Bu Site Sizin Sizde Yazınızı Gönderin

Evet bu siteye sizlerde yazılarınızı gönderebileceksiniz. Yapmanız gereken içerisinde link ve reklam olmayan yazılarınızı haberdaim@gmail.com adresine mail olarak göndermek.
Hepsi bu kadar. İyi Paylaşımlar
Dikkat edilmesi gerekenler;
Siteye cinsel içerikli, reklam içerikli paylaşımlarda bulunmak yasaktır.

12 Şubat 2008 Salı

Sony Ericson W890

Sony Ericsson walkman serisini yeni duyurduğu W890 ile geliştirdi.8gb dahili belleğe sahip telefon,daha çok müzik kaydetme fırsatı sunuyor.HSDPA sayesinde internet erişimi oldukça hızlı olan telefon,müzik dinlemek için düzenlenmiş.

240 x 320 262,144 renk ekrana sahip W890,büyük tuşları sayesinde kullanım kolaylığı sağlıyor.3.2 mega piksel kameraya sahip telefon video özelliğine de sahip.MP3 ve AAC müzik formatlarını destekleyen telefon Bluetooth Stereo A2DP ve TrackID özellikleri sayesinde isimsiz şarkıları bile tanımlıyor ayrıca dahili FM radyosu da mevcut.

Haziran ayında piyasa sürülecek W890 Stereo Portable Handsfree HPM-77 özelliği ile hem müzik dinleme hem de telefonla konuşma şansı veriyor.UMTS/HSDPA 2100 GSM/GPRS 850/900/1800/1900 özelliklerine sahip telefonun fiyatı ise belli değil.

Saç bakımının püf noktaları

Başkalarına ait tarak ve fırça ile saç taranmasının enfeksiyonlara yol açabileceği belirtildi.
Erzurum İl Sağlık Müdürlüğü uzmanları, saç bakımı, saç temizliği ve cilt bakımı konusunda yaptıkları açıklamada, "Evde saç ve cilt temizliği yapmak artık çok kolay. Saçlı deri anatomik yapı olarak normal deriye göre daha az gözenekli ve daha çok yağ bezlerine sahip. Her saç dibinde birde yağ bezi kanalı vardır. Bu nedenle saçlı deri çok çabuk yağlanır ve kirlenir. Saçlı deri, aynı zamanda dışarı ile direkt temasta olduğundan toz ve partiküllerle kolayca kirlenir. Güneşte daha çok terler. Saçlı deride epidermisin değişimi daha hızlıdır. Vücut parazitlerinden baş bitinin yerleşme ve çoğalmasına ayrıca diğer deri enfeksiyonları ve mantar hastalıklarının oluşması için uygun bir ortamdır" dedi.
Uzmanlar, evde yapılan saç bakımıyla ilgili ise şu bilgileri verdi:
"Başın sabun veya iyi seçilmiş şampuanla yıkanması, bol bol su ile durulanması saç temizliği için yeterlidir. Saç bakımında temiz fırça ve tarak kullanılır. Kirli ve başkalarına ait fırça ve tarak enfeksiyon aracıdır. Saçı saç istikametinden fırçalamak, saçlı derideki kan dolaşımını güçlendirir. Böylece saç dibi kanla iyi beslenerek dökülmez. Saçlı deriye elle masaj yapmak da saç sağlığı bakımından çok önemlidir. Saçlı deri esnek, normal yağlı, yumuşak kaldığı sürece saç sağlığı da korunmuş olur. Yeterli ve dengeli beslenme, temizlik, başın dış etkenlerden ve direkt güneş ışınlarından korunması saç sağlığı yönünden son derece önemlidir. Saç bakımı yöntemleri bu faktörlere bağlı olarak etkisini gösterecektir."
Saç bakımı ve saçların düzenli bir şekilde durmasının psikolojik etki yaptığını dile getiren uzmanlar, "Dağınık, dolaşık saçlar hastada ümitsizlik ve moral bozukluğuna neden olur. Çünkü saçlar yüz ve başın estetik görünümü bakımından çok önemlidir. Günlük saç bakımı hastayı rahatlatır. Hastalığın istenmeyen etkilerini en az düzeye indirir. Saç iyi görünmenin önemli bir unsurudur" ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, saç bakımıyla ilgili olarak, "Saç bakımı için gerekli olan araç-gereçler; bay ve bayan için tarak, fırça, havludur. Saçı taranacak kişinin üzerine havlu serilir. Saçlar taranır, gerekirse bağlanır. Kadınlarda tarama, saçın orta kısmından enseye doğru ikiye ayrılmasından sonra başlanır. Tarama, saç demetleri halinde bir elle tutularak yapılır. Dolaşmış ve keçeleşmiş saçlar önce yağlanır, 24 saat bekletilir ve taranır. Tarandıktan sonra bol su ile güzelce yıkanır" dedi.

