Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.

12 Şubat 2008 Salı

Elma, Portakal ve Muz Mucizesi

Bu üç meyvedeki antioksidan maddelerin sinir hücrelerini koruduğu, alzheimer ve parkinsona yakalanma riskini azalttığı ortaya çıkarıldı.


Elma, portakal ve muz yiyerek alzheimer ve parkinson gibi hastalıklara yakalanma riskinin azaltılabileceği belirlendi. ABD'de görev yapan Profesör Chang Y Lee tarafından yapılan araştırma, bu meyvelerde bulunan antioksidan maddelerin sinir hücrelerini korumaya yardımcı olduğunu tespit etti. Özellikle kabuklu elmada bu antioksidanların bol miktarda bulunduğu, antioksidan seviyesi bakımından elmayı muz ve portakalın takip ettiği belirtildi.


Prof. Lee şu açıklamayı yaptı: "Taze meyvelerin faydaları hakkında çok soru soruluyordu. Biz de bir araştırma yaptık. Alzheimer hastalarının beyinlerinin yüksek oranda strese maruz kaldığını gösteren çok sayıda araştırma var. Sonuçta bozukluklarının bu hastalardaki sinir dejenerasyonları üzerinde etkili olduğu düşünülüyor. Elde ettiğimiz sonuçlar, taze elma, muz ve portakal ile diğer meyvelerin nöron hücrelerini koruyabileceğini gösteriyor" dedi.     

Topuk Dikenine Dikkat

Topuk Dikeni tedavisi

Birçok hastayı canından bezdirir hale getirmiş bir hastalık olan topuk dikeni hastalığının tedavisi doktorları da gerçekten zorlamaktadır. Hastalar tedavi için genellikle birçok doktor, birçok tedavi yöntemi denemektedirler. Kimilerine topuktan iğne yapılmakta, kimilerine değişik tabanlıklar verilmektedir. Ancak çok az hasta tam tedavi olabilmektedir. Çoğu hasta tam olarak iyileşmemekte, hatta hiç iyileşmemektedir. Hastalarınsa aldıkları farklı yanıt ve tedavilerle kafaları karışmakta, doktorlarına karşı güvenleri sarsılmaktadır. Dr. Vildan Çerçi, yazdı.

Topuk dikeni hastalığı, ayak taban kaslarının topuk kemiğine yapışma yerinde aşırı zorlanma nedeniyle oluşan yara ve bu yaranın sürekli bir hal almasıdır. Çekilen röntgen filminde, yara üzerine biriken kireç nedeniyle topukta dikenimsi bir görüntü oluşur. Bu görüntüden dolayı hastalık “topuk dikeni” olarak anılmaktadır. Hastalar özellikle sabahları yere basarken ciddi topuk ağrısı yaşarlar. Biraz yürüdükten sonra ağrı azalır. Ancak uzun süre ayakta kalınca ya da yürüyünce ağrı tekrar artar. Bazı hastalar ağrı nedeniyle parmak ucunda yürümek zorunda kalırlar.

Topuk dikeni hastalığı için en yaygın uygulanan tedavi lokal kortizon enjeksiyonudur. O bölgede oluşan yara ve ödemin iyileşmesini sağlayarak tedavi eder. Ancak çoğu hastada hastalık tekrarlamaktadır. Maalesef kortizon 1-2 enjeksiyondan sonra dokularda zayıflamaya yol açtığından, yapılması tavsiye edilmez. Günümüzde tabanlık uygulamaları da son derece gelişigüzel yapılmakta, bu konuda yetişmiş personel sıkıntısı çekilmektedir. Uygun tabanlık verilmediğinden,hastalar kullandıkları tabanlıktan genellikle memnun kalmamaktadırlar.

Egzersizin önemi ve devamlılığı konusunda hasta yeterince bilgilendirilip, motive edilmemektedir.Sonunda hastaların büyük kısmı kendi haline bırakılmaktadır. Olayın cerrahi boyutuna ise gerçekte çok az ihtiyaç duyulmaktadır.

O halde ne yapılmalıdır?

1.Hastanın ayak taban problemi mutlaka ortaya konulmalıdır. Dengeli basmayı sağlayacak uygun tabanlık verilmeli.

2.Uygun egzersizler gösterilerek bu egzersizlerin faydaları hakkında hasta ayrıntılı biçimde bilgilendirilmeli,hasta tarafından yapılması sağlanmalı.

3.Topuktaki oluşmuş yarayı ve ödemi iyileştirmeye yönelik LAZER tedavisi

Kliniğimizde bu uygulamalarla hastalarımızda % 80 oranında başarı elde ettik. Yaklaşık 6 ay- 1 yıllık takiplerimizde hastaların iyilik halleri devam etmektedir.Tedavide başarı, şikayetleri bir yılı geçmemiş hastalarda daha çabuk ve kalıcı olmaktadır. Hastanın iyilik halinin devam etmesi, egzersizlerini düzenli yapması ve tabanlık kullanmasına bağlıdır.Şikayetlerinin süresi 2-3 yılı geçmiş hastaların tedavisi güç ve uzun olabilmektedir. Bu hastalarda yukarıdaki tedavilere ek olarak gece boyunca takılması gereken apareyler oldukça iyi sonuç vermektedir.

Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/02/topuk-dikenine-dikkat.html>

Sony Ericson W890

Sony Ericsson walkman serisini yeni duyurduğu W890 ile geliştirdi.8gb dahili belleğe sahip telefon,daha çok müzik kaydetme fırsatı sunuyor.HSDPA sayesinde internet erişimi oldukça hızlı olan telefon,müzik dinlemek için düzenlenmiş.

240 x 320 262,144 renk ekrana sahip W890,büyük tuşları sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.3.2 mega piksel kameraya sahip telefon video özelliğine de sahip.MP3 ve AAC müzik formatlarını destekleyen telefon Bluetooth Stereo A2DP ve TrackID özellikleri sayesinde isimsiz şarkıları bile tanımlıyor ayrıca dahili FM radyosu da mevcut.

Haziran ayında piyasa sürülecek W890 Stereo Portable Handsfree HPM-77 özelliği ile hem müzik dinleme hem de telefonla konuşma şansı veriyor.UMTS/HSDPA 2100 GSM/GPRS 850/900/1800/1900 özelliklerine sahip telefonun fiyatı ise belli değil.

Saç bakımının püf noktaları

Başkalarına ait tarak ve fırça ile saç taranmasının enfeksiyonlara yol açabileceği belirtildi.
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları, saç bakımı, saç temizliği ve cilt bakımı konusunda yaptıkları açıklamada, "Evde saç ve cilt temizliği yapmak artık çok kolay. Saçlı deri anatomik yapı olarak normal deriye göre daha az gözenekli ve daha çok yağ bezlerine sahip. Her saç dibinde birde yağ bezi kanalı vardır. Bu nedenle saçlı deri çok çabuk yağlanır ve kirlenir. Saçlı deri, aynı zamanda dışarı ile direkt temasta olduğundan toz ve partiküllerle kolayca kirlenir. Güneşte daha çok terler. Saçlı deride epidermisin değişimi daha hızlıdır. Vücut parazitlerinden baş bitinin yerleşme ve çoğalmasına ayrıca diğer deri enfeksiyonları ve mantar hastalıklarının oluşması için uygun bir ortamdır" dedi.
Uzmanlar, evde yapılan saç bakımıyla ilgili ise şu bilgileri verdi:
"Başın sabun veya iyi seçilmiş şampuanla yıkanması, bol bol su ile durulanması saç temizliği için yeterlidir. Saç bakımında temiz fırça ve tarak kullanılır. Kirli ve başkalarına ait fırça ve tarak enfeksiyon aracıdır. Saçı saç istikametinden fırçalamak, saçlı derideki kan dolaşımını güçlendirir. Böylece saç dibi kanla iyi beslenerek dökülmez. Saçlı deriye elle masaj yapmak da saç sağlığı bakımından çok önemlidir. Saçlı deri esnek, normal yağlı, yumuşak kaldığı sürece saç sağlığı da korunmuş olur. Yeterli ve dengeli beslenme, temizlik, başın dış etkenlerden ve direkt güneş ışınlarından korunması saç sağlığı yönünden son derece önemlidir. Saç bakımı yöntemleri bu faktörlere bağlı olarak etkisini gösterecektir."
Saç bakımı ve saçların düzenli bir şekilde durmasının psikolojik etki yaptığını dile getiren uzmanlar, "Dağınık, dolaşık saçlar hastada ümitsizlik ve moral bozukluğuna neden olur. Çünkü saçlar yüz ve başın estetik görünümü bakımından çok önemlidir. Günlük saç bakımı hastayı rahatlatır. Hastalığın istenmeyen etkilerini en az düzeye indirir. Saç iyi görünmenin önemli bir unsurudur" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, saç bakımıyla ilgili olarak, "Saç bakımı için gerekli olan araç-gereçler; bay ve bayan için tarak, fırça, havludur. Saçı taranacak kişinin üzerine havlu serilir. Saçlar taranır, gerekirse bağlanır. Kadınlarda tarama, saçın orta kısmından enseye doğru ikiye ayrılmasından sonra başlanır. Tarama, saç demetleri halinde bir elle tutularak yapılır. Dolaşmış ve keçeleşmiş saçlar önce yağlanır, 24 saat bekletilir ve taranır. Tarandıktan sonra bol su ile güzelce yıkanır" dedi.

11 Şubat 2008 Pazartesi

Boyun Ağrılarına Dikkat

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Atik, masa başında oturmak, yatarak televizyon seyretmek, yüzüstü yatmak ve uzun süre otomobil kullanmanın boyun ağrılarına neden olabildiğini belirtti.

