsa yaşam boyu taşıyabilecek ve insanlara yayacaktır. Ancak taşıyıcılarda hastalık durumu farklılık gösterebilmektedir. Karaciğerinde oldukça ağır hasarın ortaya çıktığı bireylerde, yıllar sonra karaciğer yetmezliği, siroz ve karaciğer kanseri görülebilmektedir. Kronik hepatitlilerin %25'i karaciğer kanseri ve siroz nedeniyle ölmektedir. Hepatit B, karaciğer kanserlerinin %60-80'inden sorumludur ve karaciğer kanserleri kanser ölümleri içinde ilk 3 sırada yer almaktadır.
Anne adayında bu hastalık varsa ne yapmalı?
Taşıyıcı annelerin kanlarındaki Hepatit B, doğacak çocuğa geçebilir. Taşıyıcı annelerin doğumdan hemen sonra bebeğe Hepatit B aşısı yaptırmaları gerekmektedir. Ayrıca doğumdan sonraki ilk 48 saat ile 7 gün arasında hepatit B immün (bağışıklık) serumu verilmelidir. Aşı ve Hepatit B serum uygulamasıyla koruyuculuk %90-95'lere çıkmaktadır.
Risk grupları hangileridir?
Hepatit B'li anneden doğan bebekler,
Ev içinde Hepatit B hastası ya da taşıyıcı olanlar,
Birden fazla kişi ile cinsel ilişkisi olanlar,
Kan ve kan ürünleri kullananlar,
Hemodiyaliz hastaları,
Damar içi ilaç bağımlıları,
Sağlık personelleri.
Aşı, taşıyıcı ve aktif hastalara yapılmıyor
Ömür boyu korunmak mümkün müdür?
Virüs vücuda girmemesi ve korunması kesinlikle mümkün olan bir hastalıktır. En etkili korunma yolu da aşılanmadır.
Aşı ne zaman vurulmalı?
Aşılama , taşıyıcılara veya aktif hasta olanlara yapılamaz. Uygulanacak aşı, toplam üç dozun belirli zamanlara bölünerek uygulanması ile olur. İlk doz 0 ay kabul edilmek kaydıyla, bir ay sonra 2.doz ve 5 ay sonra 3. doz olmak üzere 0-1 ve 6. ayda yapılan 3 doz aşı uygulanmasıdır.
Aşıdan sonra herhangi bir reaksiyon görülüyor mu?
Aşılama sonrası enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, şişlik, ateş yüksekliği ve birtakım allerjik reaksiyonlar görülebilmektedir.
12 Şubat 2008 Salı
Elma, Portakal ve Muz Mucizesi
Bu üç meyvedeki antioksidan maddelerin sinir hücrelerini koruduğu, alzheimer ve parkinsona yakalanma riskini azalttığı ortaya çıkarıldı.
Elma, portakal ve muz yiyerek alzheimer ve parkinson gibi hastalıklara yakalanma riskinin azaltılabileceği belirlendi. ABD'de görev yapan Profesör Chang Y Lee tarafından yapılan araştırma, bu meyvelerde bulunan antioksidan maddelerin sinir hücrelerini korumaya yardımcı olduğunu tespit etti. Özellikle kabuklu elmada bu antioksidanların bol miktarda bulunduğu, antioksidan seviyesi bakımından elmayı muz ve portakalın takip ettiği belirtildi.
Prof. Lee şu açıklamayı yaptı: "Taze meyvelerin faydaları hakkında çok soru soruluyordu. Biz de bir araştırma yaptık. Alzheimer hastalarının beyinlerinin yüksek oranda strese maruz kaldığını gösteren çok sayıda araştırma var. Sonuçta bozukluklarının bu hastalardaki sinir dejenerasyonları üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Elde ettiğimiz sonuçlar, taze elma, muz ve portakal ile diğer meyvelerin nöron hücrelerini koruyabileceğini gösteriyor" dedi.
Topuk Dikenine Dikkat
Topuk Dikeni tedavisi
Birçok hastayı canından bezdirir hale getirmiş bir hastalık olan topuk dikeni hastalığının tedavisi doktorları da gerçekten zorlamaktadır. Hastalar tedavi için genellikle birçok doktor, birçok tedavi yöntemi denemektedirler. Kimilerine topuktan iğne yapılmakta, kimilerine değişik tabanlıklar verilmektedir. Ancak çok az hasta tam tedavi olabilmektedir. Çoğu hasta tam olarak iyileşmemekte, hatta hiç iyileşmemektedir. Hastalarınsa aldıkları farklı yanıt ve tedavilerle kafaları karışmakta, doktorlarına karşı güvenleri sarsılmaktadır. Dr. Vildan Çerçi, yazdı.
Topuk dikeni hastalığı, ayak taban kaslarının topuk kemiğine yapışma yerinde aşırı zorlanma nedeniyle oluşan yara ve bu yaranın sürekli bir hal almasıdır. Çekilen röntgen filminde, yara üzerine biriken kireç nedeniyle topukta dikenimsi bir görüntü oluşur. Bu görüntüden dolayı hastalık “topuk dikeni” olarak anılmaktadır. Hastalar özellikle sabahları yere basarken ciddi topuk ağrısı yaşarlar. Biraz yürüdükten sonra ağrı azalır. Ancak uzun süre ayakta kalınca ya da yürüyünce ağrı tekrar artar. Bazı hastalar ağrı nedeniyle parmak ucunda yürümek zorunda kalırlar.