11 Şubat 2008 Pazartesi

Boyun Ağrılarına Dikkat

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülay Atik, masa başında oturmak, yatarak televizyon seyretmek, yüzüstü yatmak ve uzun süre otomobil kullanmanın boyun ağrılarına neden olabildiğini belirtti.

Boynun uyurken ve uyanıkken bir saatte 600'ün üzerinde hareket yaptığını ifade eden Akademi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Uzman Doktoru Gülay Atik, 40 yaşından sonra boyun omurlarında dejeneratif değişikliklerin çok yaygın olduğunu ve 70 yaşının üzerindeki kişilerde de en az yüzde 70 oranında dejenerasyon varlığının tespit edildiğini kaydetti. İlerleyen kireçlenmenin sonunun tam tutulma olduğuna dikkat çeken Atik, "Kişilerin görme bozukluğu travmaya maruz kalması, psikolojik durumu, mesleği, kas spazmı ve yaşı boyun ağrılarının ortaya çıkmasında etkendir. Boyun ağrılarında göze ait belirti ve bulgular önemlidir. Bulanık görme, göz arkasında ağrı, gözlerin arkaya çekiliyormuş veya öne itiliyormuş gibi hissedilmesi, sık gözlük değiştirilmesine rağmen şikayetlerin devam etmesi, buna karşın boyun pozisyonu değiştirilmesi ile ağrının yatışması bu şikayetlerin boyundan kaynaklandığının göstergesidir" dedi.

Boyun ağrılarında baş dönmesi, kulakta uğultu, çınlama şikayetlerin olabileceğini ifade eden Dr. Atik, boyun ağrılarının en sık nedeninin kaslardan kaynaklanan tutulmalar olduğuna işaret etti. Atik, "Bu durum boyun filminde boyun düzleşmesi olarak ifade edilir. Fibromiyalji sendromu kronik boyun ağrılarının en çok görülen nedenidir. Ağrı ile birlikte uyku bozukluğu, sabah sertliği, baş ağrısı, bağırsak düzensizliği gibi belirtiler olur. Boyun fıtıkları enfeksiyonlar, tümörler, metastaslar, iltihabi romatizmal hastalıkları, travmalar diğer boyun ağrıları nedenidir" diye konuştu.

Birçok hastalıkta olduğu gibi boyun ağrıları içinde korunmanın esas olduğunu aktaran Dr. Atik, boyun ağrılarıyla karşılaşmamak için şu tavsiyelerde bulundu:

"Dik oturun, dik yürüyün. Çalışma masası veya tezgah boyunu, boynunuzla normal konumda tutabilecek şekilde ayarlayın. Yatarak televizyon seyretmeyin. Boynu normal pozisyonda destekleyen yastık kullanın. Yüzüstü yatmayın. Bir şişe veya kutudan bir şey içmeniz gerekiyorsa pipet kullanın. Çalışırken yarım saatte bir boynunuzu hareket ettirin. Yüksek bir yerden eşya alırken merdiven kullanın. Uzun süre araba kullanmayın ve koltuk başlığını sırt ve başınızı destekleyecek şekilde düzenleyin. Spor yaparken doğru ekipmanla çalışın. Suya dalmadan önce mutlaka derinliğini kontrol edin. Boyun ve sırt-omuz kaslarını güçlendirecek egzersiz yapın."