Boynun uyurken ve uyanıkken bir saatte 600'ün üzerinde hareket yaptığını ifade eden Akademi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Uzman Doktoru Gülay Atik, 40 yaşından sonra boyun omurlarında dejeneratif değişikliklerin çok yaygın olduğunu ve 70 yaşının üzerindeki kişilerde de en az yüzde 70 oranında dejenerasyon varlığının tespit edildiğini kaydetti. İlerleyen kireçlenmenin sonunun tam tutulma olduğuna dikkat çeken Atik, "Kişilerin görme bozukluğu travmaya maruz kalması, psikolojik durumu, mesleği, kas spazmı ve yaşı boyun ağrılarının ortaya çıkmasında etkendir. Boyun ağrılarında göze ait belirti ve bulgular önemlidir. Bulanık görme, göz arkasında ağrı, gözlerin arkaya çekiliyormuş veya öne itiliyormuş gibi hissedilmesi, sık gözlük değiştirilmesine rağmen şikayetlerin devam etmesi, buna karşın boyun pozisyonu değiştirilmesi ile ağrının yatışması bu şikayetlerin boyundan kaynaklandığının göstergesidir" dedi.

Boyun ağrılarında baş dönmesi, kulakta uğultu, çınlama şikayetlerin olabileceğini ifade eden Dr. Atik, boyun ağrılarının en sık nedeninin kaslardan kaynaklanan tutulmalar olduğuna işaret etti. Atik, "Bu durum boyun filminde boyun düzleşmesi olarak ifade edilir. Fibromiyalji sendromu kronik boyun ağrılarının en çok görülen nedenidir. Ağrı ile birlikte uyku bozukluğu, sabah sertliği, baş ağrısı, bağırsak düzensizliği gibi belirtiler olur. Boyun fıtıkları enfeksiyonlar, tümörler, metastaslar, iltihabi romatizmal hastalıkları, travmalar diğer boyun ağrıları nedenidir" diye konuştu.

Birçok hastalıkta olduğu gibi boyun ağrıları içinde korunmanın esas olduğunu aktaran Dr. Atik, boyun ağrılarıyla karşılaşmamak için şu tavsiyelerde bulundu:

"Dik oturun, dik yürüyün. Çalışma masası veya tezgah boyunu, boynunuzla normal konumda tutabilecek şekilde ayarlayın. Yatarak televizyon seyretmeyin. Boynu normal pozisyonda destekleyen yastık kullanın. Yüzüstü yatmayın. Bir şişe veya kutudan bir şey içmeniz gerekiyorsa pipet kullanın. Çalışırken yarım saatte bir boynunuzu hareket ettirin. Yüksek bir yerden eşya alırken merdiven kullanın. Uzun süre araba kullanmayın ve koltuk başlığını sırt ve başınızı destekleyecek şekilde düzenleyin. Spor yaparken doğru ekipmanla çalışın. Suya dalmadan önce mutlaka derinliğini kontrol edin. Boyun ve sırt-omuz kaslarını güçlendirecek egzersiz yapın."

Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/02/boyun-arlarna-dikkat.html>

10 Şubat 2008 Pazar

36 bin YTL'ye, 'İran Limuzini'

İran'ın Khodro firması tarafından üretilen Samand marka otomobilin “Sarir” adlı Limuzin modelinin gelecek aydan itibaren Türkiye'de satışına başlanacağı bildirildi.
“Samand”ın Türkiye Distribütörü MYS Otomotiv'in Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, geçen ay Türkiye'ye giren ve satışına başlanan “Samand LX”in büyük ilgi gördüğünü söyledi.
“Samand”a olan talebin ardından İran devlet erkanının kullandığı “Sarir” adlı modeli Türkiye'ye getirmek için bir çalışma başlattıklarını dile getiren Seskır, bunu da sonuçlandırdıklarını ifade etti.
Seskır, ahşap kaplama ön torpido, sürücü hava yastığı, ABS, klima, elektrikli deri koltuklar, alarm, CD-MP3 çalar, TV, DVD, buzdolabı, uzaktan kumandalı merkezi kilit, elektrikli camlar, sis farları ve park mesafe sensörleri gibi her türlü güvenlik ve konfor donanımının mevcut olduğu otomobili aralık ayından itibaren 36 bin YTL'den satmayı planladıklarını belirtti.
“ŞİMDİDEN TALEP ALIYORUZ”
Türkiye'ye gelecek “Sarir”lerin tüm bayilere dağıtımının yapılacağını da anlatan Seskır, “Daha şimdiden sanayi odaları, güneydeki oteller ve bazı taksi duraklarından talep alıyoruz. Araçlar bayilere dağıtıldıktan sonra isteyen siparişini verecek ve en kısa zamanda lüks otomobiline kavuşabilecek” dedi.
Seskır, “Samir”in yanı sıra “Samand”ın “Coupe” modelini de yakın zamanda Türk tüketicisiyle kavuşturmak istediklerini sözlerine ekledi.

7 Şubat 2008 Perşembe

Gebelikte Vücut Bakımı

Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.
Banyo
Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir. Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır. Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.
Göğüslerin bakımı
Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir. Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.
Kalça ve göbek bakımı
Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır. Cilt bakımıCildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.
Saç bakımı
Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.
El ve ayak bakımı
El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz. Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.
Ağız bakımı
Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir. Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...