Topuk dikeni hastalığı için en yaygın uygulanan tedavi lokal kortizon enjeksiyonudur. O bölgede oluşan yara ve ödemin iyileşmesini sağlayarak tedavi eder. Ancak çoğu hastada hastalık tekrarlamaktadır. Maalesef kortizon 1-2 enjeksiyondan sonra dokularda zayıflamaya yol açtığından, yapılması tavsiye edilmez. Günümüzde tabanlık uygulamaları da son derece gelişigüzel yapılmakta, bu konuda yetişmiş personel sıkıntısı çekilmektedir. Uygun tabanlık verilmediğinden,hastalar kullandıkları tabanlıktan genellikle memnun kalmamaktadırlar.
Egzersizin önemi ve devamlılığı konusunda hasta yeterince bilgilendirilip, motive edilmemektedir.Sonunda hastaların büyük kısmı kendi haline bırakılmaktadır. Olayın cerrahi boyutuna ise gerçekte çok az ihtiyaç duyulmaktadır.
O halde ne yapılmalıdır?
1.Hastanın ayak taban problemi mutlaka ortaya konulmalıdır. Dengeli basmayı sağlayacak uygun tabanlık verilmeli.
2.Uygun egzersizler gösterilerek bu egzersizlerin faydaları hakkında hasta ayrıntılı biçimde bilgilendirilmeli,hasta tarafından yapılması sağlanmalı.
3.Topuktaki oluşmuş yarayı ve ödemi iyileştirmeye yönelik LAZER tedavisi
Kliniğimizde bu uygulamalarla hastalarımızda % 80 oranında başarı elde ettik. Yaklaşık 6 ay- 1 yıllık takiplerimizde hastaların iyilik halleri devam etmektedir.Tedavide başarı, şikayetleri bir yılı geçmemiş hastalarda daha çabuk ve kalıcı olmaktadır. Hastanın iyilik halinin devam etmesi, egzersizlerini düzenli yapması ve tabanlık kullanmasına bağlıdır.Şikayetlerinin süresi 2-3 yılı geçmiş hastaların tedavisi güç ve uzun olabilmektedir. Bu hastalarda yukarıdaki tedavilere ek olarak gece boyunca takılması gereken apareyler oldukça iyi sonuç vermektedir.
Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/02/topuk-dikenine-dikkat.html>
Sony Ericson W890
240 x 320 262,144 renk ekrana sahip W890,büyük tuşları sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.3.2 mega piksel kameraya sahip telefon video özelliğine de sahip.MP3 ve AAC müzik formatlarını destekleyen telefon Bluetooth Stereo A2DP ve TrackID özellikleri sayesinde isimsiz şarkıları bile tanımlıyor ayrıca dahili FM radyosu da mevcut.
Haziran ayında piyasa sürülecek W890 Stereo Portable Handsfree HPM-77 özelliği ile hem müzik dinleme hem de telefonla konuşma şansı veriyor.UMTS/HSDPA 2100 GSM/GPRS 850/900/1800/1900 özelliklerine sahip telefonun fiyatı ise belli değil.
Saç bakımının püf noktaları
Başkalarına ait tarak ve fırça ile saç taranmasının enfeksiyonlara yol açabileceği belirtildi.Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları, saç bakımı, saç temizliği ve cilt bakımı konusunda yaptıkları açıklamada, "Evde saç ve cilt temizliği yapmak artık çok kolay. Saçlı deri anatomik yapı olarak normal deriye göre daha az gözenekli ve daha çok yağ bezlerine sahip. Her saç dibinde birde yağ bezi kanalı vardır. Bu nedenle saçlı deri çok çabuk yağlanır ve kirlenir. Saçlı deri, aynı zamanda dışarı ile direkt temasta olduğundan toz ve partiküllerle kolayca kirlenir. Güneşte daha çok terler. Saçlı deride epidermisin değişimi daha hızlıdır. Vücut parazitlerinden baş bitinin yerleşme ve çoğalmasına ayrıca diğer deri enfeksiyonları ve mantar hastalıklarının oluşması için uygun bir ortamdır" dedi.
Uzmanlar, evde yapılan saç bakımıyla ilgili ise şu bilgileri verdi:
Saç bakımı ve saçların düzenli bir şekilde durmasının psikolojik etki yaptığını dile getiren uzmanlar, "Dağınık, dolaşık saçlar hastada ümitsizlik ve moral bozukluğuna neden olur. Çünkü saçlar yüz ve başın estetik görünümü bakımından çok önemlidir. Günlük saç bakımı hastayı rahatlatır. Hastalığın istenmeyen etkilerini en az düzeye indirir. Saç iyi görünmenin önemli bir unsurudur" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, saç bakımıyla ilgili olarak, "Saç bakımı için gerekli olan araç-gereçler; bay ve bayan için tarak, fırça, havludur. Saçı taranacak kişinin üzerine havlu serilir. Saçlar taranır, gerekirse bağlanır. Kadınlarda tarama, saçın orta kısmından enseye doğru ikiye ayrılmasından sonra başlanır. Tarama, saç demetleri halinde bir elle tutularak yapılır. Dolaşmış ve keçeleşmiş saçlar önce yağlanır, 24 saat bekletilir ve taranır. Tarandıktan sonra bol su ile güzelce yıkanır" dedi.