Yazı kaynağı <http://ladress.blogspot.com/2008/02/boyun-arlarna-dikkat.html>

10 Şubat 2008 Pazar

36 bin YTL'ye, 'İran Limuzini'

İran'ın Khodro firması tarafından üretilen Samand marka otomobilin “Sarir” adlı Limuzin modelinin gelecek aydan itibaren Türkiye'de satışına başlanacağı bildirildi.
“Samand”ın Türkiye Distribütörü MYS Otomotiv'in Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, geçen ay Türkiye'ye giren ve satışına başlanan “Samand LX”in büyük ilgi gördüğünü söyledi.
“Samand”a olan talebin ardından İran devlet erkanının kullandığı “Sarir” adlı modeli Türkiye'ye getirmek için bir çalışma başlattıklarını dile getiren Seskır, bunu da sonuçlandırdıklarını ifade etti.
Seskır, ahşap kaplama ön torpido, sürücü hava yastığı, ABS, klima, elektrikli deri koltuklar, alarm, CD-MP3 çalar, TV, DVD, buzdolabı, uzaktan kumandalı merkezi kilit, elektrikli camlar, sis farları ve park mesafe sensörleri gibi her türlü güvenlik ve konfor donanımının mevcut olduğu otomobili aralık ayından itibaren 36 bin YTL'den satmayı planladıklarını belirtti.
“ŞİMDİDEN TALEP ALIYORUZ”
Türkiye'ye gelecek “Sarir”lerin tüm bayilere dağıtımının yapılacağını da anlatan Seskır, “Daha şimdiden sanayi odaları, güneydeki oteller ve bazı taksi duraklarından talep alıyoruz. Araçlar bayilere dağıtıldıktan sonra isteyen siparişini verecek ve en kısa zamanda lüks otomobiline kavuşabilecek” dedi.
Seskır, “Samir”in yanı sıra “Samand”ın “Coupe” modelini de yakın zamanda Türk tüketicisiyle kavuşturmak istediklerini sözlerine ekledi.

7 Şubat 2008 Perşembe

Gebelikte Vücut Bakımı

Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.
Banyo
Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir. Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır. Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.
Göğüslerin bakımı
Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir. Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.
Kalça ve göbek bakımı
Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır. Cilt bakımıCildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.
Saç bakımı
Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.
El ve ayak bakımı
El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz. Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.
Ağız bakımı
Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir. Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir.

2 Şubat 2008 Cumartesi

Çalışan anneye kreş parası"300 YTL"

AKP iktidarı, kadın istihdamını artırmak için “Annelik Fonu” oluşturmaya hazırlanıyor. Kadınlara “hem çalışın, hem çocuk yapın, kreş parası da devlet tarafından karşılanacak” mesajını veren pakete göre 0-5 yaş arasında çocuğu olan çalışan annelere, çocuk başına 300 YTL kreş parası ödenecek.

Akşam Gazetesi'nde yer alan habere göre, çocuğu nedeniyle gözü arkada kalan çalışan annelerin içini rahatlatmayı hedefleyen hükümet kadın istihdamını arttırmak için Annelik Fonu ile pozitif ayrımcılık uyguluyor. Bu amaçla İstihdam Paketi'nde “Annelik Fonu” projesi altında yeni bir proje geliştiriliyor. Hükümete göre, İş Kanunu'nda yer alan “En az 150 kadın işçi çalıştıran işyeri, kreş ve bakımevi açmak zorundadır” hükmü, pratik hayatta uygulanmıyor. İşyerleri, maliyeti arttırdığı için kreş açmak yerine, kadın sayısını 149'da tutuyor veya yeni bir şirket kurararak, bu zorunluluktan kaçıyor.
MAAŞ KESİNTİSİ YOLDA
Mevcut İş Kanunu'na göre, çocuğu olan çalışan kadından, “analık sigortası” adı altında yapılan kesinti, proje işlerliğe kavuşursa iptal edilecek. Çocuk başına 300 YTL'lik kaynağının oluşması için çalışan annenin maaşından da yüzde 15 kesinti yapılması uygun bulundu. Geri kalan kaynak için işveren, sendika, odalar ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan kesinti yapılacak. İşsizlik Fonu'ndaki kaynaktan da yeni fona para aktarılacak.

AKP'de, 10 gün içinde bu konuda bir çalıştay yapılacak. Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO), çalışma hayatındaki akademisyenler, işveren, oda, sendika ve ilgili bakanların katılacağı toplantıda, hangi kurumdan kime ne kadar kesinti yapılacağı netleşecek. AKP Kadın Kolları, çalıştaya çağrılacak akademisyenleri belirlemek üzere bir iletişim havuzu oluşturdu.
İşveren de rahatlayacak
Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, kadın istihdamını “kreş desteği” ile artıracaklarını kaydetti. Birçok kadının çocuklarına bakamadığı için işten ayrıldığına işaret eden Yazıcı, “İşçi, işveren, sendika, kamu bu sorunu ortadan kaldırmak için elini taşın altına sokacak” dedi. Yazıcı, projenin ayrıntılarının ileriki zamanda daha da netleşeceğini, ancak kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Kurs açarak da ev hanımlarını çalışmaya teşvik edeceklerini söyleyen Yazıcı, “Kreş sorunu çözülürse, kadının istihdam sorunu da çözülür” değerlendirmesini yaptı.
‘Kadın kariyer de yapacak, çocuk da!'
AKP Kadın Kolları Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin, çalışan kadınların hem çocuk hem de kariyer yapmasını sağlayacaklarını vurgulayarak, “Sayın Emine Erdoğan'dan çalışma hayatındaki kadının güçlenmesi, siyasetteki kadın noktasında çok ciddi pozitif destek alıyoruz. Kadının statüsünün yükselmesi, ekonomik gücü ile alakalı. Bugün, ailede şiddet varsa ya da parçalanmış aile sorunu varsa gelip ekonomiye dayanıyor. Kadının eğitimi ve çalışma hayatındaki statüsünün yükseltilmesini amaçlıyoruz. Kadının annelik vasfını koruyacak ve çalışma hayatında var olmasını sağlayacak bir modeli hayata geçireceğiz”
Direkt fondan çekebilir
Fatma Şahin, asgari ücretle çalışmak zorunda kalan pek çok kadınının kreş ücretini ödeyemediğine işaret ederek, “Bu durumda, kocası ‘elinde para kalmıyor, işi bırak' diyor. Kadın da çaresiz işten ayrılıyor” dedi. Şahin, kadının hem iyi bir eş, hem de iyi bir anne olmasının istendiğine işaret ederek, “Kadından sihirbazlık bekleniyor. Kadın istihdamındaki düşüklükten şikayet ediyorsak, kadınlara pozitif ayrımcılık yapmak gerekiyor” diye konuştu.

Şahin, fondan kadınlara yapılacak ödemenin nakit para şeklinde ya da hizmet satın alma modeliyle mümkün olabileceğini vurgulayarak, “Yani anne, 0-5 yaş arasındaki çocuğunu bir kreşe yerleştirecek, kreş bizim şu anda 300 YTL olarak belirlediğimiz parayı, fondan çekebilir veya biz anneye direkt verebiliriz. Ayrıntılar, 10 gün içinde netleşecek” diye konuştu.

Tabutları bile çıplak kızlarla tanıttılar

İtalya’da Cenazeevleri tarafından çıkarılan bu takvimde seksi modeller tabut modelleriyle birlikte poz veriyor.

Tanesi yaklaşık 12 dolardan satılan takvim Roma’daki Katolik Kilisesi’ni çok kızdırdı.

Takvimin yaratıcılarından Owber Maurizio Matteucci fikrini savunarak “tabutlar da diğer eşyalar gibi bir tüketim malı, böyle bir reklamda hiçbir sakınca yok.
Ayrıca takvim oldukça popüler oldu” diye konuşuyor.
















Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...